RAMAZAN_I ŞERİF  

 

Ramazan Bayramı Üzerine

Allah-ü Teala (CC) şöyle buyurdu:

- “Özünü tertemiz (tezkiye) eden iflâh oldu. Sonra o, Rabbının (CC) adını anarak namaz kıldı.”[1]

Allah-ü Teala (CC)'nın bu Ayet-i Kerimede bize anlattığı iflâh olma durumu iki manâ taşır. Şöyle ki:

a) Cennete girmek. Cehennemden kurtulmak. Bunlar, öbür dünyada olacaktır. Bu dünyadaki iflâh olma durumu ise, âfetlerden belâlardan kurtulmaktır.

b) Dünyada iken, ibadet ve taatta başarı elde edip uğur ve saadet bulmak; âhirette ise, ebedî olarak cennetlerde kalmaktır.

Burada iflâh olmak, saadet bulmak manâsınadır. Bir Ayet-i Kerimede bu manâya şöyle işaret edilmiştir.

- “Müminler iflâh oldu.”[2]

Yani: Saadete erdiler. Aynı manâ, mevzuumuzun başına aladığımız Ayet-i Kerimede dahi vardır.

Allah-ü Teala (CC), başta zikredilen Ayet-i Kerime ile şu manâya işaret etmektedir:

- Manâ temizliği başarısına erdi. Pâk imana kavuştu. Bütün kötülüklerden kendisini korudu.

Her kim, anlatılan manânın dışında kalır ise, yani: Kendini temize çıkarmaz ise, onun için felâh bulma yolu kapalıdır.

Zira, günahkârlar için Allah-ü Teala (CC) şöyle buyurdu:

- “Mücrimler (günahkârlar) felâh bulamazlar.”[3]

Yani: Özlerini temiz tutmayanlar; ne bir şeye erebilirler, ne mesut olurlar.

Biraz da, Ayet-i Kerimenin metninde geçen, tezkiye üzerinde duralım. Bu manâ üzerine değişik görüşler ileri sürüldü.

İbn-i Abbas (RA) tezkiyenin manâsını şöyle açıkladı:

- İmanını şirkten temizleyen. Hasan (RA) dahi şöyle anlattı:

- Kandisi salih, yani: Yararlı olan; ameli de temiz bir şekilde gelişen.

Ebu Ahvas dahi şöyle anlattı:

- O cümle ile, tümden mallar için verilecek zekât anlatılmaktadır. Katâde ve Ata dahi, şöyle demiştir:

- Onunla murad olan manâ fitre vermektir. Başka değil. Allah (CC) ikisine de rahmet eylesin.

- “Rabbının adını anarak namaz kıldı.”[4] Meâlinde aldığımız Ayet-i Kerimenin tefsiri üzerinde de değişik görüşler ileri sürüldü. İbn-i Abbas (RA) şöyle tefsir etti:

- Yüce Allah’ın (CC) birliğini ikrar ederek, beş vakit namazını kıldı.

Ebu Said-i Hudrî (RA) dahi şöyle dedi:

- Tekbir getirmek sureti ile, Rabbının (CC) adını andı; gidip bayram namazını kıldı.

Allah (CC) rahmet eylesin; Veki’ b. Cerrah dahi şöyle dedi:

- Namaz için sehiv secdesi ne ise, ramazan ayı için de fitre odur. Bu manâdan ötürü, Rasulüllah (SAV) Efendimiz, fitre zekâtını farz eyledi. Ta ki: Oruçlunun yanılgılarını temizleye; düzelte.

Fitre vermek, oruçlu için bir temizleyici gibidir. Yani: Orucunu.

Bilhassa boş laf, kötü söz, yalan söz, gıybet, koğuculuk, şüpheli yemek, güzel kadınlara kötü gözle bakmak gibi şeylerden.

İşte fitre, bütün bu kötülüklerin kefaretidir. Oruçlunun eksiklerini tamamlar; sevabını yerine getirir.

Tıpkı: İşlenen günahlara tevbe istiğfar gibi. Yanlış kılınan namaz için yapılan sehiv secdesi gibi.

Namazda yanılmanın sebebi: Şeytandır. Onun inadına yeniden secde edilir.

Oruçta işlenen kötü sözlerin ve masiyetlerin sebebi de şeytandır. Fitre de onun inadını kırmak için verilir.

Allah-ü Teala (CC) bize ve bütün müminlere, şeytanın kandırmacasından, tuzağına düşmekten, başımıza gaileler açmasından korusun.

Allah-ü Teala (CC), bizi dünya afetlerinden ve belâlardan korusun.

Allah-ü Teala (CC), bizi rahmeti ile dünyadan çıkarsın.


[1] A’lâ S. A.14-15

[2] Mü’minûn S. A.1

[3] Yunus S. A.17

[4] A’lâ S. A.15