İMAN:
Allah, melek, cin, ruh.... iman
AHLÂK:
Namus, temizlik, ahlâk, dürüstlük...
İBADET:
Namaz, zikir, tesettür....
KAMU
HUKUKU: Liyâkat,ehliyet,şûra,adalet...emir,faiz,içki, rüsvet....yasak
CEZA HUKUKU: Hırsızlık, zina,
iftira, içki....cezaları....
I
İslami emirler insanların dünya ahiret mutluluğunu,
Islâmiyet’in yasakları da dünya ve ahirette huzur ve rahata engel
olacak seylerin ortadan kaldirilmasini amaçlar. İslami emirler ve
yasaklar, dünya ve ahiret mutluluğu beş esasi korumaya yönelik
maddeler manzumesidir. İslam bu beş esasi (din, can, mal, akil,
nesil) korumakla hem dünya, hem ahiret mutlulğunu
amaçlar.
1-) DİNİN KORUNMASI
: İmanla ilgili ( Allah’a, meleklere,
kitaplara, peygamberlere, Ahiret gününe kula kul degil, tüm kullar
önünde, sadece Allah’a boyun eğmeyi, böylece tüm insanlari öncelikle
kul olmada eşit hale getirmeyi amaçlar. Kullar daha sonra kendi
aralarında, Allah’a karşı yakınlıkları ile birbirinden ayrilirlar.
Her kul peygamberi örnek alır. Kitaplar sayesinde, hayırlı fiilleri
ve uzak durmasi gereken fiilleri insan öğrenir. Ahiret günü, her
davranışın karşılığının alinacağının bilincine ulaşılmasını
hedefler. Melekler her an kötülükten uzak durmamiz için görünmez
şahitler gibidirler...Kadere iman kuruntudan,
endişeden uzak, tedbiri aldiktan sonraki tevekkülün rahatlığını
insana yaşatmayı amaçlar.
Her türlü ibadet ve
ahlaki emirlerin insanın hayatindaki olumlu etkileri yerli, yabanci
tüm araştırmacıların vardığı ortak sonuçlardir.
2-) CANIN KORUNMASI : Adam öldürmenin yasak olmasi, kısasın
amacı, kan davasının ve intiharın yasaklanması, bedeni - ruhi
tedaviye önem verilmesi, Islâm’da çocuk, kadın, bitki, hayvan ...
haklarının tek tek belirlenmesi, zimmilerin (Islam Devletinde
yaşayan gayri müslimlerin) haklarinin açiklanmasi... Hep canin
korunmasina yönelik konulardır.
3-) AKLIN KORUNMASI : Uyuşturucu, alkollü içki, sarhoşluk veren
maddelerin sigara, hurafe, zihni körelten tüm konuların...
yasaklanması aklı korumaya yönelik yasaklardır. Ayrıca islam " OKU "
'mayi, araştırmayı tesvik eder.
4-) NESLİN KORUNMASI
: Aile hayatının korunması, evliliği teşvik,
ahlaka verilen önem...zina,fuhuşun yasaklanması... neslin
korunmasını amaçlar.
5-) MALIN KORUNMASI : İslam sanat, ticaret, çiftçilik,
hayvancılığı... teşvik eder. Hırsı,kıskançlığı, hilekarlığı,
rüşveti, faizi, kumari, israfı. yasaklar. Amaç malın
korunmasıdır.İslam; seçim, istişare, işi ehline verme, ilme
verilen önem... dışında can, mal, namus, akıl, dine önem vermekle
tüm dünyevi ve ahlaki-uhrevi düşünce sistemlerinin
üstündedir.
İslâm’a göre
tüm kadınlar üçe ayrılır. Kadın bir müslüman erkeğin ya annesi, ya
eşi yada bacı-kiz kardeşidir. Yani eşi ve annesi dışında tüm
Müslüman kadınlar, bir Müslüman erkeğin (dini açıdan) kız
kardeşidir.
İslam
açısından “ademoğlu” dörde ayrılır :
Ya akraba,
ya komşu, ya Müslüman yada insandır. (İnsani vasfını
kaybetmiş,esfele safilin olan edaller hariç
...).
Kısaca, Hz.
Ali’nin dediği gibi insanlar ya fıtratta (tüm insanlar Hz. Adem’den
gelmiştir. ) yada dinde (tüm mü’minler kardeştir prensibi gereğince)
kardeştirler. İslam bir erkeği, zorda kalan bir kaıina en azından (
annesi ve eşi değilseler) kız kardeşi gözü ile bakıp yardım etmeye
çağırır. Bir “kulu”, zorda kalan diğerlerine yardım etmesi için
İslam ona şu çerçeve ile olaylara bakmasını emreder: O
senin ya akrabandır ya komşun ya dindaşın ( Müslüman kardeşin) yada
insan olma yönünden ( insanlık yönünden ) fitraten kardeşindir,
yeter ki insan olma vasfını, özelliklerini üzerinde barındırsın- o
insana yardim et.
NOT : Emir ve yasaklar
Allah rızası için yapılır .Maddi ve manevi faydalari Allah rızasının
peşinden zaten gelir . Aksine maddi menfaat için yapilan işte belli
maddi çikar elde edilir ama Allah rızası asla. Bunun sonucu da
ahirette hüsran olur.
NOT : Ülkemiz
Müslümanları dinimiz İslâmiyet’i her yönüyle yaşamamaktadır. Pek çok
yönüyle sorunlar içinde olan ülkemizin sistemini eksikte olsa
yaşanan bu İslamiyet ayakta tutmaktadır. PKK ya karşı İslam
kardeşliği formülü uygulanirken batidaki ahlaki ve ailevi çöküntünün
ülkemizde olmamasının sebebi bizdeki aile bağlarının sıkı olmasına (
İslâm’daki komşu hakkı, namusa verilen önem, yardımlaşma ve zekat...
) bağlanmaktadır. Ramazanda polisiye olayların büyük oranda
azaldığı da istatistiki bir
gerçektir.
İSLÂM ve DEMOKRASİ
İslam da idare
biçimi yoktur, idare ölçüleri vardır, hangi idare o ölçülere
ölçülere uyarsa ( ki o ölçü kuralların hepsi insanlığın yararına –
faydasınadır) o idare islami idare ,o devlet islami devlet olmus
olur.
Seçim
(Hz.Ebu Bekir'in seçimi....) özgürlük ( bes temel haktan biri
olan “din-vicdan özgürlügü –Mekke'nin , Istanbulun
fethi...,başkasının özgürlük sınırına kadar olan özgürlük) insan
hakları (can,mal, nama, akıl, din-vicdan (düşünce) emniyeti),
hukukun üstünlüğü (“Kızım Fatıma bile olsa onada ceza veririm”
diyen Hz Resul,insanlığa peygamber kızı bile olsa adam
kayırmacılığın olmadığı, hukukun üstün tutulduğu bir sisteme isaret
etmekdir) düsünce özgürlügü ("Dinde zorlama yoktur- Sizin yasam
tarzınız size, Bizim ki bize..." diyen kur'an ile , 1000 sene islam
hukuku ile -Selçuklu ve Osmanlılarda - yönetilen anadoluda hala
hristiyan, Yezidi , Zerdüst... varsa ; bunlar islamda var olan
düsünce özgürlügünün doğal sonuçlarıdır. Yoksa aynı topraklara 1000
sene hristiyan, sosyalist... bir iktidar hakim olsaydı sonuç aynımı
olurdu?) Bu kavramlar islama asla yabanci
degildir.......
Kısaca
demokrasi islamın ölçülerine uygun , islami sınırlar içinde olan bir
idare biçimidir. Fakat islam demokraside olmayan, demokrasiden daha
üstün özellik- kurallari de bünyesinde barındırır: Islamda
demokraside olmayan aklın, namusuna.....korunması ,islamda vardır
(islamda içki, zina ,genelev...yoktur,yasaktır.)Islam aklı namusu
malı (faizi yasaklayarak)koruyacak kurallar koyarak demokrasiye fark
atmış, demokrasi islama göre bir numara küçük duruma düsmüş
olmaktadır.
Temelde tüm insanlar için (
Müslüman , kafir, ateist...farketmez... ) 5 esasın korunması esastır
ve altı çizilmelidir ki AKLI koruma altına almayı hedefleyen baska
hiçbir sistem-rejim yoktur.Demokrasinin bir üst seviyesi
Islam’dir.
Çok özet bir anlatımla : İSLAMİ SİSTEM =
DEMOKRASİ + BES ESAS
İSLAM VE
CUMHURIYET
Müslümanlarin ilk devlet yöneticileri raşid halifeler cumhuri
yönetim seklinin baslangicini yapmislardir. Kur'an–i Kerim 'in
istisareyi( Sura ‘ yi ) emreden ayeti cumhuri yönetimin uygunluguna
isaret eder. Dört büyük halifeden ihtilalle basa gelmemislerdir.
Hiçbiri digerinin akrabasi degildir. Babadan ogula yönetim devir
teslimi söz konusu olmamistir. Hepsi de kendileri istemeksizin
halkin istek, hatta israri üzerine görev almislardir. Halife Hz.
Ömer'in, son anlarinda oglunu yerine tayin etmesi teklifleri üzerine
verdigi cevap meshurdur: – Bir evden bir kurban yeter! Sorumluluk
duygusunu gösteren saheser bir cevaptir bu. Devlet baskanligini
kendini kurban etmekle es tutan bir mesuliyet anlayisi...
Cumhuriyetle bagdasmayan baski ve dayatmalari protesto eden
dindarlari, cumhuriyet karsiti olarak göstermek yanlistir,
maksatlidir. Evet, dindar insanlar cumhuriyet düsmani olmazlar.
Hatta onlarin cumhuriyet anlayisi, yetmis sekiz yillik gibi kisa bir
geçmise degil belki bin dört yüz yillik gibi tarihi bir köke de
sahiptir. Ilk dört büyük halifenin icraati ve uygulamalarini bir
bakima cumhuri bir yönetim sekli olarak yorumlayan insanlari nasil
cumhuriyet karsiti olarak takdim edeceksiniz? Bunda haklilik payi
bulunabilir mi? Isterseniz asr–i saadetteki cumhuriyetçi
uygulamalardan bazi örnekler sunalim. Bakalim bugünkü anlayisa çok
mu ters düsecek, fazla mi yanlis görülecek! Yoksa bizim
hedefimizdeki cumhuriyet uygulamasi da budur; ama henüz varamamis,
aynina muktedir olamamisiz mi denecek?
Halife Hazret–i Ömer bir ara halka hitap ederken söyle bir istekte
bulunur: – Ey insanlar beni dinleyin ve itaat edin! Halktan biri
ayaga kalkar ve sert muhalefetini söyle ilan eder: – Seni dinlemiyor
ve itaat da etmiyoruz. Sirtindaki tam kat elbisenin hesabini
vermedikçe. Sunu ilave eder sözlerine: – Dagittigin kumastan bize
yarim kat elbise ancak olurken nasil oluyor da senin üzerinde tam
kat elbise görüyoruz? Halifenin buna cevabi sudur: – Oglum
Abdurrahman, bunun cevabini sen ver. Abdurrahman ayaga kalkar ve
söyle açiklar durumu: – Babama da sizin gibi yarim kat elbiselik
kumas düstü. Ancak yabanci elçilerin yanina çikiyor diye kendi
hissem olan kumasi da babama verdim. O yüzden bir kat elbiselik
kumas var babamin üzerinde. Itirazci adamin cevabi duyulur tekrar: –
Simdi dinliyor ve itaat ediyoruz. Buyur ne
buyuracaksan!
Siz söyleyin, cumhuriyet halkin yönetimden hesap sordugu bir rejimin
adi degil midir?? Bugün de böyle bir örnek görmeyi istemiyor muyuz?
Varirsak bu örnege varacak, aynini icra edecek degil miyiz? Hal
böyle iken kim dindarlari cumhuriyete karsi göstermeye
yeltenebilir?
Medine'de zeytinyagi sikintisi
çekilmektedir. Bu yüzden devlet baskani Hz. Ömer, disaridan
getirttigi zeytinyagini sehrin meydaninda halka bizzat nezaret
ederek dagitmaktadir. Bu sirada yakinlarindan biri yaklasip
halifenin kulagina bir seyler fisildar. Hiddetlenen halifenin
akrabasina cevabi herkesin duyacagi sertliktedir: – Sana düsen,
halktan biri gibi siraya girmek, siran gelince hisseni almaktir.
Halifenin yakinligina güvenerek herkesten öne geçemezsin. Benden
sonra gelecek yöneticilere, akrabalarini kayirdi seklinde kötü bir
örnegi veremem. Dur yerinde. Bekle sirani! Ve halifenin yakini
dogruca kuyruga girer; ancak sirasi gelince hissesini alir, bir
kayirma asla söz konusu olmaz.
Bugün bunlar çok mu kötü örnekler, fazla mi yanlis misaller?
Devletin imkanlarinin eline geçirenler mutlaka: – Devlet mali deniz,
yemeyen ise falan.. mi demeliler? Cumhuriyetin geregi hangisi?
Kimler kimleri cumhuriyet karsiti olarak göstermeye yelteniyorlar
desek yanlis mi olur?
( AHMET SAHIN ‘in 31.10.2001 tarihli
Zaman ‘daki yazısı)
SINIRSIZ ÖZGÜRLÜK OLUR MU ?
EMNİYETİN BİR İSTATİSTİĞİ
;
TRAFİK KAZALARININ
%61’İ
GENEL SUÇLARIN %85’İ
TECAVÜZLERİN % 50’Sİ
EŞİNİ DÖVENLERİN %70’İ
İŞE GİTMEYENLERİN
%60’I
CİNAYETLERİN %85’İ
ŞİDDET OLAYLARININ
%50’Sİ
GENEL TUTUKLAMALARIN
%50’Sİ
AKIL HASTANELERİNE YATANLARIN
%40’I İÇKİ YÜZÜNDEN OLMAKTADIR .
İNSAN NE KADAR EĞİTİMLİ OLURSA OLSUN , İNSANDA NEFİS , EGO ,ŞEHVET
...VARDIR.SARHOŞ BİR EĞİTİMLİ İNSANIN TAVIRLARI İLE CAHİL BİR
SARHOŞUN TAVIRLARI ARASINDA HİÇ BİR FARK YOKTUR.YANİ SARHOŞLUK
EĞİTİMİ SIFIRA İNDİRMEKTEDİR!NEFİS-EGO ASLA , TAMAMEN YOK
EDİLEMEZ.AVRUPA-ABD GİBİ ÜLKELERDE EŞİNİ DÖVME , CİNSEL SAPIKLIK
,İÇKİ ,ZİNA,UYUŞTURUCU GİBİ OLAYLARIN ORANI EĞİTİMLİ , PROF.,AVUKAT
,...GİBİ İNSANLAR İLE CAHİL İNSANLAR ARASINDA AYNI OLDUĞU
ARAŞTIRMALAR SONUCU ORTAYA ÇIKMIŞTIR.ÇÜNKÜ HER İKİ GRUPTA DA NEFİS ,
EGO VARDIR.TEK FARK NEFSİNİ EĞİTMEMİŞ BU GRUPLARIN BU OLAYLARI
YAPMADAKİ KALİTE FARKIDIR , ZENGİN KOKAİN İÇERKEN FAKİR BALİ
...ÇEKMEKTEDİR.
İNSANIN TANIMINI TAM VE DOĞRU
YAPMALIYIZ.İNSAN FİLOZOFLARA GÖRE “ KONUŞAN-DÜŞÜNEN HAYVAN.” ,
BİYOLOGLARA GÖRE “ OMURGALI MEMELİ HAYVAN.” ...TÜM BU TANIMLAR DOĞRU
TARAFLARI OLAN EKSİK TANIMLARDIR.İNSAN , “MELEKTE OLABİLME ,
HAYVANDAN DA AŞAĞI OLUP ŞEYTANLAŞABİLME YETENEĞİNE SAHİP AKILLI
CANLIDIR.” BU TANIMDAN HAREKET EDERSEK , İNSANIN MELEKÎ YÖNÜNÜN
ÖNÜNÜ AÇIP ŞEYTANÎ YÖNÜNÜN ÖNÜNÜ KAPATMAK GEREKLİDİR.BU İSE İYİLİĞİ
( AHLAKI ,TEMİZLİĞİ ,DÜRÜSTLÜĞÜ ,NAMUSU ...) TEŞVİK EDİP , KÖTÜLÜĞE
( AHLAKSIZLIK ,KADIN SÖMÜRÜSÜ ,İÇKİ ,KUMAR,FAİZE...) ENGEL OLMAKLA
MÜMKÜN OLABİLMEKTEDİR.
ÖZGÜRLÜK BAŞKASININ HAKKININ BAŞLADIĞI YERDE BİTER .O HALDE
ÖZGÜRLÜĞÜN DE BİR SINIRI VARDIR.YOKSA BAŞKASINI RAHATSIZ EDECEK
KADAR SESLİ MÜZİK DİNLEMEYE KİMSENİN HAKKI YOKTUR ....
TÜM
İNSANLAR EĞİTİLSE BİLE İÇKİ SERBEST İSE , KUMAR –FAİZ SERBEST İSE ,
FUHUŞ , KADIN SÖMÜRÜSÜ ...SERBEST İSE ; SARHOŞ , AÇ ,SAPIK
İNSANLARIN MADDİ EĞİTİMDEN GEÇMELERİ KÖTÜLÜĞE ASLA ENGEL OLMAZ.
SINIRLI
ENGELLEME VE İYİLİĞİN TEŞVİKİ İLE İDEAL TOPLUM OLUŞTURULABİLİR .
AKSİNİ SAVUNMAK İDEALİZMDEN DE ÖTE ÜTOPİK OLAN AMA ASLA REALİST
OLMAYAN BİR TEORİ İLE “ SINIRSIZ ÖZGÜRLÜK “ İLE SADECE ŞEYTANLAŞAN
İNSANLAR ELDE EDİLİR VE SATANİST , SAPIK , ALKOLİK ,UYUŞTURUCU
MÜBTELASI , HUZURSUZ VE TATMİNSİZ İNTİHARA VE AŞIRI EYLEMLERE
TEMAYÜLÜ OLAN BİR TOPLUM OLUŞUR.
İSLAM'A GÖRE
HÜRRİYET :KENDİNE DE , BAŞKALARINA DA
ZARAR VERMEDEN İSTEDİĞİNİ YAPMA ÖZGÜRLÜĞÜDÜR.YANİ İÇKİ,UYUŞTURUCU
HÜRRİYET KAPSAMINA GİRMEZ İSLAM'DA.KİMSE KENDİNE VE BAŞKASINA ZARAR
VERMEYİ İYİ OLARAK NİTELEMEZ HERHALDE..