| |
YÜCE ALLAH'IN VARLIĞININ İSBATI |
|
|
|
ALLAHU
TEÂLÂ’NIN VARLIĞININ İSPATI
“Süphe yok ki göklerde ve yerde
mü’minler için (Allah’ın varlığına dair) deliller vardır.
“
(Casiye : 3)
Resim...............Ressam
Aslı..................Yaratan
Nasıl bir resim gördüğünüz zaman o resmi yapan bir ressam olduğunu
kabul edersek kâinattaki resimlere de bakacak olursak kâinattaki
varlıkları da bir yaratanın olduğunu kabul etmemiz gerekir.
Kâinattaki varlıklara (resimlere) bir bakalım: Dünyamız güneşin
etrafında dönmektedir. Eğer dünyamız güneşe biraz daha yakın
dönseydi yanacaktı. Biraz daha uzak dönseydi donacaktı. Dünyamızı
tam dengede döndüren kimdir?
Bazen
ufacık füzelere ,uçaklara dahi hakim olamazken o akıl almaz hız ve
büyüklükteki yüz milyonlarca kütlenin (gezegen, yıldız, nebula...)
en ufak bir hata dahi yapılmadan gezdirilmesine neden olan
kimdir?
Parçalanan,
yaşlanan, gezegenler, çürüyen bitki hayvan ve insanlar ile her yer
(gökyüzü, yeryüzü) çöp pislik olacağına, bir düzen içinde çöpleri
temizlik görevlilerine (kara delik, böcek, kurt,çakallara...)
toplatan kimdir?
Atmosferdeki su, karbondioksit, oksijen ve azotun devredilmesindeki
ahengi, nizam ve intizamı bildiğimiz için, yağmur yerine “kezzap”
adını verdiğimiz nitrik asitin yağabileceği aklımıza dahi gelmez,
değil mi?Oysa ki, atmosferin %
80’ini teşkil eden azot gazı, yıldırım ve şimşeklerin tesiri altında
oksijenle birleşir. Bu oksitlenme sonucunda, nitratların meydana
gelmesine yarayan azot oksitleri teşekkül eder. Yani ilmen, havadaki
her elektriklenmede, nitrik asit yağmurunun meydana gelmesi için
bütün şartlar hazırdır.... Ancak şimşek çaktığında , damla damla
merhamet ve rahmet yağar. Ve bize haddimizden fazla değer veren yüce
kudrete bütün mahlûkat şükreder.
Üzerimize
her an kezzap yağabilmesinin mümkün olduğunu bilen kimya âlimi Prof.
Dr. Arthur Macomb bu konuda şunları söyler: “Ne zaman şimşek çakıp
gök gürlese, semâdan yağmur yerine nitrik asit yağacak diye soluğum
kesilir, rengim kaçar, sığınacak bir yer ararım. Çünkü havada nitrik
asit teşekkülü için bütün şartlar
hazırdır.”
H2
+ O = su ( söndürücü )
H
(Hidrojen)
yanıcı
O
(Oksijen)
yakıcı
Yanıcı ve
yakıcı iki madde bir araya gelince yangına neden olacağına tam
tersine , söndürücü olmaktadır.Bunu ayarlayan kimdir?
-
'Kimyevi iki madde bir araya gelince asli özelliklerini kaybeder,
yeni özellikler alırlar' diyen akli evvellere cevap:kaybettiren ve
tam da olması gereken özellikleri kazandıran kimdir?Su da sıvıdır,
zeytinyağı da!Allah suyu sıvı yağ şeklinde yaratsa idi, başta
temizlenme olmak üzere, taşımacılık sekterü...vs
karşılacağımız zorlukları bir düşünebilir misiniz,sıvı ise o da sıvı
di mi ?-
Günümüzde artık görüyoruz,
biliyor, sık sık duyuyoruz; Katkı maddeli meyve-sebzelerin veya
geniş anlamda tüm tüketim maddelerinin kullanılmasında dikkatli
olunması gerektiği bildirilmektedir!Peki soralım acaba neden?
Organik olan tüketim maddelerinin kullanılması öğütlenirken neden
katkı maddelilerden sakınılması tavsiye ediliyor.Cevabı belli de biz
başka bir alana dikkat çekeceğiz:Aslından kopya edilerek yapılan
katkı maddeli tüketim ürünleri en son teknoloji ile elde
ediliyor,ama -ateistlerin ileri sürdüğü gibi - "kendi kendine
meydana gelen ürünlerin kalite-
renk,koku,verim,potansiyel,vitamin...- seviyesine ulaşamıyor,bu
biraz mantıksız gelmiyor mu size de..!?
Diş
doktoru yıllarca okuyup makineler yardımı ile takma dişler
yapmaktadır. Bu dişler kırılsa bize haber veremez. Fakat binlerce
senedir ağzımızdaki dişler çürümeye başladığı an alarm
sistemi (sinir sistemi) ile bize haber vermektedir. Takma dişi
doktor yapabiliyorsa çok daha ileri teknolojiye sahip ağzımızdaki
dişleri yapan kimdir?
Ağzımızdaki
dişlerin sıralanışı:
32122123 = üst çene
32122123 = alt çene
Dişlerimizi böyle simetrik olarak dizen
kimdir?
Gazete yaprakları ile aynı kalınlıkta olan ağaç
yaprakları fabrika gibidir. Oksijeni alır, karbondioksit verir,
içinde damarlar vardır, içinde yeşil renk veren klorofil maddesi
vardır . Yaprağı “ oksijen fabrikası” şeklinde yaratan
kimdir?
İnsanlar henüz ot
ve suyla çalışan karşılığında süt veren bir
fabrika
yapamamışlardır. Fakat
milyonlarca senedir milyarlarca, çoğalan, yürüyen, büyüyen,
duvarlarından (derisinden) faydalanılan, makinelerden (etlerinden)
yemek yapılan sadece ot ve su karşılığında bize süt veren
fabrikaları yaratan kimdir?
İnsanlar, Cenâb-ı Hakk’ın yarattığı odundan ancak tahta,
tahtadan masa ve sandalye gibi şeyler yapabilmektedir. O Kadîr-i
Mutlak ise odundan meyve yapıyor, yaprak ve çiçek çıkarıyor. Demek
ki iş odunda değil, ustadır.
Bir
iplik fabrikası düşünelim; irili, ufaklı, yürüyen, çoğalan, incecik
fakat çok sağlam iplikler üreten bir fabrika. İnsanlar nokta
büyüklüğünde böyle fabrikalar yapamamışlardır. Fakat binlerce
çeşidiyle milyonlarca, bir yaratıcı tarafından yaratılmıştır ;
ipek böceği , örümcek!... O ,
kimdir?
Yağmur
gökyüzünden tane tane yağmaktadır, damlacıklar birleşip sel olarak
yağmamaktadır. Buna engel olan kimdir? Her yıl yağan kar tanecikleri
milyonlarcasını her seferinde her biri ayrı ayrı desenlerle
gökyüzünden bize yollayan, gökyüzünde birleştirip çığ olarak
göndermeyen kimdir?
Uzayın akıl almaz derinlikleri içinde güneşimiz gibi 200 milyar
güneşi ihtiva eden Samanyolu Galaksisi’nde yaşıyoruz. Samanyolu ise,
varlığı kanıtlanabilen en az 300 milyar galaksiden sadece bir
tanesidir. Bu dev evreni düzen ve uyum içinde yaratan , yaşatan
kimdir?
“Dünyada hiçbir delil kalmasa bile, bir mikrobun hayati bana Allah’i
ispat etmeye yeter. “ LUIS PASTEAUP
ELEKTRİKLİ YILAN
BALIĞI

BUNU
DA FRANKLIN MU BULDU ACABA ? ...

FİL BALIĞI -
ELEKTRİK RADARLI...-
ALLAH (C.C) NİÇİN
GÖRÜNMEZ
Eğer Allah görünseydi imtihan diye bir şey kalmazdı. Allah
görülmeyecek ki o görülmeyen Allah’ı bulan insan mükâfat ( cennet )
kazanabilsin. Ayrıca daha Allah’ın yarattıklarını
görememekteyiz:
Küçük
şeyleri göremeyiz : Mikrop ,atom ,
hücre....
Büyük
şeyleri (-n tamamını ) göremeyiz: dünya, ay,
okyanus...vs...
Özelliği görünmez olanları göremeyiz: Rüzgar, ısınlar (alfa, beta,
gama, ultraviyole, kızıl ötesi...) ses-radyo dalgaları, akıl,
üzüntü, sevinç, elektrik...Bizim görme oranımız 1.000.000/3.5’tur.
Yani çevremizde var olan 1000.000 varlığın sadece 3,5 unu
görebiliyoruz...O halde bizler daha Allah’iın yarattıklarını
göremiyoruz. Görülmeyen şeyleri yaratan Allah’ı hiç
göremeyiz.
ALLAH YARATANDIR
Soru:Allah her şeyi yaratandır. Peki (haşa) O’nu yaratan kimdir,var
mıdır?
Allah
yaratan olduğu ,yaratılan olmadığı için Allah’tır. Eğer bir
tanrı yaratılan ise,o zaman o tanrı değildir, O’nu yaratan
,ama yaratılmayandır Tanrı ..Her şeyin başı,bir,tek, Vahidül-ehad
olan Allah’tır.
4 - 3 - 2 - 1
- 0
4’ün var olması için 3’e ihtiyaç vardır.3 olmadan 4 olmaz.3’ün var
olması için 2’ye , 2’nin var olması için (iki adet) 1’e ihtiyaç
vardır.1 olmadan 2, 2 olmadan 3 olmaz. Fakat;1’in var olması için
sıfır’a ihtiyaç yoktur. Çünkü sıfır hiç ,yok, boşluktur.
Boştan,hiçten bir olmaz. O halde ,her şeyin başı 1’dir. Bir’den 2
,ondan 3 çıkmıştır. O Bir’de Vahidu’l-ehad olan
Allah’tır.
Bir
tren ve vagonlarını düşünelim:
V3 - V2 - V1 - LOKOMATIF
V3’ü çeken
V2’dir.V2’yi çeken V1’dir.V1’i çeken ise lokomotiftir. Lokomotifi
çeken nedir ,diyemeyiz. Çünkü lokomotif çeker ama çekilmez. Onun
hareketi kendindedir.
Bizim (V3)
var olmamıza sebep olan anne-babamızdır. Onların var olmasına da
anne-babaları (V2) sebeptir... Bu Hz-Adem Hz-Havva’ya dek gider.
Peki Hz.Havva ve Adem'i yaratan kimdir. Cevap:Allah’u Teala .Peki
(haşa) Allah’ı yaratan kimdir diye soramayız. Çünkü Allah yaratandır
ama yaratılmaz. Tıpkı lokomotifin çeken ama çekilmez oldugu
gibi....
( Not : Bazı insanlar “ BENZETME “ sanatına -
işlerine geldigi an - önyargılı yaklasmaktadırlar ... : Yukarıdaki
lokomotif örneği bir kıyas ve benzetme sanatı üzerine kurulmus bir
örnektir. Tıpkı “ Aslan gibi adam “ cümlesinde oldugu gibi . Kimse
bu cümleyi duyunca aslan- insan karısımı bir yaratığı göz önüne
getirmez. Yukarıda da bir kıyas yapılmıstır, Allah’u Teala ( HAŞA )
bir trene benzetilmemiş trendeki bazı özelliklerden kıyasla Allah
‘ın bazı sıfatlarına atıfta bulunulmuştur. Amaç örneğin okuyucu
tarafında daha iyi anlaşılabilmesidir! Yoksa Allah’ın ( HAŞA )
bacası , tekeri vardır,... ?! iddiasında bulunan yoktur.Sanattan
anlamak istemeyenlere öncelikle sanatı tavsiye ederiz, ki o sanat
O'na işaret etsin! )
“ Allah'ın her yarattığı bir fabrika,
bilgisayar, makine, robot...... gibidir. Yaratılan her varlık
planlanmış, programlanmış, çoğalacak şekilde dizayn edilmiştir.
“
Allah ; Halık,Vahid,Rab,Samed,İlah.....tir.
BİR
KARDEŞİMİZDEN GELEN MAİL VE CEVABIMIZ "
...merhabalar ben bir üniversite öğrencisiyim
ve ateist olan bir arkadaşıma Allahın varlığını ispatlamak istedim.
onun takıldığı konu malum olan yaratılma konusu...bu linkte Allah
yaratandır kısmında yazılan yazıların hepsinin matematiksel ve
fiziksel açıklaması var. yani ben ona bunları söylediğimde onun
vereceği cevabı bildiğim için sizde de daha gerçekçi örnek bulmanızı
öneririm mesela orada yazdığını 1 rakamı da iki tane 0.5 den
meydana gelir oda iki tane 0.25 den diye gidiyor.vagonun ise
açıklaması momentin dönmesinden ve basınçtan kaynaklanıyor.yani
kısacası verdiğiniz örneklerin açıklaması var.gerçekten insanları
hayrete düşürecek örnekler vermek lazım."
SELAMUN ALEYKUM.KARDESIM...1 BIRDIR...0,5 ISE YARIM ..YANI BIR
GIBI BUTUN DEGILDIR...İKİ YARIM ARABA BIR ARABA DEGILDIR...DORT
PARCAYA AYRILMIS ARABA TOPLANINCA YURUYEN BIR ARABA ETMEZ... YANI
BIR, BIR BUTUNDUR VE VARLIKLAR ALEMINDE BIR DEGERI
VARDIR...AMA 0,5...0,25...BUNLAR SADECE
MATEMATIKTE ISE YARAR...AMA VARLIKLAR ALEMINDE ,
VAR OLANLARDAN BAHSEDERKEN BIR, " 1 "
OLMALI...O BIR OLMADAN HIC BIR SEYE BASLAYAMAYIZ...CEYREK ADAM
ÖLÜDÜR...DORT CEYREK TOPLAMI BIR CANLI ADAM ETMEZ...BILMEM
ANLATABILDIM MI...KONUMUZDA VAR OLMANIN ISPATI OLDUGUNA
GORE VAR OLANI ANLATMAK ICIN BIR KAVRAMINI VE ONUN ICERDIGI
ANLAMI KULLANMAK ZORUNDAYIZ... ATEIST KARDESIMIZ EGER VARLIGI
KONUSUNDA SUPHEYE DUSMEMIS ISE , ARTIK ATEIST DEGILDIR
ZATEN...!SADECE IKINCI ASAMA OLAN YARATILMAMASI KONUSUNDA SUPHESI
VAR DEMEKTIR KI ONUN DA " KENDI CAPIMIZDA " CEVABIMIZ BU
...! TREN KONUSUNU ACIKLADIK ASLINDA TESBIH
SANATINDA BENZETILEN ILE BENZENEN ARASINDA % 100 BENZERLIK OLMASINA
GEREK YOK... DAG GIBI ADAM DENINCE ADAMIN SAGI SOLUNDA TAS, TOPRAK
ARANMAZ..SADECE IRILIGI IKI TARAFTAKI ORTAK NOKTADIR...OKUZ GIBISIN
DEYINCE BIRINE " AMA KUYRUGUM YOK..." FALAN DERSE ZATEN OKUZLUGUNU
ITIRAF ETMIS OLMAZ MI ... :) BU ORNEKTE DE TREN- HASA
-ALLAH'LA KIYASLANMIYOR SADECE ILK MUHARRIK - HAREKET ETTIREN " ,
AMA HAREKET ETTIRILMEYEN OZELLIGI KIYASLANIYOR... HASA RABBIMIZE
CIVATA, KOMUR, BASINC ..IZAFE ASLA ETMEYIZ...SELAM VE DUA
ILE
ALLAH
BİLİMİN BİZZAT KURAMCISIDIR !

TAKLİTLERİNE İNSANLAR "MUCİZE " DERKEN ORJİNALİNİ
YAPANI NASIL İNKAR EDEBİLİR Kİ ?
İnsanların Teknoloji adına yaptıkları tüm yenilikler aslında yüce
yaratıcının yarattıklarının kötü, amatörce birer taklidinden başka
bir sey değildir. Hem de her biri daha az kapsamlı, hatalı, çok
enerji gerektiren, iri ,az kullanışlı, cansız ,çoğalamayan,
büyüyemeyen ...kötü birer taklittirler. Daha çok uzatılabilecek
listeyi kıyaslamak için inceleyip her biri üzerinde tek tek
düşünelim:
ELDEKİ TEKNOLOJİYE BAKAR MISINIZ
...?! YA BU...!

ABD'nin San Francisco kentinde düzenlenen "Deneysel Biyoloji 2006
Konferansı"nda önceki gün söz alan bilim adamları, günümüzde
geliştirilen biyonik kol, bacak, göz ve kulak gibi organlarla,
vücudu ağır hasar gören kişilerin eski hallerinden daha sağlıklı
hale getirilebileceğini söyledi. İşte son yıllarda geliştirilen
biyonik organlara birkaç örnek:
Biyonik göz: ABD'nin Stanford
Üniversitesi'nden Doktor Daniel Palanker'ın geliştirdiği "retinal
protez", taşınabilir bir mini bilgisayar, üzerinde video kamera
bulunan bir gözlük, göze yerleştirilen bir pil ve ışığa duyarlı bir
çipten oluşuyor.
Biyonik kulak: Almanya'daki Saarland
Üniversitesi'nden Profesör Werner Nachtigall ve Doktor Stefan
Launer'in geliştirdiği yeni teknikte, sesleri algılayan bir çip,
kulağın arka yüzeyine yerleştiriliyor. Bu çip, kulağın içine
nakledilen bir alıcıya radyo sinyallerine çevirdiği sesleri
iletiyor. ( Milliyet :06.04.2006 )
GÖZÜMÜZ KAÇ MEGAPİKSEL ? Günlük hayatta "adamın cep
telefonunun kamerası 2 MP" ya da bende bir makine var "12
MP" gibi sözler duyarız ve "vay be, teknoloji nerelere kadar
geldi" deriz. Hatta bazen "ya bu kamera benim gözümle gördüğümden de
net çıkarıyor görüntüleri" dediğimiz bile olur. İşin aslını yapılan
araştırmalar gösteriyor ve vücudumuzun günümüz teknolojisinin ne
kadar ilerisinde olduğunu ortaya koyuyor.Gözümüz tek bir
taslak üzerinde kurgulanmış anlık çekimleri yakalayan bir fotoğraf
makinesi değildir. Daha çok bir video silsilesine benzemektedir.
Gözümüz, küçük açılarla, anlık hareket eder ve etrafımızdaki
detayları beyne yansıtmak için sürekli kendisini günceller.
Ayrıca iki tane gözümüz vardır ve beynimiz, çözünürlüğü daha da
arttırmak için her iki gözden gelen sinyalleri
toplamaktadır...küçük bir örnekle başlayalım: Şimdi önünüzde 90
a 90 derecelik açıda (gözümüzün açıları yani) bir görüntünün
olduğunu farz edelim, aynen pencereden dışarıdaki bir manzarayı
seyredermiş gibi. Bu durumda piksel sayıları ortalama bir göz için:
90 derece * 60 arc-dakika/derece * 1/0.3 * 90 * 60 * 1/0.3 =
324,000,000 piksel (324 MP ) olur...Ama insan gözü, bu açıdan
çok daha fazla bir açı görür ki bu da 180 dereceye yakındır.Biraz
küçük düşünüp 120 derecelik bir açıyla bakabildiğimizi varsayacak
olsak bile:120 * 120 * 60 * 60 / (0.3 * 0.3) = 576 MP
verisini elde ederiz...sözün özünü böyle bir teknoloji
harikası olan gözünüze gözünüz gibi bakın.
İnsanların yaptığı Teknik,
buluş Allah’ın yarattığı :
Sentetik, sera,
taklit...........................Doğal,
orjinal
Diyaliz
makinesi..................................Böbrek
Lamba,
kalorifer...................................Güneş
Baraj,
Havuz.........................................Deniz,
Okyanus
Yapay
çiçek..........................................Çiçek
Yapay
meyve........................................Meyve
Vantilatör..............................................Rüzgar
Heykel,
Robot.......................................insan
Uçak......................................................Kuş
Lens......................................................Göz
merceği
Deniz
altı..............................................Balık
Protez el,
ayal.......................................El,
ayak
Oyuncak
bebek.....................................Bebek
Buzdolabı...............................................Kutuplar,
kar
Bilgisayarlı
araba...................................At
Şofben....................................................Golfsitrim
Radar......................................................Yarasa
Takma
diş...............................................Diş
Süt
fabrikası............................................İnek
İplik
fabrikası..........................................Örümcek, ipek
böceği
Bilgisayar................................................Beyin
Elek,
Süzgeç............................................Ozon
tabakası
İçki...........................................................Su
,süt,meyve suyu...
Oksijen
tüpü.............................................Atmosfer
Elektrik
kablosu.......................................Damar
Halı...........................................................Doğa
(Renkli)
Kubbe
(Direkli)........................................Gökyüzü (Gök
kubbe)
Elektrik....................................................Elektrikli
yılan balığı
Topaç
(Yerde)..........................................Dünya
(Boşlukta)
Anten........................................................Hayvanların
anteni
Oyuncak
hayvan.......................................Hayvan
Saz
teli......................................................Ses
telleri
Müzik
aleti................................................Bülbül
Çamaşır
makinesi......................................Kalp,
Böbrek
Radyo
alıcısı..............................................Kulak
Bayrakta
yıldız...........................................Yıldız
Dürbün........................................................Kartal
gözü
Küre............................................................Dünya
Kamera........................................................Göz
Akvaryum....................................................Deniz,Okyanus
Deprem
ölçer..............................................Köpek,kuş,fare
Parfüm.........................................................Tabiat
kokusu
Elektrik........................................................Yıldırım,ateş
böcegi
Müzik
sesi...................................................Tabiat(kus,su,rüzgar..sesi)
Laboravatuar...............................................Yaprak,mide,toprak,tohum
Yağmur
bombası........................................Yağmur
sistemi
Solunum
cihazı..........................................Akciğer
Filitre...........................................................Yaprak,orman
Savunma
sistemi..........................................Sinir
sistemi,Bademcik,ağrı,akyuvar
Teyp.............................................................Hafıza
Fotograf
makinesi............................................Göz
Telefon.........................................................Kulak
Mimar...........................................................Bal
arısı,kuş,karınca
Meyve
fabrikası...........................................Ağaç
Sebze
fabrikası.............................................Bitki
Gece
lâmbası.................................................Ay
Saat..Düzeni..................................................Ay,
dünya, güneş sistemi samanyolundaki
dakiklik
Ambalaj
kâğıdı..............................................Meyve
kabuğu
Mıcır
fabrikası..............................................Dere,
ırmak
Bomba...........................................................Yanardağ,
Karadelik, Güneş patlaması
İlaç (Yan
tesirli)..................... ......................Doğal
vitaminler
Asansör.........................................................Yer
çekimi
Dalga.............................................................Yapay
dalga
Savunma
sistemi............................................Boynuz, diş,
kanat, kamuflaj.....
Elektronik program
(Otomatik pilot, pusula)...........Içgüdü
Paraşüt
...........................................................Hindi bağ
çiçeği
Şeker................................................................Bal
Saksıda
çiçek...................................................Dünyada
tabiat
Ressam............................................................Musavvir
|
Olağanüstü bir yön bulma
kabiliyetine sahip olan güvercinler, ne kadar uzaklıkta
olursalar olsunlar, her zaman yuvalarını buluyorlar. Yollarını
hayranlık uyandıran bir gizemle nasıl buldukları merak edilen
güvercinleri inceleyen Alman bilim adamları, bu kuşların
gagalarında pusula gibi işlev gören küçük demir
partikülleri tespit ettiler. Güvercinler, bu partiküller
sayesinde yeryüzünün manyetik alanını analiz ederek
kuzey kutbunu belirleyebiliyor.Gerta Fleissner başkanlığındaki
ekibin araştırması, "Naturwissenschaften" dergisinde
yayımlandı. Dergideki yazıya göre, güvercinlerin gagalarını
röntgen cihazında inceleyen bilim adamları, gaga derisinin
altındaki sinirlerde demir partikülleri tespit
etti.Araştırmacılar, göçmen kuşların da aynı şekilde
gagalarındaki demir partikülleri içeren hücreler sayesinde
yönlerini bulduklarını kaydettiler.(
Hürriyet :17 Mart 2007 )
SAHİ.. PUSULAYI KİM BULMUŞTU...
J |
HAYVANLAR ALEMİNDEKİ
BİNLERCE
ÖRNEKTEN SADECE BİRİ
 |
Topragı
renkli , kokulu , ambalajlı ,desenli , çesitli tat ve sekillerle
meyve ve sebze haline getiren birer meyve - sebze fabrikası olan
bitkileri yaratan ( her an bu üretimi gözümüzün önünde yaptikları
için bu ileri teknolojiyi farkedememekteyiz ! ), yüzen
elektirik santrali ; elektirikli yılan balığını ,ot ve suyu
süte çeviren , yürüyen ,çogalan süt fabrikasi inekleri , koyunları
,diyaliz makinasından daha kapsamlı , elektirik, onarım ,bakım
masrafi olmayan böbrekleri , otomatik motorlu kalbimizi , pilotsuz
,benzinsiz uçan dünyamızı ....yoktan ,kıstassız ,örneksiz , yaratan
Yüce Yaratıcı Allah'ın ilmini ,yüceliğini ,kudretini ne yazikki her
zaman farkedememekteyiz
Allah'ın
her yarattığı bir fabrika, bilgisayar, makine, robot......
gibidir. Yaratılan her varlık planlanmış, programlanmış, çoğalacak
şekilde dizayn edilmiştir.
Not: Uçak
olmasaydı, kuş yine olurdu. Ama kuş olmasaydı, Uçak
olmazdı.... Böyle yüce bir yaratıcı tesbihe
lâyıktır:
Sübhanellah: Ey Allah’ım
sen bir seyi yaptığın veya yarattığın zaman en güzel şekilde yapar
ve yaratırsın. (Gezegenleriyle, atomlarıyla, canlılarıyla...)
Elhamdülillah: Ey
Allah’ım ben sana şükreder, teşekkür ederim ( verdiğin sağlıklı
organlar ve tüm rızıklar için) ve yarattığın bu kainata bakıp seni
överim.
Allah’u Ekber: Ey
Allah’ım sen en büyüksün. Her şeyin en iyisi, en mükemmeli sensin Ya
Rabbi.
Görüldügü gibi teknoloji, mucize ve kerametleri çok
geriden takip etmektedir.

BEYNİN 9
SIRRI
 1. Bilgi nöronlarda
nasıl kodlanıyor? Beynin en karışık işlemlerinden bir
tanesi, bilginin kodlanması. Bu süreçte beyindeki nöronlar, yani
sinir hücreleri, zarlarının dışında elektrik akımı oluşturuyor. Bu
elektrik akımları, ‘akson’ adı verilen uzantılara ulaşarak, onlar
vasıtasıyla gerekli olan kimyasal sinyallerin açığa çıkmasını
sağlıyor. Bu akımlar sayesinde dünyayla, çevremizde olup bitenle
ilgili bilgiler beynimize aktarılıyor. “Ne görüyorum?”, “Aç mıyım?”,
“Hangi sokağa sapayım?” gibi sorulara yanıt işte böyle bulunuyor.
Bilim adamları, beyindeki bilgilerin tek tek hücrelerin içinde
biriktirilmediğini tahmin ediyorlar. Bu bilgilerin ‘hücre grupları’
tarafından depolandığı düşünülüyor. Ancak hangi nöronların, hangi
hücre gruplarına ait oldukları henüz bilinmiyor. Şu anki
teknoloji ise binlerce nöronu aynı anda ölçecek kapasitede değil.
Tek bir nöronun bağlantılarını bile şu an elimizde olan
teknolojilerle görüntülemek imkânsız. Tek bir nöronun, yaklaşık
10 bin nörondan bilgi ve sinyal aldığını biliyor muydunuz? Beynin
içindeki elektrik akımı sayesinde ise sinyal alışverişi çok hızlı
olabiliyor. Bilim adamlarına göre, sinir sistemleri arasındaki bilgi
aktarımının tek yolu, bu elektrik akımları değil. Bu nedenle,
‘bilgi taşıyan’ başka hücreler keşfetmeye yönelik
araştırmalarını sürdürüyorlar. Burada, ‘glial hücreler’ üzerinde
duruluyor. 2. Anılar beyinde nasıl saklanıyor ve nasıl tekrar
hatırlanıyor? Bir kişinin ismi gibi, yeni bir şey
öğrendiğinizde beynin yapısında birtakım fiziksel değişiklikler
meydana geliyor. Ancak bu değişikliklerin hâlâ ne tür değişiklikler
olduğunu, nerelerde meydana geldiğini, bilginin nasıl
depolandığını ya da yıllar sonra tekrar hatırlanarak tekrar nasıl
gündeme getirildiğini anlayamıyoruz. Beyinde çeşit çeşit
hatıralar var. Ancak beyin, ‘kısa dönem anılarla’ (yeni öğrenilen
bir telefon numarasını hatırlamak gibi), ‘uzun dönem anıları’ (geçen
yıl doğum gününüzde yaptıklarınız gibi) birbirinden bir şekilde
ayırıyor. Bilim adamları ‘öğrenme’ ve ‘hafızada tutma’ şeklinin
değişik beyin şekillerine bağlı olduğunu düşünüyorlar.
3. Beyin, geleceği nasıl öngörüyor?
Çoğu zaman
gelecekle ilgili birtakım planlarımız ve öngörülerimiz olur.
Geleceğin nasıl şekilleneceğini düşünürüz. Beynimizde, gelecekle
ilgili bir şekil vardır. Ancak beynin bu ‘gelecek simülasyonunu’
nasıl yaptığı henüz anlaşılmış değil. Beyin, dünyayla ilgili
öngörülerde nasıl bulunabiliyor? Bilim adamları hâlâ bunun yanıtını
arıyor. 4. ‘Duygu’ ne demek?
Beyin, sadece bilgi
biriktiren bir organ değil; aynı zamanda duygu, motivasyon, korku
ve umutları barındıran bir organ. Bütün bunlar bilinçaltında olan
şeyler aslında... Örneğin beynin duygularla ilgili bölümü
sinirli yüzlere, o yüzleri görmeden de tepki verebiliyor. Kültürler
arasında da temel duyguların dışa vurulması, aslında birbirine
benziyor...Duyguların beyinde nasıl işlediği üzerinde bilim
adamları hâlâ çalışıyorlar. Duygulara aslında bir çeşit
hesaplama ya da ‘ölçüm’ şekli gözüyle bakılabilir. Yani duygular,
aslında hızlı bir eylemi harekete geçiren bir ‘durum tespit
özetidir’. 5. Zekâ nedir? Zekâ farklı şekillerde
karşımıza çıkıyor. Ancak ‘biyolojik’ açıdan zekânın ne anlama
geldiği henüz bilinmiyor. Milyarlarca nöron, bilgiyi ‘harekete
geçirmek’ için nasıl birlikte çalışıyor? Gereksiz bilgi beyinden
nasıl siliniyor? İki kavram ‘birbirine uyunca’ ve böylece bir
soruna çözüm bulduğunuzda, beyinde neler oluyor? Zeki insanlar
bilgiyi beyinlerinde ‘hatırlaması kolay’, ayrı bir bölgede mi
muhafaza ediyorlar? Beyin fonksiyonlarının temel işleyişiyle ve
nöronlar arasındaki bağlantılarla ilgili, bilim adamlarının elinde
hâlâ çok az bilgi var. Ancak zekânın, beynin tek bir alanıyla değil,
pek çok bölgesiyle ilgili olduğu üzerinde duruluyor. İnsan beyninin
diğer canlılardan farkı hâlâ araştırılıyor.
6. Beyin,
‘zamanı’ nasıl algılıyor? Alkışladığınızda ya da parmağınızı
‘şıklattığınızda’ sesi mi daha önce duyarsınız, hareketi mi daha
önce görürsünüz? Her ne kadar duyma yeteneği, görme yeteneğinden
daha hızlı çalışsa da, parmakların görüntüsüyle, çıkarılan ses aynı
anda gerçekleşiyormuş hissi doğuyor. Yani beyin pek çok olayın aynı
anda gerçekleştiği ‘hissi’ yaratarak aslında bizi ‘kandırıyor’.
Beynin zamanla ‘oynadığını’ aslında çok kolay anlayabilirsiniz.
Aynanın karşısında sol gözünüze bakın. Daha sonra bakışınızı sağ
gözünüze kaydırın. Gözlerinizi diğer tarafa çevirmek bir zaman
alıyor elbette. Ancak siz gözlerinizin hareket ettiğini
görmüyorsunuz. Gözlerinizi kırpıştırdığınızda da aslında gözleriniz
çok kısa süreliğine de olsa karanlıkta kalıyor. Ancak bu karanlığı
da görmüyorsunuz. 7. Nasıl uyuyor ve rüya görüyoruz?
Zamanımızın üçte birini uyuyarak geçiriyoruz. Bebekler ise
zamanlarının üçte ikisini uykuda geçiriyor. Araştırmalara göre, az
uyumak sinir sisteminde bozukluğa yol açıyor. Araştırmalar, 10 gün
uyumayan farelerin, 10’uncu günün sonunda öldüklerini ortaya
koyuyor. Canlılar uyuduklarında beynin bir bölümü de uyuyor, ama
uykunun mekanizması, işleyişi hâlâ bilinmiyor. Uykuda nöronların
aşırı derecede hareket halinde oldukları biliniyor. Ayrıca önemli
bir sorunu çözmeden önce uyumanın, o sorunu çözebilmek açısından
yararlı olduğu da düşünülüyor. Düzenli uykunun, öğrenme kapasitesini
de artırdığı söyleniyor. Özetle, uyku sayesinde beyin bir şekilde
gerekli bilgileri depoluyor, gereksizleri ise ekarte edebiliyor.
8. Beynin ayrı ayrı olan sistemleri, birbirleriyle nasıl
bütünleşiyor? Gözle bakıldığında, aslında beynin her bölgesi
aynı görünüyor. Ancak aktivitelerini, işlevlerini ölçtüğümüzde, her
nöron bölgesinde farklı bilgilerin kayıtlı olduğunu görüyoruz.
Örneğin görme yeteneğini ilgilendiren bölgenin içindeki alanlarda
hareketler, yüzler, köşeler ve renklerle ilgili çeşit çeşit bilgiler
bulunuyor. Yetişkin bir insanın beynini, çeşitli ülkelerin bulunduğu
bir dünya haritasına benzetebiliriz. Beynin içinde koku, açlık,
acı, hedef koyma, sıcaklık, öngörü ve daha pek çok şeyle ilgili
‘beyin ağları’ var. Farklı işlevlerine rağmen bu sistemler
birbirleriyle bir şekilde bütünleşerek çok iyi bir işbirliğine
giriyorlar. Bunun nasıl gerçekleştiğine dair ise bilim adamlarının
hiçbir fikri yok. Ayrıca beynin, sistemlerini nasıl bu kadar hızlı
bir şekilde koordine ettiği de henüz anlaşılmış değil.
9. ‘Bilinç’ nedir? Modern bilimde, ‘bilinç’ çözülememiş olan
en önemli sırlardan biri. Bilinç, tek bir fenomen değil. Peki ne?
Bilinç, beyindeki hangi sistemlerle ilgili? Bilim adamlarının bu
konuda da hiçbir fikri yok...Şimdiye kadar yapılan araştırmalara
göre, bilinç konusunda, büyük bir ihtimalle yine bir grup aktif
nöron iletişim içinde. Bilincin altında yatan mekanizmanın
moleküllerle ya da hücrelerle ilgili olabileceği üzerinde de
duruluyor. Belki de mekanizma, bu sistemlerin etkileşimleriyle
oluşuyor. Bilim adamları bu sıralar bilincin, beynin hangi
bölgeleriyle ilgili olduğunu araştırıyorlar. Bunu keşfettikten
sonra, bu bölgelerin neden birbirleriyle iletişime geçtikleri
araştırılacak. Bilgisayara karşı beyin Beyindeki
elektrik akımlarının hızının, bilgisayarlardaki sinyal hızından 100
milyon kat daha fazla olduğunu biliyor muydunuz? Bir
insan, arkadaşını hemen tanırken, bir bilgisayarın bir yüzü tanıması
genellikle çok zor oluyor. Beynin pek çok işlemi aynı anda
yaptığını söyleyen bilim adamları, beynin bütün bölgelerinden gelen
bilgilerin tek bir bölgede birleşmediğini, ancak bu farklı
bölgelerin kendi aralarında güzel bir ‘işbirliğine’ girdiklerini ve
bir ağ, yani ‘network’ oluşturduklarını belirtiyorlar. Bizim de
dünyaya olan bakış açımız işte bu karmaşık network sayesinde
oluşuyor. (
Hürriyet:22.11.2007)
ALLAH KAİNATI NİÇİN YARATMISTIR?
Allah’u Teala
insanları sevdiği için yaratmıştır.Allah insanları seviyor
çünkü nefes alsın diye Oksijeni yarattı, içsin diye suyu, yesinler
diye bitkilere emretti , toprağı meyve sebzeye hayvanlara
bitkileri et, süt, yumurta, bala dönüştürmektedir.Bütün kainat
insanlara hizmet etsin diye yaratılıştır.Allah insanları
sevdiği için cenneti yaratmış ,cennete gidebilelim diye Allah
Kur’an’ı göndermiş , Kur’an’daki ibadetleri ( Allah’ın tüm
emirleri , ibadetleri , insanların yararına , hep insanlar için ,
tüm yasaklarıda insanların zararına olduğu için yasaklanan
haramlardır. ) yaparak , dünyada mutlu olmamızı , sonuçta cenneti
kazanmamızı istemistir.Güzel bir manzara resmini ressam neden yapar
? Çünkü hosuna gitmis , sevmistir. Önceden o resim yokken
sonradan yapılmış olur. Tıpkı bunun gibi Allah’ta evreni ve
insanları sevdigi için , güzellik için , önceden yokken , yoktan var
etmiş , dünyada insanlar , cenneti yaşasın diye ibadetleri (
insanlara yararlı olan şeyleri ) emretmiş , bu ibadetleri yapıp
dünyayı cennete çevirenlere ahirette cenneti vaad etmiştir.
Insana hizmet için evreni ( su
,agaç , hayvan , bitki...) yaratan Allah , dünyada huzur ,
barış içinde yaşaması için emir-yasaklar ( ibadeti
) insanlara bildirmiş , bunlar yapanlarada
cenneti vermistir.
Insan üç nedenle yaratılmıştır : Allah sevdigi için insanı
yarattı , insana hizmet etsin diye evreni yarattı , cennete
gidelim diyede , cennetin anahtarı olan Kur’an’ı
indirdi. Ibadet dünyayı cennete çevirir, ahirettede cenneti
garantiler...yaratılmasaydık , cennete gitme ihtimalimiz
olmazdı.
NOT :Agrı
,sızı , ateş , diş ve karın ağrısı ...Allah’ın insanlara verdiği bir
ceza degil , bir hediye , bir iyilik , bir lutüftur. Çünkü karın
ağrısı olmasa karnımızdaki hastalıktan haberimiz olmazdı ,
dişimiz ağrımasa , dişimizi kaybedebilirdik ve bizim haberimiz bile
olmazdı ...O ağrı , sızılar... bizim hastalıklara karşı alarm
sistemimizdir ve iyi ki onlar vardır.
O halde ağrı , sızı ...bir ceza değil , bir
mükafaat , bir hediye ‘dir.
|
| |