|
|||
|
Kur'an'ın Ramazan Ayında İndirilmesi Allah-ü Teala (CC) şöyle buyurdu: - “Ramazan ayı, öyle bir aydır ki, Kur’an onda indirildi.”[1] Anlatıldığına göre; Atiye b. Esved, İbn-i Abbas’a: - Kur’an hangi ayda indirildi?. Diye bir soru sormuştur. Halbuki: - “Biz, onu mübarek bir gecede indirdik.”[2] Ayet-i Kerimesindeki manâdan dolayı, değişik görüşler ileri sürüldü. Şu Ayet-i Kerime dahi gösteriyor ki; Kur’an’ın Ramazan ayından başka aylarda dahi gelmiştir: - “Biz, Kur’an’ı parça parça gönderdik. Tâ ki, onu: İnsanlara peyderpey okuyasın.”[3] İbn-i Abbas r.a. onun sorusuna şu cevabı vermiştir: - Kur’an, ramazan ayının kadir gecesinde toptan olarak levh-ü mahfuzdan indi. Dünya semasında izzet evine kondu. Daha sonraları, Cebrâil aleyhisselâm; Kur’an’ı parça parça Rasulüllah (SAV) Efendimize getirdi. Yani: Nücum nücum, yirmi üç senede tamamladı. Üstte anlatılan manâya şu Ayet-i Kerime işaret eder: - “Nücumun (Kur’an ayetlerinin) yerlerine yemin ederim ki.”[4] Davud b. Ebi Hind şöyle dedi - Şaabî'ye sordum: - Ramazan ayında, Rasulüllah (SAV) Efendimize geldiği bildirelen Kur’an; senenin sair günlerinde de gelmiş midir? Şu cevabı verdi: - Evet, gelmiştir. Ancak, Cebrail aleyhisselâm her ramazan ayında, getirdiği Kur’an’ı Rasulüllah (SAV) Efendimizle karşılıklı okurdu. Daha çok, Rasulüllah (SAV) Efendimiz okur; Cebrail de (AS) dinlerdi. Bu meyanda, Allah-ü Teala’nın (CC) kalmasını dilediği âyetler sağlam olarak kalırdı; silinmesinin dilediği de silinip giderdi. Yani: Rasulüllah (SAV) Efendimize unutturulurdu. Şahab b. Tarık, Ebu Zer-i Gıfarî’den naklen Rasulüllah (SAV) Efendimizin şöyle buyurduğunu anlattı: - “İbrahim aleyhisselâmın suhufu, ramazan ayından üç gece geçtikten sonra geldi. Musa aleyhisselâmın Tevrat’ı ramazan ayından altı gece geçtikten sonra geldi. Davud aleyhisselâmın Zebur’u ramazan ayından on iki gece geçtikten sonra geldi. İsa aleyhisselâmın İncil’i ramazan ayından on üç gece geçtikten sonra geldi. Kur’an dahi, Muhammed’e (SAV) ramazan ayının yirmi dördüncü (24.) gecesi geldi.” Allah-ü Teala (CC), şu Ayet-i Kerimelerle Kur’an’ın sânını anlatmıştır: - “İnsanları, dalâlet bataklığından çıkaran bir hidayet kaynağıdır. Hidayet babında her şeyi ayırd eden beyyineler onda vardır.”[5] Yani: Kur’an’da hak bâtıldan
ayırd edilmiştir. Helâl haram, şeriat hükümleri tek tek anlatılmıştır.
|