32 FARZ
Bir çocuk bâliğ olduğu zaman
ve bir kâfir (Kelime-i tevhîd) söyleyince, ya’nî, (Lâ ilahe
illallah Muhammedün resûlullah) deyince ve bunun mânâsını bilip
inanınca (Müslümân) olur. Kâfirin günâhlarının hepsi hemen afv
olur. Fakat, bunların her müslümân gibi, imkân bulunca, îmânın altı
şartını, ya’nî (Âmentü)yü ezberlemeleri ve mânâsını öğrenerek
bunlara inanmaları ve (İslâmiyyetin hepsini, ya’nî Muhammed
aleyhisselâmın söylediği emrlerin ve yasakların hepsini Allahü teâlânın
bildirmiş olduğuna inandım) demeleri lâzımdır. Dahâ sonra imkân
buldukça, bütün huylardan ve karşılaştığı işlerden farz olanları, ya’nî
emr olunanları ve harâm olanları, ya’nî yasak edilmiş olanları öğrenmesi
de farzdır. Bunları öğrenmenin ve farzları yapmanın ve harâmlardan
sakınmanın farz olduğunu inkâr ederse, ya’nî inanmazsa îmânı gider. Bu
öğrendiklerinden birini beğenmezse, kabûl etmezse mürted olur. Mürted,
(Lâ ilahe illallah) demekle ve İslâmiyyetin ba’zı emrlerini
yapmakla, meselâ namaz kılmakla, oruç tutmakla, hacca gitmekle, hayrât
ve hasenât yapmakla müslümân olmaz. Bu iyiliklerinin âhırette hiç
faydasını görmez. İnkârından, ya’nî inanmadığı şeyden tevbe etmesi,
pişmân olması lâzımdır.
İslâm âlimleri, her
müslümânın öğrenmesi, inanması ve tâbi olması lâzım olan farzlardan
otuziki ve ayrıca ellidört adedini seçmişlerdir.
Otuziki farz
Îmânın şartı: Altı (6)
İslâmın şartı: Beş (5)
Namazın farzı: Oniki (12)
Abdestin farzı: Dört (4)
Guslün farzı: Üç (3)
Teyemmümün farzı: İki (2)
Teyemmümün farzına üç
diyenler de vardır. Bu zaman, hepsi otuzüç farz olur.
Îmâmın Şartları (6)
1-
Allahü teâlânın varlığına ve birliğine inanmak.
2-
Meleklerine inanmak.
3-
Allahü teâlânın indirdiği kitâblarına inanmak.
4-
Allahü teâlânın Peygamberlerine inanmak.
5-
Âhiret gününe inanmak.
6-
Kadere, ya’nî hayr ve şerlerin (iyilik ve kötülüklerin) Allahü teâlâdan
olduğuna inanmak.
İslâmın Şartları (5)
7-
Kelime-i şehâdet getirmek.
8-
Her gün beş kere vakti geline namaz kılmak.
9-
Malın zekâtını vermek.
10-
Ramazan ayında her gün oruc tutmak.
11-
Gücü yetenin ömründe bir kere hac etmesidir.
Namazın Farzları (12)
A- Dışındaki farzları
yedidir. Bunlara şartları da denir.
12-
Hadesten tahâret.
13-
Necasetten tahâret.
14-
Setr-i avret.
15-
İstikbâl-i Kıble.
16-
Vakit.
17-
Niyet.
18-
İftitah veya Tahrime Tekbîri.
B- İçindeki farzları beşdir.
Bunlara rükn denir.
19-
Kıyâm.
20-
Kırâat.
21-
Rükû’.
22-
Secde.
23-
Ka’de-i âhire.
Abdestin Farzları (4)
24-
Abdest alırken yüzü yıkamak.
25-
Elleri dirsekleri ile birlikte yıkamak.
26-
Başın dörtte birini mesh etmek.
27-
Ayakları topukları ile birlikte yıkamak.
Guslün Farzları (3)
28-
Ağzı yıkamak (mazmaza).
29-
Burnu yıkamak (istinşak).
30-
Bütün bedeni yıkamak.
Teyemmümün Farzları (2)
31-
Cünüplükten veya abdestsizlikten temizlenmek için niyet etmek.
32-
İki eli temiz toprağa vurup, yüzü mesh etmek ve tekrar iki eli temiz
toprağa vurup, her iki kolu dirsekten avuca kadar sığamak.
|
40 Hadis!
Resulullah'dan (SAV) Ali'ye (RA) vasiyetler
Allah dostları tarafından sağlam kaynaklara dayanılarak 700.000 (yediyüz
bin) civarında hadis -i şerif toplanmıstır. 700.000 hadis-i serif
icerisinden de bu Hadis-i Erbain (40 Hadis) secilmistir. Secilen bu
Kudsi Hadisler, Sadrettin-i Konevi Hazretleri tarafindan 1350 yılında
aciklanarak yazilmis ve Selcukiler ve Osmanlilar zamaninda da cogaltilip
dagitilmistir. Malatya beyi oglu Sadreddin-i Konevi , Muyiddini
Arabi'nin uvey ogludur. Mehmet Akif Ersoy - Allah Rahmet eylesin-
1924-1936 yillari arasinda Misir'da bulundugu sirada, Cami'ul Ezher'de
"Hadis-i Erbain'i" gormus. Arapca yazili olarak getirmistir. Turkiye'de
de Diyanet isleri Baskanligi kanaliyla Turkce olarak bastirilip
dagitilmasina vesile olmustur. 1996 yilinda da Ahmed Kayhan Hazretleri
ve arkadaslari tarafindan yeniden kaleme alinmis olup , bastirilarak
bedelsiz olarak dagitilmistir. 1999 yilinda ise Medineli Ahmed t.
tarafindan internete aktarilmistir. Cenab-i Allah (C.C.) cumlemizi,
zahir batin butun Ummet-i Muhammed'i (S.A.V.) , Kur'an-i Azimussan'nin
Sefaat-i Muhammediye'sine nail eylesin. Amin.
40 HADİS
Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Efendimiz şöyle buyurdu;
"Merhametli olanlar... Bunlara Rahman olan Allah merhamet eyler. Yerde
olanlara merhamet ediniz ki, göktekiler de size merhamet ederler. "
AÇIKLAMASI: " Her kim, şefkat ve merhamet vasıflarına bürünürse, Yüce
Rabbın Rahmetini kazanmış sayılır. Yavaş yavaş ondan gelen Rahmet nesimi
(latif rüzgar) önce ruhunu sarar; sonra derece derece bütün dış yapısını
kaplar. Ama dış temiz olunca!... Ama Şer'i hükümler onda kusursuz tatbik
edilince. Aksi halde, gelmiş olsa dahi, kaçar gider.Allahulâlem"
Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Efendimiz şöyle buyurdu; "
Allahu Teala Hazretleri her yüzyılın başında bu dini ikame edecek birini
baas eder."
AÇIKLAMASI: "Her yüz sen başında bir müceddid gelir. Esasta değil
teferuatta önemsiz değil, önemli değişikliker yapar. Asrın icabına göre
bazı ahkâm çıkarır. Muannidlere (inatçılara) cevap verir. Açıklaması
kendi zamanına kalan bazı meseleleri açıklar. Bu vazifeyi yapan aynı
zamanda Kutup'tur (Kubt'a Gavs da denir). Allahulâlem."
Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Efendimiz şöyle buyurdu; "
Salacağınız bir ip, sizi mutlaka Allah'a ulaştırır."
AÇIKLAMASI: "Düşün O'ndan gayri tek varlık yoktur... Abadan'dan öte bir
karye (şehir) yoktur. Allahulâlem"
Resullullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Efendimiz şöyle buyurdu; " Her
kim Allah için olursa... Allah onun için olur."
AÇIKLAMASI: "Bir kul benliğiden fena bulur (geçer), anını zamanını bir
yana atar; varlığını mevhum (kuruntu ürünü) nefsine izafe etmekten
vazgeçerse, Hak Tealâ ona kayısız şartsız tecelli eder... Bir başka mana
daha: Her kim fiiler, sıfat ve zat yönüyle fenafillah (dünyayı kalbden
tekedip tamamen Allah'a C.C. yönelmek) mertebesine ererse, onun
mazharında (ortaya çıkma ve görünme yeri) İsm-i Azanm zuhur eder -zat,
sıfat ve esma , efal (fiiler) olarak-.Allahulâlem."
Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Efendimiz şöyle buyurdu; "
Yüceliğine yüce, mübarekliğine mübarek Allah dünya semasına nüzul
tecellisi eyler ve buyurur: Yok mu tebe eden?... Ki, onun tevbesini
kabul edeyim. Hani duacı?... Ki ,onun duasına icabet edeyim."
AÇIKLAMASI: "Bu Hadis'e şu Ayeti kerime ile işaret edildi; "ŞU DA
MUHAKKAK Kİ BEN, TEVBE EDEN, İNANAN VE YARARLI İŞ YAPAN, SONRA (BÖYLECE)
DOĞRU YOLDA GİDEN KİMSEYİ BAĞIŞLARIM." (TA-HA Suresi, Ayet 82) Bu
manalardan Allah'u Teala'ya kavuşmayı ANLA... ve bereket bul.
Allahulâlem."
Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Efendimiz şöyle buyurdu; " O
mü'min ki insanların arasına girer ve onların eziyetlerine sabreder; bu,
o müminden hayırlıdır ki, insanlar arasına giremez ve eziyetlerine
sabredemez..."
AÇIKLAMASI: "Belirtilen manalardan biride şudur; Tam ve Kâmil insanın
manaya talib olan müslümanların arasına girmesi, yalnız kalıp onlara
karışmamasından hayırlıdır. (Halk arasına karışmamak, daha ziyade,
meczup vasfını haiz saliklere has bir haldir. Ama bu meczup salik de,
kendisinden hiç bir şey hasıl olmayan salikten hayırlıdır. Yine,
kendisinde hiç bir zuhurat olmayan, meczubdan, fazilet itibari ile daha
değerlidir). Allahulâlem. "
Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Efendimiz şöyle buyurdu; "
Şayet Hakkı tam manası ile bilseydiniz; su üzerinde yürürdünüz, dağlar
sizinle kayardı..."
AÇIKLAMASI: "Eğer Hak'kın varlığında fani olup, O'nunla beka
bulsaydınız, elbette herşeye karşı bir tasarruf sahibi olurdunuz...
Özellikle icat ve yok etme babında. Ama her ülkede; Âfakta ve enfüste.
(Yani hem batını alemde hem de zahiri alemde). Allahulâlem. "
Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Efendimiz şöyle buyurdu; "Hemen
herkes dünyadan susuz çıkar, Ancak 'Rahman, Rahim Allah adı ile'
diyenler hariç."
AÇIKLAMASI: "Her noksan olan, kemal derecesine yönelmek zorundadır. Ta
ki O'nu bile. Şayet O'nu bilmiyorsa hakiki kemali bulamaz. Meğer ki
bütün esma ve sıfatlara tahakkuk etmiş ola. Ama hem celal tarafındaki
sıfatları ile hemde cemal tarafındaki sıfatları ile. Allahulâlem."
Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Efendimiz şöyle buyurdu; " Eğer
Ademoğlunun iki dere dolusu altını olsa üçüncüsünü arzular. Ademoğlunun
boşluğunu ancak toprak doldurur."
AÇIKLAMASI: "Bir kalp için iki vadi olsa... İş bu iki vadi, ruhun ve
nefsin vadileridir. Ve bunlar leduni ilmlerin altını ile dolsa mutlaka
üçüncü bir vadininde dolmasını ister. Çünki onun istidadı vardır:
Özellikle İlahi feyz kabul etme babında;bir de... evet bir de feyz veren
zatta hakikatı bulması babında; bir de... evet bir de verilen feyzle
hakikate kavuşmak üzerine. (burada bilhassa , Ademoğlunun gözünü
dolduran şeyin toprak olarak anlatılmasından murad, zül haline varn bir
fena halini bulmaktır. Özellikle burada fani bir varlığın izzet bucundan
zillet enginine düşmesineişaret vardır. Buraya kadar anlatılan manaları
şu Ayeti Kerimenin özlü manasına bağlamak icab eder; "HARAM HELÂL
DEMEDEN MİRASI YİYORSUNUZ, MALI AŞIRI BİÇİMDE SEVİYORSUNUZ" (Fecr
Suresi, Ayet 19-20). Allahulâlem."
Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Efendimiz şöyle buyurdu; "
Allahu Teala bir kulu severse, onu çeşitli denemelere tabi tutar."
AÇIKLAMASI: " Yani iptilaya uğratır. Kul o iptilalara sabrettiği
takdirde ona üstünlük vererek sever. Şayet şükür yoluna girerse bu sefer
onu Zatına seçer. Bu Hadis-i Şerifle anlatılması istenen mana şudur;
Allahu Teala bir kulu severse onu fena hali denemelerine sokar. Bundan
sonra fenadan da fena haline geçirir. Daha sonra fena halinide kaldırır
beka makamına vardırır. İş bu manaya şu Ayeti Kerime ile işaret
edilmektedir: " ALLAH MÜMİNLERDEN, MALLARINI VE CANLARINI, KENDİLERİNE
(VERİLECEK) CENNET KARŞILIĞINDA SATIN ALMIŞTIR." (Tevbe Suresi,
Ayet111). Allahulâlem."
Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Efendimiz şöyle buyurdu; " Su
hacmi iki kulleyi (büyük küpü) aşınca artık pislik taşımaz..."
AÇIKLAMASI: "Bir irfan sahibi, zata has olan şehadet makamına
yerleşirse, gerek esma gerekse sıfatların müşahadesi ona perde olmaz. İş
bu manaya şu Ayeti Kerime ile işaret edilmektedir: "YİNE ONLAR....
KÖTÜLÜĞÜ İYİLİKLE SAVAN KİMSELERDİR" (Ra'd Suresi, Ayet 22). Yani,
yapılan iyilikle kir darlığını def ederler. Allahulâlem."
Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Efendimiz şöyle buyurdu; "
Allahu Teala Ademi kendi sureti üzerine yarattı."
AÇIKLAMASI: "Allhu Teala Adem'i , yani insan suretinizatına bir ayna
kılsı. Sıfatlarına da mazhar, fiillerinede tecelligah... Ta ki onda
zuhura gele. İş bu manaya şu Ayeti Kerime ile işaret edilmektedir:
"HATIRLA Kİ RABBİN MELEKLERE; BEN YERYÜZÜNDE BİR HALİFE YARATACAĞIM,
DEDİ...." (Bakara Suresi, Ayet 30). Azim olan Allah daima doğruyu
anlatır, söyler. Allahulâlem."
Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Efendimiz Rabbından naklen
şöyle anlatıyor; " İhlas, sırrımdan bir sırdır. Onu kullarımdan
sevdiğimin kalbine bir vedia olarak bıraktım..."
AÇIKLAMASI: "
Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Efendimiz şöyle buyurdu;"
Allahu Teala şöyle buyurdu; 'o kimse ki kazama rıza göstermez,
nimetlerşmede şükretmez, artık varsın benden başka bir Rabb arasın..."
Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Efendimiz Allahu Teala'dan
naklen anlatıyor; " Allahu Teala şöyle buyurdu; ' Ey ademoğlu hasta
oldum, ziyaretime gelmedin.' Ademoğlu sordu; 'Ya Rabbi sen alemlerin
Rabbisin... Seni nasıl ziyaret edeyim?' Allahu Teala buyurdu; 'Bilmiyor
musun? Falan kulum hasta oldu... Ama sen onu ziyaret etmedin. Eğer onu
ziyaret etseydin Beni yanında bulacaktın'... Allahu Teala devamla
buyurdu; ' Ey Ademoğlu, senden yemekle doyurulmamı istedim, ama sen Beni
doyurmadın'. Ademoğlu sordu; 'Yarabbi seni yemekle nasıl doyurayım? Sen
alemlerin Rabbisin'. Allahu Teala anlattı; 'Falan kulum senden yemek
istedi. Ama ona yedirmedin. Bilemedin mi? Ona yedirseydin Beni yanında
bulacaktın'. Allahu Teala devamla buyurdu; ' Ey Ademoğlu, senden su
istedim, ama vermedin'. Ademoğlu sordu; 'Ya Rabbi sana nasıl su vereyim?
Sen Alemlerin Rabbisin'. Allahu Teala anlattı; 'Falan kulum senden su
istedi, vermedin. Ona su verseydin Beni yanında bulacaktın... Bunu da mı
anlayamadın?"
Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Efendimiz Rabbından naklen
anlatıyor; "İsmi aziz ve celil olanYüce Allah şöyle buyurdu; 'Kulum bana
kavuşmayı severse, Ben de ona kavuşmayı severim... Ama Bana kavuşmayı
sevmeyince Ben de ona kavuşmayı sevmem."
Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Efendimiz Rabbından naklen
anlatıyor; "Allahu Teala şöyle buyurdu; 'Ben, uğrumda kalbleri kırık
olanların yanındayım..."
Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Efendimiz Rabbından naklen
anlatıyor; "Allahu Teala şöyle buyurdu; ' Kıyamet günü şu üç zümrenin
hasmıyım; 'Bir kimse ki; Kendisine ihsan ettim, ama o zulmetti... Bir
kimse ki; Bir hürü sattı parasını da yedi... Bir kimse ki; İşçi tuttu.
Ondan istifade etti. Ama ücretini ödemedi."
Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Efendimiz Rabbından naklen
anlatıyor; "Allahu Teala şöyle buyurdu; 'Herkim benim veli kuluma düşman
olursa Bana harp açmış olur."
Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Efendimiz Rabbından naklen
anlatıyor; "Allahu Teala şöyle buyurdu; 'Ben kulumun zannına göreyim...
O halde, Benim için hayır zannında bulunsun ve Ben Beni andığı zaman
kulumun yanındayım."
Resullullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Efendimiz Rabbından naklen
anlatıyor; "Allahu Teala şöyle buyurdu; 'Tam ihlasla; Allah'tan başka
ilah yoktur, şehadetini yapanlar olmasaydı Cehennemi dünya ehline
musallat ederdim. Eğer Bana ibadet edenler olmasaydı Bana asi gelenlere
bir anlık dahi mühlet vermezdim."
Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Efendimiz Rabbından naklen
anlatıyor; "Allahu Teala şöyle buyurdu; 'Ey Ademoğlu, seni kendim için
yarattım. Eşyayı da senin için yarattım. O halde kendim için
yarattığımmı senin için yarattığımın ayarına düşürme."
Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Efendimiz Rabbından naklen
anlatıyor; "Allahu Teala şöyle buyurdu; 'Bir kimse Beni kendi kendine
anarsa, Ben de onu zatımda anarım... Yine bir kimse beni bir cemaat
içinde anarsa, Ben de onu o cemaatten daha hayırlı bir cemaat içinde
anarım..."
Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Efendimiz Rabbından naklen
anlatıyor; "Allahu Teala şöyle buyurdu; 'Ey Adem oğlu senin için
yaptığım taksime razı olursan kalbini ve bedenini rahata kavuştururum...
Sevimli bir kul olmakla kısmetin sana gelir. Şayet senin için yaptığım
taksime razı olmazsan dünyayı sana musallat ederim... Ve sen bir vahşet
içinde, yabanda tepinip durursun. Sonra izzetim ve Celalin hakkı için o
dünyalıktan ancak kısmet ettiğime nail olursun... Sen de kötü bir kul
olarak."
Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Efendimiz Rabbından naklen
anlatıyor; "Allahu Teala şöyle buyurdu; 'Ben bir gizli hazine idim,
bilinmemi istedim. Halkı yarattım, nimetlerimi onlara sevdirdim. Böylece
beni bildiler."
Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Efendimiz Rabbından naklen
anlatıyor; "Allahu Teala şöyle buyurdu; 'Beni ne yerim aldı, ne de
semam... lakin Beni Mümin, Taki, Vera hali sahibi kulumun kalbi
aldı..."
Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Efendimiz Rabbından naklen
anlatıyor; "Allahu Teala şöyle buyurdu; 'Beni bilen talep eder... Beni
talep eden bulur... Beni bulan sever... Beni seveni öldürürüm... Bir
kimseyi öldürürsem diyeti bana düşer... Bir kimsenin diyeti bana düşünce
onun diyeti bizat ben olurum."
Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Efendimiz Allahu Teala'dan
naklen anlatıyor; " Allahu Teala şöyle buyurdu; 'Yaklaşanlar,
kendilerine farz kıldığım ibadetlerin edasında olduğu kadar hiç bir
şeyde yaklaşamazlar...Gerçekten bir kul Bana nafilelerle de yaklaşır.
Böylece Bana yaklaşanı severim. Sevince de kulağı olurum, eli olurum.
Böyle ki oldum, Benimle işitir... Benimle görür... Benimle konuşur...
Benimle tutar... Benimle yürür."
Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Efendimiz Rabbından naklen
anlatıyor; "Allahu Teala şöyle buyurdu; 'Bir kimse Bana bir karış
yaklaşırsa Ben ona bir arşın yaklaşırım. Bir kimse Bana bir arşın
yaklaşırsa Ben ona bir kulaç yaklaşırım. Bir kimse Bana yürüyerek
gelirse Ben ona koşarak giderim."
Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Efendimiz şöyle buyurur;
"Misafire ikram ediniz isterse. İsterse Kafir olsun."
Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Efendimiz şöyle buyurur;"Şam
Yüce Allah'ın yer hazinelerinden bir hazinesidir. Kullarını orada
saklar."
Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Efendimiz şöyle
buyurur;"Allah'ın nehri geldiği zaman İsa'nın nehri batıl olur..."
Bir gün Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Efendimize şöyle
soruldu; "Allah'u Teala yeri ve semayı yaratmadan önce neredeydi?
Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Efendimiz bu soruyu şöyle
cevaplandırdı: 'Rabbımız bir Amâ'da idi'..."
Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Efendimiz şöyle buyurdu;
"Mümin, Allah-u Teala'nın nimetlerine bir konuktur."
Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Efendimiz şöyle buyurdu; "Dünya
sevgisi her hatanın başıdır."
Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Efendimiz şöyle buyurdu;
"Sefere çıkınız; sıhhate erer, ganimet bulursunuz..."
Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Efendimiz şöyle buyurdu;
"Ziyaretin hayırlısı, ziyaret edilenin yok olmasıdır..."
Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Efendimiz şöyle buyurdu; "Kulun
Rabbına en yakın olduğu anı secde anıdır."
Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Efendimiz şöyle buyurdu;
"İşlerde şaşırırsanız kabirler ehlinden yardım isteyiniz."
Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Efendimiz şöyle buyurdu; "Bir
kimse Allahu Teala katındaki menzilesini bilmek istiyorsa Yüce Allah'ın
kendi yanındaki menzilesini ögrensin. Çünkü Allah'u Teala kula vereceği
dereceyi kulun kendi nefsinde onun için verdiği derece üzerinden tayin
eder..."
|