|
|
|

SapIklIklarIn veya cInsel İŞtahsIzlIğIn temelI Türk toplumunun
eğItImsIzlIğI
mI?
Çözüm eğItIm mI, VE neyIn eğItImI
? Uzman görüşleri de,
meydana gelen olaylarda sapıklık veya cinsel alandaki
sapmalarda-doyumsuzlukta "eğitim,yaş veya gelişmişlik düzeyi "
tanımadığı ortadadır!Avrupa'daki eğitim seviyesi- gerek cinsel
gerek genel eğitim- bizden çok ileride ama sonuç nasıl acaba?
Tecavüz, sapıklık, ahlaksızlıkta sınır tanınmıyor. Batı
kültüründe:Çocuk tacizinde en fazla batılılar önde,sapıklıkta sınır
kalmadı; hayvanlarla sex, homo-lezbiyen-eş değiştirme...vs. Ya
normal cinsellikler nasıl:batıda -mesela İngiltere'de- anne olma
yaşı 13'kadar düştü - Tüm bunlarla ilgili haber ve kaynaklar
sitemizde bol bol mevcuttur!- Kısaca;
Cinsellikteki aşırılıklar (Tecavüz, sarkıntılık, doyumsuzluk,
sapıklıklar...!)eğitim, kültür, zenginlik, refahla...alakalı
değildir! Konunun çözümünün temelini "Ahlakî Eğitim" oluşturur!
Temel cinsel eğitim tabii ki inkar edilemez ama asıl ana gövde
ahlaki eğitimdir!Batıda da bu eksik olduğu için cinsellikte doyum
sınırı kalmamış, doyumsuzluk baş aktör haline gelmiştir! O nedenle
temel cinsel eğitimden yoksun olsa da toplumdaki ahlaki altyapı
insanları batıdaki sapıklıklardan daha az cinsel sapmalara
yönlendirmektedir! Özetle: "Bizdeki cinsel eğitimin tabu haline
getirilmesi" şeklinde başlayan cümlelerin içi koftur ve şunun altını
kalın çizgilerle çizmek gerekir: Cinsellik ahlaki sınırlar içinde
tutmazsanız cinselliğin- İslami literatür ile ifade edersek nefsin
isteklerinin- sınırı yoktur! Delili batı dünyası: erken yaşta
cinsellik ve buluğ yaşının gittikçe aşağı düşmesi, Çocuk tacizi,
eşcinsellik,dışkı yedirme,eş değiştirme,aile içi taciz-ensest-,
çocuk
anneler-İngiltere-...vs.


AvrupalI kadInlarIn dörtte bIrI şiddet
kurbanI
Avrupalı kadınların yüzde 20 ila 25’inin, hayatlarında en az bir kez
fiziksel şiddete maruz kaldığı anlaşıldı. STRASBOURG - Avrupa
Konseyinin, dünya kadınlar günü arifesinde yayınladığı araştırmaya
göre, Avrupalı kadınlar özellikle evde şiddet görüyor. Bir başka
önde gelen sebep de seks. 31 ülkede yapılan araştırma, kadınların
yüzde 10’undan fazlasının kaba kuvvetle birlikte cinsel şiddete
maruz kaldığını gösterdi. Kadınların yüzde 12 ila 15’i de, 16
yaşından sonra evde şiddete uğruyor.Araştırmaya göre, cinsel tacizi
de içeren “genel baskılar”, Avrupa ülkelerinde çok yaygın. Buna
göre, Avrupalı kadınların yüzde 45’i, hayatlarında bir
şekilde baskı görüyor.Araştırmada, şiddetin topluma çıkardığı
faturaya da ilk kez değiniliyor. Şiddete maruz kalan insanların
çektiği ıstırabın kolay ölçülebilir bir şey olmadığı belirtilen
araştırmaya göre, şiddet kurbanı kadınlar arsında alkol, sigara veya
uyuşturucu bağımlılığı riski artıyor. Bu kadınlar arasında intihar
eğilimi de yükseliyor.Araştırmaya göre, ayrıca evde şiddete tanık
olan çocukların ileriki yaşlarda şiddet uygulayıcısı olma ihtimali
de artıyor. Bu dolaylı etkilerinin yanı sıra şiddet olayları sağlık,
adalet ve sosyal yardım sistemine de fazladan yük
getiriyor.NTVMSNBC :
07 Mart 2007
Merkezi, İrlanda’nın başkenti Dublin’de bulunan Avrupa Yaşam ve
Çalışma Koşullarını İyileştirme Kurumu tarafından hazırlanan ”4’üncü
Avrupa Çalışma Koşulları Anketi” Şubat ayının son günlerinde
açıklandı. Türkiye dahil 31 Avrupa ülkesinde 2005 yılının Eylül ve
Kasım aylarında gerçekleştirilen ankette 30 bin işçiye sorular
yöneltildi... Kadınlar en çok Çek Cumhuriyeti'nde yüzde 10,
Norveç'te yüzde 7, Türkiye ve Hırvatistan'da yüzde 6, Danimarka,
İsveç, Litvanya ve İngiltere'de yüzde 5 oranlarında bu olaylardan
etkilenmektedirler. Olgu bazı güney Avrupa ülkelerinde güçlükle
rapor edilebilmiştir. Anketle ilgili raporda AB'ye ilk üye olan 15
ülkede (AB15) geçen 10 yılda işyerinde iş arkadaşlarından ya da
dışarıdan karşılaşılan Şiddette yüzde 4'ten yüzde 6'ya bir artış
olduğu belirtildi...Ankette yer alan bir grafiğe göre, Avrupa'da
15-29 yaşları arasında iŞyerlerinde cinsel tacize uğrayan kadınların
oranı yüzde 5.5'e ulaŞıyor. 30-49 yaŞ kadınların tacize uğram oranı
yüzde 2.9. Türkiye dahil Avrupa işyerlerinde tacize uğrayan 50
yaşından büyük kadınların oranı ise yüzde 1'in altında.21 Ocak 2008
Avrupalı şirketler kadın yönetici istemiyor
European Professional Women's Network ile
danışmanlık şirketi Mercer'in yaptığı bir araştırmaya göre, Avrupa
ülkelerinde şirketlerin üst düzey kadrolarında yer alan kadınların
sayısı çok düşük. Avrupa'nın en büyük 300 şirketinde yönetim kurulu
sandalyesinde oturan kadınların oranı sadece yüzde 8,5. Araştırmaya
göre, Avrupa'da kadının iş dünyasındaki konumu açısından bölgeler
arasında da büyük uçurumlar var...Yönetim kurullarında kadın üyeye
hiç yer vermeyen ülkeler Lüksemburg ile Portekiz. Araştırmada şirket
patronlarının kadınların insan kaynakları ya da pazarlama
gibi işlevsel görevlerde başarılı olduğuna inandığı belirtilerek,
kadınlara şirketi farklı bir yönetim kalıbına sokma konusunda
güvenilmediği vurgulandı. 15.12.2007

En iyi saklanan sır: İşyerinde
taciz İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ)
İşletme Fakültesi Hukuk Anabilim Dalı öğretim üyesi Yard. Doç. Dr.
Kadriye Bakırcı’nın, “İşyerinde Cinsel Taciz” adlı kitabında,
“modern zamanların en iyi sırrı” olarak nitelendirilen
işyerinde cinsel tacizin, “Türkiye’de de yaygın olduğu ancak
mağdurların suskun kaldığı” belirtildi.Mağdurlar neden
susuyor? Taciz mağdurlarının neden sustuğunun da irdelendiği
kitapta, şöyle denildi: “Tacize uğrayan kadınların suskun kalmasının
nedenlerinden bazıları dışlanma, itibar kaybetme, kendisinin ve özel
yaşamının dedikoduların odağı haline gelmesi, sorun çıkaran biri
olarak damgalanma... Ayrıca aşırı iş yükleme veya az iş verme,
hakkında asılsız dedikodular yayma, siciline olumsuz
değerlendirmeler yazma, başka işe, yere veya bölüme transfer yapma,
aile ve arkadaş çevresinden destek görmeme, olayın duyulması halinde
başka işverenler tarafından işe alınmama ve inanılmama korkusu yer
alıyor.” 06.12.2004

İşyerinde taciz kadınların kabusu
Mağdurlarının genellikle kadınlar olduğu
"işyerinde cinsel taciz", Türkiye'de de son derece yaygın ve ciddi
bir sorun olarak ortaya çıkıyor.Uzmanlara göre, cinsel taciz ve
bunun da özelinde "iş yerinde cinsel taciz", ilgili çalışanın
kendisini tehdit edilmiş, aşağılanmış, korunmaya muhtaç duruma
düşürülmüş veya tacize uğramış hissetmesine yol açıyor. Çalışanın
performansını etkileyen, iş güvencesinin temelini zayıflatan veya iş
ortamını bozan cinsel taciz, çoğu kez güç gösterisine dönüşebiliyor.
Ayrıca, bir başka çalışanı yıldırmayı, korkutmayı veya aşağılamayı
da amaçlıyor.Cinsel tacizin kurbanları ağırlıklı olarak kadınlar.
Cinsel taciz, yaşları, medeni durumu, fiziki görünüşü, geçmişi veya
mesleki konumu önemli olmaksızın, bütün kadınları etkiliyor.
İncelemelere göre, yüksek risk taşıyan gruplar, 30 yaşın altında ve
bekar, genç kadınlar, eşini kaybetmiş, boşanmış veya ayrı yaşayan
kadınlar, özellikle bakımıyla yükümlü olduğu yakınları
bulunanlar.16.05.2004
Kadınlar AB'de de mutsuz
Kadın-erkek
eşitsizliği Türkiye kadar AB ülkelerinin de sorunu. Kadının
toplumsal alandaki yerinin tartışıldığı bir sempozyumda konuşan
Avrupa Kadın Lobisi Başkanı Lydia la Riviere Zijdel, Avrupa'da da
pek çok kadının şiddet ve cinsel suistimale maruz kaldığını
söyledi... Avrupa Birliği'ne
bağlı ülkelerde halen birçok kadının ya şiddete maruz kaldığını, ya
da bu korkuyla yaşadığını anlatan Zijdel, "Birçok kadın için
şiddet günlük bir olgu. Bu nedenle kadınlara uygulanan şiddet,
onların güçlenmesi ve kadınların insan hakları alanında tam başarı
elde etmesinin önünde bir engel. Avrupa'da her hafta bir kadın
kocası tarafından öldürülüyor. Ev içinde yaşanan şiddet, dünyanın
tüm ülkelerinde yaşanıyor. Bu durum kadın ve erkek arasında bir
eşitsizlik yaratma girişimi. Bütün hükümetler kadın ve erkek
arasındaki ayrımı ortadan kaldırmak için çalışmalı ve her iki tarafa
da eşit hak ve özgürlükler vermeli" dedi. Avrupa'da kadınlara
uygulanan cinsel suistimalin büyük bir sorun olduğunu vurgulayan
Zijdel, küreselleşmenin bir sonucu olarak kadın cinselliğin bir
ticaret aracı haline geldiğini dile getirdi. Avrupa Kadın
Lobisi'nin fahişelik konusunda güçlü bir vizyona sahip olduğunu
ifade eden Zijdel, "Fahişeliği kadına yönelik bir şiddet olarak
görüyoruz. Kadınların yaşam standardındaki düşüklük ve kadın erkek
ayrımı onları fahişelik gibi şiddet ve suistimal unsuruna maruz
bırakıyor. ( SABAH : 15-09-2004
)


Bizim reklam denetim kurulu ise benzer reklamları savundu.Bakanı
eleştirdi...!
 
Bu sapık
bir
"Mühendis"
Bu orospu bir
"İngilizce
öğretmeni"

Batılı, özgür, çağdaş, ... ve Kariyer sahibi, Ama sapık
!
ÜRPERTEN SAPIKLIK
Almanya'da çocuk pornosuna karşı tarihin en büyük operasyonu
yapıldı. 1.500 polis aynı anda 500 ayrı eve baskın yaptı. 26 bin
sapık içinde öğretmenlerin de bulunması bomba etkisi yarattı.Alman
polisi internet tarihinin en büyük çocuk pornosu şebekesini
çökertti.Toplam 1.500 polisin katıldığı "Avcı" kod adlı operasyonla
500 ayrı eve baskın yapan Alman güvenlik güçleri, akıllara durgunluk
veren bir yeraltı organizasyonunu açığa çıkardı. Yapılan açıklamada,
Amerika'dan Avustralya'ya kadar 166 ülkede faaliyet gösteren 26 bin
500 sapığın kimlik bilgilerinin ele geçirildiği
belirtildi.Rahipler-polisler bile sapık :Alman emniyetinden yapılan
açıklamada, aralarında rahipler, öğretmenler, hatta polislerin bile
bulunduğu şebekenin, internet üzerinde 38 ayrı "çocuk pornosu grubu"
oluşturdukları ve resim ile videoları bu gruplar üzerinden
yaydıkları vurgulandı. Operasyonun en üzücü tarafı ise çocuk
pornosundan para kazananlar arasında çocuklarla ilgili işlerde
gönüllü olarak çalışanların da bulunmasıydı. Sapıklardan birinin
bilgisayarında 4 aylık bir bebeğin bile pornografik amaçlı resmi
bulundu.Sadece ABD'de de son 2 ay içinde çocuk pornosundan bin
kişinin gözaltına alındığı açıklandı.( Vatan gazetesi : 28.09.2003)
ÇAĞDAŞ
ÜNİVERSİTE'DEN BİR ALINTI :" ...Boğaziçi Üniversitesinde okuyanlar
bilir.Öğrenci işleri müdürümüz vardı, Metin B....Güzel kızlara
düşkündü . Bizlerde krediye ihtiyacımız olunca,ders bırakmak-ilave
etmek istersek " File çorap çeker , hafif dekolte yapar ,
ayakkabıları da geçirdiğimiz gibi alırdık soluğu Metin Hoca'da.Biraz
da flörtöz konuştunuz mu işiniz halloldu demekti..."(Sabah : 04.10.2003 )
NAMUS
KELİMESİNİN KANUNLARDAN ÇIKARILMASINI İSTEYEN ÇAĞDAŞ (...) KADINLARA
DUYURULUR : Batman'da fakir bir ailenin 12 ve 13 yaşındaki iki kız
çocuğunun 3 yıldır binlerce erkeğe satması...( 04.10.2003
tarihli gazeteler ) Mardin'de 64'ü rütbeli 341'i er toplam 405 asker
için tecavüz davası açıldı... ( Hürriyet :
04.10.2003) Ahlak ve Namus
olmadan toplum ancak hayvanlaşır !

BİZDEKİ BATICI PEZEVENK VE FAHİŞELERE DUYURULUR
ABD ,sex bataklığına sürüklenebilecek
gençleri evlilik öncesi ilişkiden korumak için yılda 117.000.000 $
harcıyor , önümüzdeki yıl bu para 135.000.000$2a
yükseltilecek ( Vatan
Gazetesi : 09.09.2003) : DSP-MHP-ANAP KOALİSYONUNDA SAĞLIK BAKANI
OSMAN DURMUŞ'A GELEN HEMŞİRELER BİRLİĞİ BAŞKANI KADIN " EVLİLİK
ÖNCESİ KIZLARIN CİNSEL DENEYİM KAZANMALARI (!) GEREKTİĞİNİ İLERİ
SÜRMÜŞTÜ ...!

Çocuk Vakfı, 20 Kasım 2001 tarihinde bütün dünyada kutlanacak olan
Dünya Çocuk Hakları Günü nedeni ile
RİSK ALTINDAKİ DÜNYA ÇOCUKLARI RAPORU hazırladı :
... Afrika'da çocuklara yönelik seks
turizminde artış var. Seks turizmi açısından Senegal en önemli
merkez. Onu Gambiya, Togo, Benin izliyor. Çocuk pornografisinde de
artış gözleniyor. Diğer merkezlerin aksine Gambiya'ya gelenler
Avrupalı kadınlar ve onlar da erkek çocuklarla ilişki kurmak için
burayı tercih ediyorlar. Güney Afrika'da Angola, Mozambik, Kenya
gibi ülkelerden getirilen 38 bin çocuk seks pazarında
kullanılıyor.Afrika'da çocuğun kaçırılarak ticarî cinsel istismara
maruz bırakılmasını önlemeye yönelik hukukî engellemeler ise yeterli
değil. Belirtildiğine göre Asya-Pasifik ülkelerinden Nepal'den
Hindistan'a her yıl 150 bin kadın ve kız çocuğu kaçırılıyor.
Kamboçya seks turizminin merkezlerinden biri. Sadece Çin'de çeyrek
milyon kadın ve kız kaçırılıyor. Yeni Zelanda'da 11 yaşında seks
pazarında kız çocuklarına rastlanıyor. Polis raporlarına göre
yakalananların %44'ü 14 yaşının altında. Avustralya'da da çocuk
pornografisi artış göstermiş. Çin ve Tayland'da bu işi meslek haline
getirmiş mafyaların varlığından sözediliyor. Hindistan ve Pakistan
insan kaçıranlar için hem bir merkez hem de Bangladeş, Sri Lanka,
Nepal ve Afganistan gibi ülkelerden kaçırılanlar için kullanılan
transit bir yol olarak ifade ediliyor. Taylandlı Rin daha 9
yaşındayken annesi tarafından seks pazarına alıştırılmış. Bu
bölgeden kaçırılan çocukların bir kısmı seks pazarının bir parçası
oluyorlar. Pek çok çocuk organ nakli için kaçırılırken bazı çocuklar
ucuz işçi olarak da kullanılıyorlar. Zayıf sınır güvenliği ve hukukî
düzenlemelerdeki eksikler bu sorunla mücadeleyi güçleştiriyor.
Latin Amerika'da bazı çocuklar aileleri tarafından seks pazarına
zorlanırken bazıları da daha iyi yaşam şartlarına kavuşmak ümidiyle
gittiği büyük şehirlerde ya aç kaldığı için ya da refah seviyesi
yüksek bir yaşamı sürdürmek için fahişelik yapıyor.Guatemala'da
çocuklardaki AIDS oranında artış var. El Salvador Limanı, çeşitli
ülkelerden buraya gelenlerin çocukların seks pazarına sürüldüğü bir
merkez. Bu ülkede erkek çocukların da pazarlandığı söyleniyor.
Nikaragua ve Honduras'tan kaçırılan çocuklar genellikle Guatemala'ya
getiriliyorlar. Diğer ülkelerin aksine Meksika'da çocuklara yönelik
cinsel sömürünün faillerinin devletin kendi vatandaşları olduğu
söyleniyor. İddialar bu ülkede 16 bin çocuğun cinsel istismara maruz
kaldığı yönünde. Bu ülkede çocukların gece kulüplerinde de
çalıştırıldığı belirtiliyor.Kosta Rika'da seks turizminin
müşterilerinin genellikle Amerikalı, Kanadalı, Japon ve İtalyan
olduğu iddia ediliyor. Yakalananların çoğu gelişmiş ülke
vatandaşları.Çocuk kurultayında sunulan bir rapor ülkemizde
‘fahişeliğin’ yaşının 15’e kadar düştüğünü gösterdi. Sadece
İstanbul’da 500 çocuk ‘seks işçisi’ olduğu açıklandı ... Dünyada 3
milyonun üzerinde çocuk fahişe olduğu tahmin ediliyor. Bu alanda
Asya ülkeleri başı çekerken onu Latin Amerika ve Afrika izliyor.
Yine bir başka gerçek de her yıl Avrupa ülkelerine Uzak Asya’dan
çocuk fahişelerin gönderildiği iddiaları... Raporda çocukların ‘seks
işçisi’ olarak pazarlandığı yerler de sayılıyor. Barlar, masaj
salonları, özel evler ve bazı otel, motel gibi konaklama yerleri
başlıca cinsel sömürü mekanları. Rapora göre, çocuk
fahişeliğin artmasında parçalanmış aileler büyük bir rol oynuyor
.
NOT:ABD 'de günde 1900
kadına tecavüz ediliyor (Amerikan tecavüz merkezi), her 23 dakikada
bir cinayet , her 49 saniyede bir saldırı gerçekleşiyor. ABD'de
kadın nüfusunun %50' si kocasından veya bir erkekten dayak yiyor.
(5.8.90 :milliyet)

BATIDA SOSYAL DEPREM .AVRUPA’DA
EVLİLİK DIŞI ÇOCUK SAYISI:DANİMARKA % 48,İNGİLTERE 5 30 , ALMANYA %
18 , FRANSA % 14’TÜR… . İSPANYA’DA İLKOKUL 4 VE 5. SINIF ÇAĞINDA 80
BİN KIZ ÇOCUĞU HAMİLE BIRAKILMIŞTIR . BOŞANMA ORANI
RUSYA’DA % 33, İNGİLTERE2DE % 32 ,FRANSA’DA % 19’DUR .ANNE BABASI
İLE BERABER YAŞAYAN AİLE SAYISI DEVLETİN SAĞLADIĞI EKONOMİK
TEŞVİKLERE, VERDİĞİ ÖZEL İZİNLERE RAĞMEN AVRUPA’DA % 8
‘DİR. .ZAMANIN BAŞKANI CLİNKTON’UN 15 DANIŞMANI
EŞCİNSELDİR.ABD’DE 20 MİLYON EŞCİNSEL VARDIR. BU DA NÜFUSUN
% 10’UDURBU ORAN YUNANİSTANDA % 17 ‘DİR YANİ ALTIDA
BİRDİR. AİLESİ İLE İLGİLENMEYEN AVRUPA HALKI ŞU AN KEDİ
KÖPEK BESLEMEYE ADETA MAHKUM OLMUŞLARDIR
!
Not: Amerika'da her 90 saniyede bir
kadın tecavüze uğruyor. (Us Department of Justice 2000 verilerine
göre) 2003 yılı İngiltere Suç Araştırması verilerinde 754 bin kadın
en az bir kere tecavüze uğramış bulunuyordu ve İngiltere'de her
gün 167 kadının tecavüze uğradığı belgelenmiş durumdaydı.
Rakamlar geçen birkaç yıl içinde eksilmedi, daha da arttı. ( Zaman:16.04.08)
SEVGİLİM OLUR MUSUN?
Sinema hayatın ekrana yansımış halidir, tanımından hareket
edersek; Saat :16.15, e2 adlı
TV'de bir dizi - 07.05.08-: Adam kadına yaklaşıyor ve titrek ses
tonu ile sorar: " Sevgilim olur musun?"...Bu ne demek :" Bir kaç ay
seni kullanacağım sonra başka bir sürtüğe yanaşacağım, seni
kullanılmış mendil gibi atacağım..." Peki bir kadın bir kaç erkeğin
böyle orta malı olup, yaşı 35'e dayanınca ne olacak...35 yaşındaki
erkekler lolitalara yönelirken, kullanılan kadınlar artık teklif
alacakları erkekte bulamayacaklardır...Yani sistem kadınların
vücutlarının sömürülüp atılmaları üzerine kurulmuştur!Anlayana..veya
bizzat yaşayana dek...!Bir gecelik kadınların aranıp kullanıldığı
barlar konusuna hiç giriş yapmıyoruz.Oraları zaten çağdaş-beleş
pezevenk ve sürtük buluşma noktaları
olmuştur!... EY HANIMLAR...GÖRÜN
SİZE KURULAN CANAVARCA TUZAĞI VE UYANIN!!!

Ayıp yorgan altından çıktı Bir
zamanlar 'yatak altına' gizlenen, hatta insanları utandıran "porno"
artık günlük yaşamın göz önünde yaşanan sıradan bir parçası haline
geldi. Özellikle de görselliğin ön plana çıktığı işlerde cinsellik
prim yapıyor. Doğal olarak bunu kullanan insanların sayısı da
giderek artıyor.(Hürriyet :04/06/2007) AMA OKULDA BİR KAÇ KIZ DEPODA NAMAZ
KILINCA İRTİCA OLUR..PORNO'YA SERBEST IKI KIZIN NAMAZI YASAK!-
MURACAAT: ISLAM VE MEDYA BASLIKLI
YAZI

Şenay Akay'dan inanılmaz itiraf! Anadan doğma soyup
inceliyorlar Uygulama ne mi?
...modacıların defilelerine çıkmak isteyen mankenler,
cast görüşmelerinde çırıpçıplak soyuluyor. Modacı, elbiselerini taşıyacak kişileri
seçerken anadan üryan kalan mankenlerin vücutlarını böyle
inceliyor.Şenay Akay'ın anlattığına göre bunu yapan
sadece modacılar değil. Aynı şekilde fotoğrafçılar ile moda sektöründeki
benzer işleri yapanlarda mankenleri çırılçıplak soyup,
inceliyor.ÇIPLAK İNCELEMENİN NEDENİ?
Çırıpçıplak incelenmeyi doğal sayan Şenay
Akay, bu uygulamanın gerekli olduğunu savunuyor...KULİSTE DE ANADAN ÜRYAN! Yine öğreniyoruz
ki mankenler için bu uygulama gayet doğal. Dahası hiç biri
rahatsızlık duyulmuyor. Çünkü aynı şekilde, erkek mankenlerin de olduğu kuliste anadan
üryan soyunuyorlar.Şenay Akay anlatmaya devam ediyor;
"Benim çalıştığım kişiler son derece profesyonel insanlardı.
Ben hiç bir zaman bana et gözüyle bakıldığını görmedim. Ben mankenim
ama elbisemle bana bakın diyemezsiniz. Kuliste de anadan üryan kalıyorsunuz
giyinip soyunurken. Erkek mankenler de var. Ama orada
herkes işini yapıyor. Profesyonel bir gözle bakıyor. Sonuçta ben
sokakta çıplak dolaşmıyorum, işimi yapıyorum. (Genelevde
çalışanlarda dışarıdan çıplak dolaşmıyor..Ama önemli olan yapılan
mesleğin (!) ahlak ile ilişkisi veya ahlaksızlıkla
bağlantısı!) 6 Temmuz
2007
  
Fuhuş ve sonu
! |
 |
GENÇ KIZLAR OKUYUN!!!
Cani anneden şok itiraflar 10 günlük bebeğini boğan sonra da
cesedini barbeküde yakan anne: Balkondan yanık et kokusu
geldi, baktım bebek barbeküdeydi 10 günlük
bebeklerini önce boğup sonra da cesedini barbeküde yakan
üniversiteli çiftin polise verdikleri ifadeler dudak
uçuklattı. Cani anne, “Bebeğini cesedini valizle İstanbul’dan
Kırklareli’ne götürdük. Mesut cesedi barbeküye koymuş, daha
çabuk yansın diye üzerine benzin döküyordu”
dedi.Kırklareli’de üniversite okurken evlilik dışı ilişki
sonucu doğan 10 günlük bebeklerini boğup öldürdükten sonra
cesedini barbeküde yakan ve küllerini de evlerinin bahçesine
savuran Mesut Başaran ile Aslı Kuran, 3 yıl sonra polise gelen
bir ihbar sonucu yakalanıp, cezaevine konuldu.
İfadelerinde işledikleri vahşeti bütün ayrıntılarıyla anlatan
Başaran ile Kuran, polisi bile dehşete düşürdü.Çocuğu
öldürüp ilişkiyi bitirdim:Bebek katili olma sürecinin
nasıl işlediğini soğukkanlılıkla anlatan Mesut Başaran,
“Üniversite’de okurken Aslı ile tanıştım. Kaçamak ilişki
sonucu Aslı hamile kaldı ve 2004 yılında doğum yaptı.
Ailelerimiz ‘evlenin’ dedi ve biz de aramızda nişanlandık. Ama
ortada bir bebek olduğu halde, Aslı ile evlenmeyi bir türlü
kabullenemedim.Birlikte olduğumuzda bakire değildi. Kendime
böyle bir kadını eş olarak alamayacağıma karar verdim.Ben
de bebeği öldürüp ilişkiyi bitirmeye karar verdim” dedi. Bebek
benim istediğimi yaparım! :Üniversİte bittikten sonra
İstanbul’a yerleşip burada kendisine yeni bir hayat
kuran ve yedi ay önce de başka biriyle evlenen Aslı
Kuran da, korkunç cinayeti nasıl işlediklerini en ince
detayına kadar anlattı. Yakalandıktan sonra polisteki ilk
sorgusunda, “Bebek benim, istediğimi yaparım” diye
bağıran ve bütün soruları yanıtsız bırakan Aslı Kuran, daha
sonra her şeyi itiraf etti. Soğuk kanlılığıyla
kendisini sorgulayan polisin kanını donduran genç kadın,
şunları söyledi:Siirt’e gidip gizlice doğurdum.“Benimle
evlenmek istemeyen Mesut Başaran’dan hamile kaldım. Bebeği
aldırmakta gecikince durumu Mesut’a bildirdim.O da beni doğuma
yakın bir zamanda Siirt’teki bir arkadaşının yanına yolladı.
Mesut’un arkadaşı hastanenin laboratuvar bölümünde çalıştığı
için bana yardımcı oldu. Buradaki hastanede gizli doğum
yaptım. Doğurduğum erkek bebekle birlikte Siirt’ten İstanbul’a
döndüm. Mesut Başaran bebeği gördü ve bir kaç gün sonra da
bebeği öldüreceğini söyledi. Ailelerimiz evlenmemizi
beklerken, Mesut planlar yapmaya başladı” Küllerini bahçeye
savurduk!“BİR gece ansızın Sefaköy’deki arkadaşımıza
oturmaya gittik. Bebek de yanımızdaydı. Benden 10 günlük adı
bile konmamış oğlumuzu alıp üst kata çıktı. Daha sonra
yanımıza geldi ve birlikte o evden ayrıldık. Meğer bebeği üst
katta boğarak öldürmüş. Evden çıktıktan sonra bebeğin cesedini
bir valize koyup Kırklareli’ye, okul döneminde öğrenci evi
olarak kiraladığım eve gittik. Burada ben telefonla konuşurken
Mesut da aldığı içkileri içiyordu. Bir ara balkondan
yanık et kokusu gelmeye başladı. Bakmak için gittiğimde
Mesut, barbekünün içine bebeğin cesedini koymuş, ceset alevler
içinde yanıyordu. Daha çabuk yansın diye üzerine benzin döktü.
Kısa bir süre sonra bebekten geriye küller kaldı. Külleri alıp
bahçeye attık. Biz de birkaç gün sonra o evden
ayrıldık.”Ailemize ‘Surların dibine bıraktık’ dedik.Aslı
Kuran ile Mesut Başaran, bebeklerinin küllerini bahçeye
savurduktan bir kaç gün sonra Kırklareli’den ayrılıp,
İstanbul’a geldiler. Başaran, yolda Aslı Kuran’a,
“Ailelerimize bebeği Topkapı’da surların dibine bıraktığımızı
ve ilişkimizin bittiğini söyleyeceğiz” dedi. Başaran ayrıca,
“Başka türlü bir şey ağzından çıkarsa seni öldürürüm” diye de
tehditte bulundu. Ve konu bu şekilde kapandı.Aslı yedi ay
önce başkasıyla evlendi.Aslı Kuran, okulu bitirip
İstanbul’da iş yaşamına atıldı. Özel bir şirkette kalite
kontrol müdürü olarak çalışmaya başlayan ve bir daha da Mesut
Başaran’la görüşmeyen Aslı, yedi ay önce başka biriyle
evlendi.Mesut Başaran da bu yıl okulu bitirmeye karar
vermişti. Okulda son derslerini vermeye çalışırken bir anda
karşısında polisleri bulunca şok geçirdi. Polis, üç yıl sonra
gelen bir ihbar mektubu üzerine önce Mesut Başaran’ı ardından
da suç ortağı Aslı Kuran’ı gözaltına aldı.( Vatan:09.07.2007)
EVET! CİNSEL ZEVKLERİ İÇİN KULLANDIĞI KADINLA "
BAKİRE DEĞİL " DİYE EVLENMİYOR! ULAN İT SEN "BAKİRE" MİSİN
Kİ!!? YA SONRASI...!! EVET KIZLAR , NAMUS GİDERSE DEVAMI
ÇOK KÖTÜ..! ERKEKLER ,SİZ DE ERKEK
OLUN.

 |
  
Düşük bel giyene
hapis ABD'de düşük belli pantolon
giymek yasaklandı. İç çamaşırını gösterenler, para ve hapis cezasına
çarptırılabilecek.Delcambre Kasabası'nın Belediye Başkanı Carol
Broussard, kasaba yönetiminin aldığı karara aykırı davranarak, iç
çamaşırını gösterenlerin 500 dolar para ve 6 aya kadar hapis
cezasına çarptırılabileceğini belirtti.Broussard, bunun ırkçı bir
karar olduğu yönündeki iddiaları da reddederek, beyazların da bu tür
pantolonlar giydiğini söyledi.(
Hürriyet:13/06/2007)

 Will Ferrel ve Sacha Baron Cohen
Öpüşüyor..He halt yerlerse yesinler ama şurası kesin..Onlar
farklı biz farklıyız...Daha ne kadar batı kuyrukcusu
olucaz!

Kadınlar ofiste flörtü
seviyor! Binlerce kadının katıldığı
anket bayanların iş yerindeki ‘yaramazlıklarıyla’ ilgili çok ilginç
sonuçlar ortaya koydu.‘New Woman’ dergisinin yaptığı ankete katılan
kadınların %43’ü iş arkadaşlarından biriyle seks yaptığını itiraf
etti. Çalışan kadınların ofisteki ‘yaramazlıklarını’ araştıran
ankete katılan her dört kadından biri partnerini iş arkadaşıyla
aldattığını belirtirken katılımcıların %82’si beraber çalıştığı bir
erkekle ilgili fanteziler kurduğunu belirtti.‘İş yerinde seks’
konulu ankete katılanların %94’ü ofiste flört etmekten hoşlandığını
belirtirken %20’lik bir kısmı terfi etmek için patronlarıyla seks
yapmaktan çekinmeyeceklerini bildirdi. (
Milliyet:09 Mayıs 2007)

 
LOLİTA İHTİLALİ Dünkü Milliyet'in 3.
sayfasında bir haber: "12 yaşındaki kız internette tanıştığı adama
kaçtı." Sayfayı
çevirin: Edirne'de sevişirken
görüntülenen liseli kızın fotoğrafları... Ve günlerdir Mardin'den
Sivas'a kadar Türkiye'nin dört bir yanından 12 - 13 yaşında küçük
kızlara tecavüz
haberleri... Madalyonun bir yüzünde
ağzı salyalı sübyancılar var. Peki
diğer yüzünde?.. Alttan alta
inanılmaz bir "ergen ihtilali" yaşadığımızın farkında
mısınız? Son zamanlarda bir lise
mezuniyet balosunda bulundunuz mu hiç? Gitseniz, gördüğünüz ağır
makyajlı, cesur dekolteli, yüksek topuklu, cep telefonlu kızların 16
- 17 yaşında olduğuna inanabilir miydiniz
acaba? Levent'te bir estetik
kliniğinde görevli bir uzmanla görüştüm. Dinlediklerime
inanamadım: "14 - 15 yaşında
kızlar, ana babalarından habersiz gelip kaşlarını kaldırmak, fazla
yağlarını aldırmak, selülit tedavisi yaptırmak
istiyor"muş. Geçenlerde bir kız
elinde Angelina Jolie'nin fotoğrafıyla gelmiş ve "Bununki gibi dudak
istiyorum" demiş. 18'lik bir lolita
da göğüslerini büyütmesi için
yalvarmış. "En büyük istekleri"
neymiş biliyor musunuz? Zara'nın ya
da Diesel'in 34 bedenine
sığmak... Bunun için
yarışıyorlarmış: "Çünkü
televizyonda gördükleri mankenler 34 beden giyiyor. Onu giyebilmek
için 44 kilo kalmaları lazım. Bunun için resmen aç geziyorlar. Gün
boyu yedikleri, bir kase yoğurt, iki tas salata, sigara, kahve ve
kola... 500 kaloriyle yaşamaya çalışıyorlar. O yüzden vücutlarında
demir, sodyum eksikliği var. Yanlış beslendikleri için vücutları
hızla deforme oluyor, müdahale için de bize
geliyorlar." Uzman, bunun son 3
yılda gözlenen bir "patlama" olduğunu
söylüyor: "Ben de anneyim, 18'lik
'lipolu' (yağ aldırmış) kızları görünce dehşete kapılıyorum.
Biriktirdiği 300 - 500 milyonla gelip 'Dudağımızı şişir' diyenleri
'Bırakın dudağınızı da gidin kafanızı şişirin' diye geri
yolluyorum." Genelde üst gelir
grubundan hastaları bulunan bir jinekoloğun gözlemleri daha da
çarpıcı: "Genç nüfusta müthiş bir
uyanma var" diyor. 17 - 18 yaşlarında lise öğrencilerinin kürtaj
için başvurduğunu söylüyor ve bazı gözlemlerini
aktarıyor: Batı'da ergenlik yaşı 16
- 17'den 11 - 12'ye
geriledi. Amerika'da 10 yaşa kadar
düştü. Genç kızlar annelerinden çok
daha erken adet görüyor
artık... Bunun, iklimden beslenmeye
kadar pek çok nedeni olabilir ama en önemli nedenlerinden biri
"psiko - seksüel uyarımın
artması"... Yani, okulda, çevrede
ve özellikle de medyada cinsel teşhirin yaygınlaşması... Baştan
çıkarıcı klipler, uyarıcı filmler, cinsellik yüklü diziler,
çıplaklığa çağıran reklamlar, beyinde ergenliği erken uyandırıyor,
cinselliğin keşfini
hızlandırıyor. Özellikle varlıklı
kesimden gençler, lise çağında, özentiyle büyük ve seksi görünme
derdine düşüyor. Karşı cinsi de sadece bir seks nesnesi olarak
görüyor. Anneleri mi? Onlar da
kızlarının ponponlu çorapları ve lastik ayakkabılarıyla genç görünme
çabasında... Küçükler büyük,
büyükler küçük görünmek için yarışıyor
adeta... Kimseyi suçlamayalım; bu
tablo bizim eserimiz: İyi bir kalça
sahibi olmanın, iyi bir kafa sahibi olmaktan daha fazla prim yaptığı
bir ülkeden ne bekliyordunuz ki? Kafasını çalıştıranların kafasını
koparırken, kalçasını çalıştıranları baş tacı eden bir toplumda
nasıl çocuklara "Göğsünü değil, kütüphaneni büyüt" öğüdü verebiliriz
ki? Yasak çare değil...Beyin faaliyetine itibar kazandırmaya ve
öncelikler konusunda topyekün bir hesaplaşmaya ihtiyacımız var.
(MİLLİYET:Can Dündar
)

 
Mesajlara bakar mısınız
?!!!
  
Çağdaş köle
pazarı
Yuh
yani
Sizi de biz kurtaracağız,çağdaş dernekler
değil! |
SANAT (!) DÜNYASINA KÜÇÜK BİR BAKIŞ
Medyada yer bulmayana ekstra
işlerde ekmek yok. Adına kısaca ekstra denilen; düğün, bayi
toplantısı, açılış-kapanış ve festival konserlerine çağrılabilmek
için medyada ortalarda olmak gerekiyor. Ekstranın güzelliği de
dolarla verilmesi ve sıfır vergi verilmesi. Düğünde tuvalette
elinize sokuşturulan bir tomar dolardan maliyenin haberi nereden
olacak ki... Veren zaten ben verdim demiyor ki.Alan razı veren
razı... 5 bin dolardan başlıyor (en kıytırığı bu kadar para almadan
şehir dışına çıkmaz), 50 bin dolara kadar çıkıyor. En fazla alanlar
ise Tarkan, Sezen Aksu ve Hülya Avşar... Önemli olan şu
sıralar en çok ekstra işe giden yani dolarları çuvalla toplayan
Gülben'i zayıflatıp yok etmek... Ve yerine Petek Dinçöz'ü
getirmek....Gülben şimdi hem acemi hem de sahipsiz. Bir süre böyle
kurda kuşa yem olarak atılacak. Tabii iki yıla kalmadan da anasının
evine gönderilecek. Yerine de başka bir hatun getirilecek. Sakın
acımayın. Bu doğanın kanunu. Gülben de arkasına iş adamı Erol
Evcim'i aldığı zaman İbrahim Tatlıses ve Kadir İnanır'ı
kullanmış, Hülya'ya rakip gösterilmişti. Bu sayede 'star'
olmuş, kaç daha yetenekli akranı şarkıcıyı sollamıştı.Ekstra
kraliçelerini! incelemeye devam edelim.Petek Dinçöz galiba bu
şansını yitirdi. En büyük hamisi Star'ın patronu Hakan Uzan,
bu kadar işinin arasında onunla uğraşamaz. Aşkın Nur Yengi de kendi
kendini bitirdi....Son aylarda müthiş bir atak yapan Ebru Gündeş çok
popüler. Ebru'nun sahnesi de iyi. Ama konuşup, gülünce sanki...
Birden çocuk oluyor. Oysa ekstra işinde seksi olmak çok önemli.
Özellikle de sadece erkeklerin katıldığı bayiler toplantılarında...
Ebru'yu sadece zevkle dinliyorlar ama o sahnede iken hayal
kuramıyorlar. Ayrıca yanına gelip fotoğraf çektirmek de var
değil mi? Sonra amca gidip karısına hava atacak.Öyle veya böyle
sahnede seksi. Estetikli göğüsleri işe yarıyor. ( Aykut Işıklar :
TERCÜMAN :04.09.2003 ) Bu habere
para karşılığı satılan mankenleri (...!...)...vs
ekleyebilirsiniz...!


ÇAĞDAŞ
HAYAT ( !) VE KADIN
Çağdaş olduğu iddia
edilen hayat tarzında kadınlar ,kendilerinin dış görünüşleri ile
değer kazanacakları konusunda ikna edilmiş durumda
bulunmaktadırlar.Bilgi,görgü,zeka'dan önce uzay çağının ,21.
yüzyılının kadınının (!) değeri sarı (bazen kızıl...! ) saçlar
,ikide bir değişen vücut ölçüleri daralıp bollaşan, bazen yırtık,
bazen sökük ...ama daima modacılarla kumaş tröstlerinin anlaşması
ile çoğu da cinsel tercihini tuhaf şekilde yapan
kreasyoncularca hazırlanmış moda elbiselerini giyen ,kendince
karar vermesine izin verilmeyen makyaj, giyim, ...hatta hayat
tarzına, yaşam tarzına ( yani dinine) başkalarının karar verdiği
evlendiği kocasının yanında yüzünde salatalık maskesi , saçlarında
bigudi ...vs ile dolaşan ve kocası ile yatağa bu halde iken girerken
sabah evden çıkarken , kocasından ayrılırken makyaj yapmaya çalışan
süslenen, kokular sürünen kadın ne kadar hayatında hür ve
doğru karar verme hakkına sahip olabilmektedirler
acaba...?Örneğimize devam edelim ;her çağdaş kadın aynı şeyi yapsa,
eşinin yanında savaş boyalarını sürünmüş gibi dolaşırken dışarıya
çıkarken süslense eşleri ,hayat arkadaşları hanımından uzaklaşıp
gözü dışarıya kaymaz mı ?Öyle ya eşine değilde dışarıdaki insanlar
için süslenen kadın eşini ne kadar kendine bağlayabilir...? Kocasıda
tıpkı kendi eşi gibi ,eşi için süslenmeyen ,başkaları için farkında
olmadan süslenen diğer kadınlara ilgi duysa ,aynı şeyi başka erkek
kendi eşine karşı hissetse toplumda aile ,ahlak ne hale gelir ,öyle
değil mi!Flörtle başlayıp ,aşkla alevlenen ,evlilikle sonuçlanan
çağdaş evlilikler ;ihanet,kısa süren evlilikler , boşanmalar asrı
olan asrımızın temel kaynağı bu ters mantık olmasın sakın...!
Hatalı olan ne kadın ne de kocadır, hata iki cinsede modern hayat
diye bu tuhaf ve ters mantığı kabul
ettirenlerdir!
İslam'da ise kadın dışarıda
örtünür , süsünü ,çekiciliğini evde eşine saklar.Tabiiki aynı durum
erkek içinde söz konusudur!
Yine acaba neden hostes bacılar onlarca
erkeğe hizmet ederken , yemek ikram edip ,yastık kabartıp , kemer
bağlarken... medeni olurlar da evlenip işini terkedip
sadece eşine hizmet etmeye karar verince tenkide
uğramaktadır."Hayatını güvence altına almak,ekonomik
özgürlük..." sözlerinin arkasında doğru ve güvenilebilen bir
eş ,hayat arkadaşı bulunamaması gibi bir mantık yatıyor
olmasın sakın?
Sokakta kızımızın beline bir
erkek kolunu dolasa ona kızarız da adı " dans " olunca bu harekete
neden tepki göstermeyiz acaba !!?? Adı "Moda " olunca
yırtık,çıplak,tuhaf elbiseleri neden doğal karşılarız ! Kızımız veya
oğlumuz " don " ile dışarıda dolaşsa buna karşı
çıkarız da adı " mayo veya şort " olunca neden buna
karşı çıkmayız !

SUNUCU -MANKEN
İPEK TENOLCAY:" MİNİ ETEK GİYİP , İNCE ÇORAPLA GEZİYORSAN
BAŞKALARIYLA FLÖRT EDİYORSUNDUR. İLTİFATLAR , BAKIŞMALAR ALDATMA
DEĞİL Mİ ? " ( MİLLİYET
:11.01.2003)
ÇAĞDAŞ OKUL - HAYAT VE GETİRİLERİ
Eğitimli kadınlar cinsel şiddet mağduru... (Milliyet:12.06.2003) İstanbul
Üniversitesi (İÜ) Adli Tıp Enstitüsü'nce, üniversite öğrencisi ve
mezunu kadınlarla yapılan bir araştırma, katılımcıların büyük bir
bölümünün cinsel şiddet türlerinden en az birisine maruz kaldığını
ortaya koydu. İÜ Adli Tıp Enstitüsü'nden Prof. Dr. Mustafa Fatih
Yavuz ile yüksek hemşire Zehra Kayı, 591'i üniversite öğrencisi olan
700 kadınla, ''Kadın üniversite gençliği ve mezunlarına yönelik
cinsel saldırı'' konulu araştırma
yaptı. Araştırma sonucunda,
katılımcıların yüzde 84'ünün laf atma, açık-saçık konuşma,
röntgencilik, teşhircilik, sarkıntılık, ırza geçme gibi ''sözel,
görsel, dokunsal'' cinsel şiddet türlerinden en az birisine maruz
kaldığı belirlendi. Bunlardan yüzde 44.8'inin, basit
cinsel içerikli dokunuştan zorla cinsel ilişkiye kadar uzanan
''dokunsal şiddet'' türlerinden birini yaşadığı tespit
edildi. Cinsel şiddet türleri
arasında ilk sırayı yüzde 81.3 ile sözel ve dokunsal olanlar aldı.
Araştırmaya katılan yaklaşık her 5 kadından birinin teşhircilik
eylemiyle karşı karşıya kaldığı ortaya çıktı. Cinsel saldırı
boyutundaki eylemlerin yaklaşık yarısında fiziksel şiddet
kullanıldı. Yine eylemler sırasında korkutma-tehdit ile kandırma da
ilk sıralarda yer
aldı.
İLK SIRADA SEVGİLİLER
VAR Araştırma, sanılanın
aksine, cinsel şiddet eylemlerinin yabancılar değil, çoğunlukla
tanıdık kişiler tarafından gerçekleştirildiğini ortaya koydu.
Buna göre, saldırganların yüzde 95'inden fazlası
tanıdık. Çalışmaya göre, ilk
sırada sevgili düzeyindeki erkek arkadaş, ikincisi sırada
nişanlılık ve sözlülük ilişkisi geliyor. Üçüncü sırada ise ensest
ilişki türleri var.
Araştırmada, sevgili düzeyindeki erkek arkadaşların daha çok görsel
ve dokunsal cinsel şiddet türü uyguladığı dikkat
çekti. Saldırganların çok büyük
çoğunluğunu ise ortalama 25 yaşındaki erkekler oluşturdu. Eylemin
gerçekleştirildiği yerler arasında ilk sırayı saldırganın evi
aldı. Çalışma, eylemler nedeniyle
adli makamlara başvuru oranının ise hemen hemen yok denecek kadar az
olduğunu da ortaya koydu. Buna göre, adli makamlara iletilen cinsel
şiddet türleri teşhircilik, cinsel içerikli dokunma ve cinsel
birleşmeye teşebbüs eylemi ile sınırlı kaldı ve oranı yüzde 2-3'ü
geçmedi. Bu tür eylemleri
yaşayanların, çaresizlik ve suçluluk hissiyle utanma duygusunu
yaşadığı da belirlendi.
TAHMİN EDİLENİN DAHA ÖTESİNDE
Araştırma sonuçlarını değerlendiren Prof. Dr. Yavuz, cinsel şiddetin
toplumdaki tüm bireyler için bir sorun ve tehlike olduğuna işaret
etti.Prof. Dr. Yavuz, ''Bu çalışma, toplumumuzda cinsel şiddet
boyutlarının tahmin edilenlerin de daha ötesinde olduğunu ortaya
koyuyor'' dedi.Mağdurların adli makamlara başvurmama nedenleri
arasında ilk sırayı toplumun olumsuz yaklaşımının aldığına
işaret eden Prof. Dr. Yavuz, bunu; ispatlayama ve saldırganın
misilleme yapma korkusunun takip ettiğini ifade
etti. Prof. Dr. M. Fatih Yavuz,
''Cinsel şiddet eylemlerine maruz kalma oranının yüksekliği, karşı
karşıya olduğumuz sorunun büyüklüğünü de gösteriyor. Adli makamlara
yansıma oranlarının çok düşük olması da, bu soruna hukuksal,
sosyolojik ve medikal açıdan ciddiyetle ve yoğun bir şekilde önem
verilmesi gerektiğini ortaya koyuyor'' diye konuştu. NOT :
NOT : AŞAĞIDAKİ
YAZI BİR İSLAM ALİMİNİN YAZISI DEĞİL,AKSİNE BİR YABANCI YAZARIN
EVLİLİĞİN HAYAT BOYU MUTLU ŞEKİLDE SÜRMESİ İÇİN YAZDIĞI EŞLERE
TAVSİYELERDEN OLUŞAN BİR KİTAPTAN ALINMIŞTIR !( Z. ZİGLAR : HAYAT
BOYU FLÖRT )
KARŞI CİNSTEN İNSANLARLA
ARKADAŞLIK
Karşı cinsten insanların uzun süreli çalışma ilişkilerinde olaylar
genellikle sinsice gelişir.Kişi ”Karşı cinsten filanca kişiyle
sadece arkadaşız” dediklerinde kesinlikle kendilerini
aldatmaktadırlar.Bazen doğru gelebilir yada ilişkinin başında doğru
gelebilir. Oysa pek çok durumda karşı cinsle kurulan arkadaşlık bir
süre sonra, diğerinin zekası yada mesleki yeteneğine duyulan saygıya
bağlı olarak arkadaşlıktan öte bir şey haline gelmeye başlar.İlişki
adım adım daha açık ve güvenilir bir nitelik kazanır.Küçük şeyler
paylaşıldıkça bir takım tesadüfler ve ortaklıklar sonucunda daha
yakınlaştığınızı fark edersiniz.
Eğer evliyseniz eşinizle aranızdaki farklılıklar yavaş yavaş
su yüzüne çıkmaya başlar. Bir bakmışsınız ki yeni arkadaşınızla her
şeyde uyuşurken ,eşinizle hiçbir konuda uyuşmaz hale
gelmişsiniz.Tabii sonunda diğer insanla (arkadaşınızla) uyum faktörü
yada fiziksel çekicilik nedeniyle hormonlar faaliyete geçer ve
kaçınılmaz olay nihayet gerçekleşir.Olmasını asla tasarlamadığınız
şeyler olur. Konunun trajik yanı Çoğu
cazip şeyin zamanla felaket getireceğinin başta inkar
edilmesidir.
Karşı cinsten biriyle gözlerin SANİYENİN ONDA BİRİ KADAR
BİR ZAMANDA uzunca birleşmesi , koridorda yanından geçerken özel bir
itina göstermek,herhangi bir yerde tesadüfen çarpışmak,TOKALAŞIRKEN
veya bir şey alıp verirken ellerin bir iki saniye daha uzun
tutulması,… bunlar ve bunun benzeri ipuçlarını görmemezlikten gelmek
… bu gibi şeyler kırmızı bayraklardır böyle durumlarda kendinize
“zararsız flört “ olamayacağını hatırlatın.
Eğer evli iseniz olan şeyi dürüstçe kabul edin – mazeret
aramayın – ve eşinize bağlılığınızı hatırlayın. İş yerinizdeki
arkadaşınızla veya sekreterinizle bir kere yemeğe çıksam ne
olur , demeyin : Boşanmaların yüzde yetmişi aynı iş yerinde
veya yakın iş birliği halinde çalışan şahısların yakınlaşması sonucu
oluşuyor.yüzde ellisi de eşlerden birinin bir alış veriş merkezinde
veya otoparkta karşı cinsten biri ile tanışması ve o kişiye karşı
ilgi duyması ile gerçekleşiyor.
Kısacası sekreterinizle veya işbirliği içinde olduğunuz karşı cinsle
iş yemeğine veya bir yerde buluşmanızın size hiçbir
kazancı olmaz , ama kaybedeceğiniz çok şey olur!İşin gerçeği bu
konuda duyarlı öğütler vardır :” evlilikten önce iffet , evli iken
sadakat gerekir.”
Karşı cinsten biri ile çalışmanız gereken durumlar olacaktır. Bu
durumu önleyemeyebilirsiniz ama kendi düşünce ve konuşmalarınızı
pekala denetleyebilirsiniz.Temel sorun , dostluk ile flört
arasındaki çizgiyi aştığınız zaman sonuçta bir şeylerin
yaşanabilecek olmasıdır.yaşananlarda kötü sonuçlar
doğurur.
REKLAMLAR VE
KADIN HAKLARI :
- BIR PARTIDESINIZ
,SIZI NASIL FARKETMELERINI SAGLARSINIZ ? ...GÜLÜMSEMENIZE GÜVENEREK
( DISLERINIZLE ! ) - FARKEDECEKLER (SAÇLARINIZI ...)
- BAKALIM ILK KIM
BIRISININ DIKKATINI ÇEKECEK ? ... ( TABII KI
EN DEKOLTE GIYINIP, SAÇLARINI AHENKLE
DANSETTIRENLER...)
KRAVAT RAKLAMINDA BUZ
PATENI YAPAN MINI ETEKLI , KRAVATLI ( ! ) BAYAN,
MAYO ILE GÖZLÜK REKLEMI
YAPAN MANKENLER ,
...; GÖZLER BAYRAM ETTI , ÜRÜN DEGIL , MANKEN ILGI TOPLADI
HABERLERI ...
Sömürülmek isteyen "çağdaş(!)
yaşamı savunmaya devam etsin ...taki GERÇEK yüzünmüze
çarpana kadar.HA SAHI ! ! , HIÇ KADIN
SÖMÜRÜSÜ YAPAN SAHIBI ASIRI DINCI BIRI OLAN
MAMÜL REKLAMI GÖRDÜNÜZ MÜ ?...
Ne ilginçtir , " sevgilinizin
çıplak resmini gönderim , yayınlayalım" diyen genel yayın
yönetmeni , kendi eşinin çıplak resminin
yayınlamayı reddediyordu bir özel kanaldaki
sohbette...!!!
 
KADIN ASKER NE İŞE YARAR
!
 
Askerlere seksi çağrı Avustralya
ordusu, yeni askerler bulmak için üzerinde seksi kadın çizimleri
olan bir dizi broşür yayınlayınca gerçek kadın askerler ayağa
kalktı. Tasarımı 100 bin dolara mal olan kampanyada, daracık
pantolon ve bluz giymiş kumral bir kadın asker, mutfak, hastane
odası,helikopter gibi farklı mekanlarda seksi pozlar vermiş şekilde
resmediliyor.Posterlerin üzerinde de “Seni istiyoruz”
yazıyor.29.07.2007

15 YAŞINDA ÇAĞDAŞ HAYATIN KURBANI OLDU
!
MERSİN'de evlenme vaadi ile kandırılan liseli 15 yaşındaki N.Ö.,
sevdiği gencin kendisini terk etmesinin ardından fuhuş batağına
düştü. N.Ö.'yü ïpara karşılığı pazarlamak, zorla cinsel ilişkiye
girmek, oral ve grup toplu seks yapmağı iddialarından aralarında
sendikacı, öğretmen, işadamı, muhasebeci, muhtar ve eski bir
bürokrat eşinin de bulunduğu 11 kişi yakalandı. 2 kişi ise
aranıyor.Olay, Yeni Mahalle'de oturan 46 yaşındaki anne Hamide
Ö.'nün Cumhuriyet Savcılığı'na verdiği şikayet dilekçesi ile ortaya
çıktı. Dilekçenin Emniyet Müdürlüğü'ne havale edilmesi üzerine Ahlak
Masası operasyon başlattı. İfadesini gözyaşları içinde veren N.Ö.,
başından geçen olaylar zincirini tüm ayrıntısına kadar
anlattı.
`EVLENECEKTİK' Genç kız geçen
aralık ayında komşuları olan Gökhan Nayman'la tanışıp arkadaşlık
yapamaya başladığını belirterek, ``Gökhan ile arkadaşlığımızda evine
gittik. Burada bir süre oturduktan sonra bana evleneceğimizi, mutlu
bir yuvamızın olacağını söyleyerek benimle sevişmeye başladı. Ben de
evleneceğimiz için sesimi çıkarmadım. Daha sonra benimle
evlenmeyeceğini söyleyerek ayrıldı. Ben de korktuğum için kimseye
bir şey söylemedim. Daha sonra beni terk edip ortada bıraktı. Bu
olaydan sonra barda tanıştığım Garip Öztürk benimle evleneceğini
söyledi. O da bir süre benimle olduktan sonra kayıplara karıştı''
dedi.Yaşamı kararan genç kız ifadesinde öz teyzesi N.'nin evinde de
eski İl Daimi Encümen Üyesi, Selüloz-İş Sendikası Silifke Şube
Başkanı ve MHP milletvekili aday adaylarından İ.Y. ile tanıştığını
ifade ederek, ``Bir gün Silifke'ye gittiğimde İ. ile karşılaştım.
Beni bürosuna çıkarttı. Orada ilişkiye girdikten sonra bana 30
milyon lira para verdi'' diye konuştu...İşçi Nejat Ö. ile evli olan
anne Hamide Ö.'nün şikayeti üzerine başlatılan soruşturma kapsamında
N.Ö.'nün verdiği ifadelerden sonra polis, genç kızla ilişkiye giren
sendikacı, öğretmen, işadamı, emlakçı, muhasebeci, muhtar ve aracı
kadınları yakalayarak gözaltına aldı. Garip Öztürk ile İ.Y., T.K.,
M.A., B.K., G.T., H.K., M.T., O.T., R.Y., M.A. gözaltına alınırken;
polis N.Ö.'yü evlenme vaadiyle kandırıp birlikte olan Gökhan N. ile
ilişki kurduğu B.A.'yı ise arıyor.( Milliyet :20 Eylül
2003)
BİZLER GAZETELERDEKİ BU
TÜR İĞRENÇ OLAYLARA , HABER NİTELİKLİ YAZILAR GÖZÜYLE
BAKMAYIZ,BAKAMAYIZ !AKSİNE AYNI OLAYLAR BAŞKA GENÇ KIZLARIN-
SİSTEMİN KURBANLARININ - BAŞINI GELMESİN DİYE
HAREMLİK-SELAMLIK'I TAVSİYE ETMEKTE,
SAVUNMAKTAYIZ!!!
AYRICA YUKARIDAKİ MAĞDUR AİLE DE
BİR GÜN BAŞLARINA BÖYLE BİR ŞEY GELECEK DİYE BEKLEMİYORLARDI. AYNI
OLAYIN BAŞINA GELMESİNİ İSTEMEYEN TÜM TOPLUMA HAREMLİK-SELAMLIK'I
SAVUNMALARINI TAVSİYE
EDİYORUZ...SENDİKACI,ÖĞRETMEN,MUHTAR,İŞADAMI,ASKER,POLİS...HEPSİ
OKUMUŞ İNSANLAR AMA EĞİTİM ,NEFSE UYMAYA-ZİNA ETMEYE HATTA
ZALİMLİĞE-SAPIKLIĞA-SÜBYANCILIĞA ENGEL DEĞİL...!
KISACA "HANGİ ÇAĞDAYIZ , 21.YY , ...VS
LAFLARININ İÇİ BOŞ , HEDEFİ KADIN-KIZLARI ERKEKLERİN SOFRASINA YEM
YAPMAKTAN BAŞKA BİR İŞE YARAMIYOR
!

|
| |