Karabasan, peri, ruh, hortlaktan... uzaylılar, reenkarnasyona uzanan, farkında olmasak ta,
var olan ve bizlerle, gerek iyilik ve daha çokta ( kafir cinlerce)
gerek kötülük yapmak amacıyla hayatımıza giren cinler, Allah’ın
Kur’an-da bizlere bildirdiğine göre dumansız alevden ( akıllı -
enerji alanı, ışınlardan yaratılmış (55-15), maddenin içine nüfuz
edebilme, içine girebilme özelliğine sahip (15-27) insanlar
yaratılmadan önce uzayda var olan ve yaşayan, tıpkı insanlar gibi
Allah’a ibadetle emrolunmuş (51-56) akıllı, iradeli, kadın, erkek,
çocukları olan, belli bir ömürleri, olan en büyük eğlenceleri,
insanların zayıf noktalarından istifade edip, onları kendilerine
tabii kılabilmek olan, eskiden koyun, keçi, kedi... şeklinde
insanlara görünürken, bilimin kutsal bir tanrı kabul edildiği
günümüzde, uzaylı, uçan daire... şekillerinde insanlarla irtibata
giren, reenkarnasyon- tenasuh- ruh göçü gibi sahte dirilme oyunları
ile insanları kandıran, büyülerde kullanılan... yaratıklar olan
cinler, insanların zıttı olma ( hayvanın zıttı bitki, insanın zıttı
cindir.) özelliğine sahip mahluklardır.
CİNLERİN VARLIĞININ İSPATI
Enerji aslında bir maddedir, madde
de enerji. Aralarındaki fark gelip geçicidir. Çeşitli şartlarda
madde enerjiye, enerjide maddeye dönüşebilir. Eğer madde, ışık
hızıyla seyretmeye başlarsa, o madde ışına, enerjiye dönüşür. Tersi,
eğer enerji yoğunlaşır, katılaşırsa ona “madde” deriz. Mesela bir
taşkömürünü yakarsak, o değişime uğrar ve ortaya ısı, ışık (enerji)
ve küller çıkar. Yani madde enerjiye dönüşebilir... Bilim adamları
şu an enerjiyi yoğunlaştırıp, onu madde haline getirmeye
çalışmaktadırlar.
İşte cinler belli dualarla, bu
işleri yapabilmektedirler. Yani akıllı ışınlardan oluşan yapılarını
Allah’ın izniyle, belli dualarla yoğunlaştırıp görünür hale
gelebilmek-tedirler.
Kuantum (Quantum) fizik
teorisine göre cisimler etrafa enerji yayarlar. Fakat yayılan bu
enerji akarsu gibi devamlı değil, kesik kesik dalgalar halindedir.
Bu dalgalar halinde yayılan enerji parçalarına kuantum
denir.
Özetle madde aslında enerjinin
yoğunlaşmış ( enerjide maddenin yayılmış ) halidir. Maddeyi meydana
getiren bu enerjide dalgalar halinde bulunduğuna göre dalgaların
meydana getirdiği bir alemde (ses, ışın, ... dalgaları) yaşıyoruz
demekten başka çare kalmaz.
Her madde dalgalar halinde yayılan
enerjinin yoğunlaşmış halidir, diye özetlenebilecek bu teorileri
temel aldığımızda, vücudundan geçen röntgen ışınların-dan habersiz
olan insanın, yapısı bu dalgalardan meydana geldiği açıklanan
yaratılmışları ( cinleri ) nasıl inkar edemayaceği ortaya
çıkar,
Cinler vardır. Peki (aynı dinden
olduğumuz Müslüman cinleri bir kenara bırakacak olursak ) Hıristiyan
- ateist ... cinlerden nasıl korunabiliriz ?
Görülmeyen ışınlardan oluşan, maddeye
nüfuz edebilen bu kafir cinlerden yine görülmeyen ama etkili bir
kalkan oluşturan belli dualarla ( onları okurken oluşan ses-zihin
dalgalarının oluşturacağı kalkanla) korunabiliriz. Bu dualar :
Euzü besmele ile ,
1- Muminun 97-98 : Rabbi euzu bike min hemezatiş
şeyatini ve euzü bike en yahdurun.
2- Nas - Felak sureleri
3- Ayet’el - Kursi suresi
4- Abdestli dolaşmak
Her hastalığın ilacı ayrı ayrıdır... Kafir cin
musallatına karşıda ilaç yukarıdaki dualardır. Özellikle uykuda
(karabasan), ruh çağırma, tenasüh (!) olaylarında ...
CİNLERİN YAŞLARI
Hız arttıkça zaman
yavaşlar... hız belirli bir noktaya ulaştığı zaman ise zaman durur.
Bir örnek verelim :
Bir taşıt uzaya yolculuk
yapmaktadır. Hızını, ışık hızının 20 000’de biri kadar kabul edelim.
Bu taşıt içindeki insan bir yıl süreyle dünyadan uzaklaşıyor. Bir
sene sonra bu araç geriye dönüp dünyaya yöneliyor. Dünyaya
döndüğünde kendisi için gidiş bir dönüş bir toplum iki sene geçer.
Fakat dünyadaki insanlar için tam iki asır geçmiş dünya üzerinde üç
nesil değişmiştir.
İşte bunun gibi yapıları gereği
madde ile kayıtlı olmadıkları için daima yüksek hız içinde
yaşayabilen cinler, normalde 70 sene civarı ömürleri varken
dünyadaki insanlarla kıyaslandığında 700 - 1000 sene
yaşayabilmektedirler.
CİNLERİN YAŞAMLARI
Cinlerde, insan gibi kadın erkek
iki cinsten oluşur. İnsanlar gibi evlenirler. Yer, içer, çocuk
sahibi olur savaşırlar. Ben dine inananı, inanmayanı... vardır.
Yaşarlar ve ölürler. Hortlak, hayalet, ruh çağırma, uzaylı, peri.
Uçan daire, tenasüh... gibi adlandırılan tüm görüntüler aslında
cindir. Fakat batılılar, cinleri bilmedikleri, değiştirilmiş
İncil’de, günümüz Hıristiyanlığında cin konusu ve onların
özelliklerinden bahsedilmediği için cinlerin göründüğü her surete
batılılar ayrı bir isim (uzaylı, uçan daire, ruh, peri, hayalet....)
vermektedirler. Halbuki bizler, cinleri bize tanıtılan yüce
Rabbimize hamd olsun ki onların bu oyunlarına gelmiyor ve onları
asıl hüviyetleri ve adları ile tanıyabiliyoruz.
CİNLER İNSANLARI NASIL ALDATIR
Cinler hipnotizma ve trans
esnasında, büyü için kullanıldıklarında, ruh(cin) çağırma
seanslarında, uzaylı kılığında insanla temasa geçtiklerinde...
insanlara musallat olabilirler. Bedenimizi beyin vasıtasıyla yöneten
ruhu, bedeni veya bir rahatsızlık esnasında ( loğusalık anında, çok
sinirli, öfkeli olduğumuz, aşırı duyarlı, hissi olduğumuz anlarda,
geceleri aşırı çıplak olduğumuz anlarda ...),beynin yönetiminden
uzaklaştırıp vücudun yönetim merkezini ( beyni ) ele geçirmesi ile
cin çarpması, cinin musallat olması gibi olaylar gerçekleşir. Cinler
insanları birkaç şekilde aldatabilir :
1- Müslümanı ( cahil, bilgisiz olanları) , İslami
gayeler görüntüsü altında , o kişinin İslam’a olan yakınlığını
istismar ederek kandırır.
Cinler cahil Müslümanlarla falanca
evliya, melek... zamanla da tanrı olarak irtibat kurarlar. O
Müslüman’a yakın gelecek hakkında yalan-yanlış bilgiler getirir,
olağanüstü rüyalar gösterir, bazı zor anlarda ona yardım ederler.
Çevresindeki insanların rüyalarına girer ve o saf Müslüman’ın
kendini veli, olağanüstü bir kişi zannetmesine sebep olurlar.
Hastaları tedavi ettirir, felçlileri yürütmeye başlatırlar. Böylece
o cahil Müslümanın çevresine insanlar toplamaya başlanır. Cahil
insan zamanla kendini gerçekten veli, olgun bir mürşit sayar ve bu
sayede bir cin bir insan vasıtasıyla binlerce insana hükmeder.
Türkiye’de İskender Erol Evrenesoğlu, Zühre Ana, Pakistan’da
Kadıyaniliğin kurucusu Mirza Gulam Ahmed Kadıyani...
gibi.
Cinler böyle durumlarda önce dini
emirleri insanlara uygulatır. Namaz, sadaka ... gibi. Sonra asıl
isteklerini, gayri İslami emirlerini Müslümanlara uygulatır.
İtikatları bozulan Müslümanların tenasühe inanmaları, kendini veli
zanneden saf müslümanın mesih, mehdi... zamanla tanrı olduğunun
çevresindeki insanlara tanıtılması gibi inançlar
yaygınlaştırılır.
2- Müslüman olmayanları hümanist, insancıl gayelerle
kandırır cinler.
Ruh çağırma, transla ruhlarla
irtibata girme esnasında görülen cinler, kendilerini başkalarının
ruhu, uzaylı, tanrı ... gibi göstererek insanları
kandırırlar.
Ruh Çağırma : Örnekle
açıklayalım: Tom farkında olmadan bir cinle yıllar geçirir. Sonra
Tom ( çoğun-lukla intihar ederek , öldürülerek... ) vefat eder. Cin
uzaya çıkar, dünyadan uzaklaşır. Aradan 200-500 sene geçer. Tomun
torunlardan Nike, dedesinin ruhu (!) ile irtibata girmek için bir
ruh çağırma seansı düzenlerler. Seans esnasında transa geçen
toplulukla uzaydaki cin arasında zihinsel bir irtibat kurulur
(telepati ) . Çin çağrıyı alır dünyaya döner ve kendisi için 10- 20
sene, dünyadakiler için geçen yüzyıllar öncesini anlatmaya başlar.
Hem de en ince detaylarına dek... Seanstakiler, gelenin Tom'un ruhu
olduğuna kesin inanmışlardır. Cin’de kendini dinleyecek cahil bir
grup bulmuştur. Oyun böylece başlar...
Tenasüh: Daniel evini
farkında olmadan bir cinle paylaşır. Zamanla Daniel anormal bir
şekilde, intihar, cinayet... ile ölür. Cin o anda dünyanın herhangi
bir tarafında yeni doğmuş bir bebeğe musallat olur. Duasız abdetsiz
bir ortamda çocuğun irade,beynini kolaylıkla ele geçirir cin. Çocuk
biraz büyüyüp konuşmaya başlayınca kendi içine Daniel’in ruhunun
girdiğini söylemeye başlar. Görmediği ev, kişi hakkında çok gizli,
sır gibi bilgileri ailesine anlatır ve bu bilgiler doğrudur da...
Konuşan çocuktur fakat konuşturan cindir. Bilgileri çocuk konuşur
ama cin anlattırır.
Dışarıdan bakınca , mantıklı
bir sonuç çıkarabilmek için çocuğun içine Daniel’in ruhunun
girdiğini kabul etmekten başka çare yoktur. Halbuki çocuğun içine
giren cindir ve tenasüh diye de bir şey yoktur.
Uzaylılar : Eskiden görülen
perili ev, konuşan hayvanlara... inanmayan, onları gördüğünü
söyleyen her insanla alay edenleri aldatıp, kendilerine tabi kılıp,
bu şekilde kendilerine inanmayanlarla eğlenip alay etmek isteyen
cinler uçan daire, uzaylı kılığında çevrelerine
görünürler.
Halbuki köyde
hayvan, şehir de uzaylı gibi görülen her iki şekil aslında aynıdır,
cindir.
Uzaylılar kılığında
görülen cinler, görünür hale geldiklerinde genellikle büyük, patlak
gözlü, boyları küçük kolları uzun... şekil de görünürler.
Büyü : Büyünün özü,
kökü cinlere dayanır. Bir kelime grubunun belli sayıda, yan yana
okunması ile meydana gelir .
İnsan beyninin devamlı
ürettiği elektromagnetik dalgalar belli kelimelerin tekrarı ile
adeta bir şifreyi oluştururlar. Bu şifre belli cinleri harekete
geçirir ve o şifreyi açan kişinin isteklerini yapmak durumunda
kalır...
Büyü vardır fakat
dinimizce haram kılınmıştır.
Özetle cinler ( camdan geçen
güneş ışınları gibi...) maddeye nüfuz edebilme özelliklerine
sahiptirler. Fakat her halükarda insanlar cinlerden üstündür. Gerek
zeka, gerek ( dua okuyarak cinlere) tesir etme yönünden . Yeter ki
cinlerden çekinmeyelim korkmayalım.
Korkulacak tek varlık, Yüce
yaratıcı, Ahiret gününün sahibi olan Allah’tır. Zaten Allah’tan,
sadece Allah’tan korkana ne cin , nede insan tesir etmez , onu
korkutamaz. Çünkü o insanın vekili, koruyucusu her şeyin üstünde.
Rab, İlâh, Malik, hafız ... olan Allah’ü Teala olur.
NOT :HZ. RESUL ,"MİKROPLARI" BİLİYOR İDİ !.BİR
HADİS-İ ŞERİF'LERİNDE :" TEZEK VE KEMİKLERLE TEMİZLENMEYİN, ÇÜNKÜ
ONLAR CİNLERİN AZIĞIDIR." (TİRMİZİ:14/18)
BUYURMUŞLARDIR.BİLİNDİĞİ GİBİ HAYVAN TEZEKLERİ VE KEMİKLER
MİKROORGANİZMALARIN ,MİKROPLARIN ÜREYİP ÇOĞALDIĞI YERLERDİR . HZ.
RESUL İNSANLARA SAKINMALARI GEREKEN MİKROPLARI , O DÖNEMDEKİ
İNSANLARIN SAKINDIĞI DİĞER BİR ŞEY İLE ;CİNLERLE AÇIKLAMIŞ VE
İNSANLARI MİKROPLARDAN UZAKLAŞTIRMAYI AMAÇLAMIŞTIR.DİĞER BİR HADİSTE
" ÇÖPLERİN CİNLERİN TOPLANTI YERİ OLDUĞU BİLDİRİLMİŞTİR...ÇÖPLERDE
BOL MİKTARDA NE OLDUĞUNU BELİRTMEYE GEREK YOK HERHALDE...!YİNE HZ.
RESUL :" TIRNAKLARIN UZATILMAMASI GEREKTİĞİNİ ,YOKSA
İÇLERİNE CİN GİRECEĞİNİ " BELİRTİR...BAKIMI ZOR UZUN TIRNAKLARIN
İÇLERİNE NE GİRECEĞİ MALUMDUR.
HZ. RESUL , ZATEN DEVAMLI
KAFİRLERCE ELEŞTİRİLEN " YALANCI, CİNLENMİŞ..." İFTİRALARINA MARUZ
KALMIŞ BİRİ İDİ.BİR DE GÖRÜNMEYEN , HASTALIK SEBEBİ KÜÇÜK
CANLILARDAN BAHSETSE - MEKKE'Lİ MÜŞRİKLER CİN'E İNANIYORLARDI -
İFTİRALARIN DOZU İYİCE ARTACAKTI.HZ. RESUL'DE BİLİNEN BİR DİĞER
KAVRAM - CİN - İLE İNSANLARI MİKROPLARDAN SAKINDIRMAYA ÇALIŞMIŞ VE
BAZI HADİSLERİNDE CİN KELİMESİNİ MECAZİ ANLAMDA, MİKROP ANLAMINDA
KULLANMIŞTIR!