|
|
|
SABETAYCILAR
SEBATAY SEVİ KİMDİR ? Bu gizli mezhep; İzmir'de
Türkler arasında Kara-Menteş lakabıyla anılan İspanyalı muhacir
yahudi Modehay Sebi (Geyik) oğlu Sabetay Sevi (1632-1675) tarafından
kuruldu. Hahamlık tahsil ederken "Zahor" yorumuyla"Kabbala" adı
altında toplanan teosofik fikirlere merak sardıran bu genç Yahudi, o
asırda zuhuru beklenen Mesihin kendisi olduğu iddiasıyla ortaya
çıkmış ve İzmir'de 1648 senesinde mesihliğini ilan etmişse de, bu
iddiasında fazla ısrar etmemiş, fakat Mısır, Kudüs ve Atina'ya
yaptığı bir geziden sonra "1666"da (bu tarih Hıristiyanlar
arasındada Mesihin zuhur tarihi diye kabul edilir) mesihliğini
tekrar ilan etmişti. İzmir yahudilerinden etrafında pekçok
taraftar toplanmış ve şöhreti bir taraftan da Budin'e, diğer
taraftan Lehistan, Almanya, Hollanda, İngiltere, İtalya ve
Kuzey Afrika'ya kadar yayılmıştı. Hatta İran'a kadar varan bu şöhret
ve nüfuz, Acem Yahudileri arasında bile bir hareket uyandırmış ve
onlar: "Bizim mesihimiz geldi, artık toprak bellemeyiz" diye
ayaklanmışlar.Musevi inanış ve ibadetinde farklar yapmaya kalkışan
bu hahamın hareketini İstanbul Hahambaşılığı hoş görmeyerek,
kendisini aforoz etmeye ve hatta -bir rivayete göre- öldürtmeye
kalkışmış ve diğer taraftan Yahudilerin her günkü dualarında
padişahın adı geçen fıkrayı, "Padişahlar padişahı" ve hatta
"Davud'un oğlu Süleyman" şeklinde değiştirmesi Osmanlı hükümetinin
de dikkatini çekmiş ve genç haham ancak bundan sonra takibe
alınmıştı.Hakkında ileri sürülen ithamları reddetmiş ve "İslamiyeti
kabul etmek veyahut idam olunmak" arasında tercih yapmak zorunda
bırakılınca Müslüman olmuş ve Mehmed Efendi adını almıştı. Ona inananlar kendisine alenen mesih
gibi tapmaya cesaret edemeyerek, Müslüman kisvesine bürünmeyi uygun
görüyorlardı. Esasen Sabetay'ın "18 emrinden" 16.'sında, "göz
boyamak için müslüman gibi görünmek lüzumu" tavsiye edilmişti.
Bir müddet sonra Hahambaşılığın da bastırmasıyla Sabetay'ın
propagandadan menedilerek, İstanbul'a çağrıldığı ve Kuruçeşme'de
ikamete zorlandığı biliniyor.Buradan sonra Kağıthane'de bir yere
gizlenen Sabetay, yine Yahudilerin şikayeti üzerine, Arnavutlak'ta
Berat şehrine sürülmüş ve beş sene yaşadığı bu şehirde veyahut -bir
rivayete göre- hava değişimi için gittiği Ülkün'de 30 Eylül 1675'te
öldü. Sabetay'ın bu kadar maceradan sonra iddiasından vazgeçerek
Müslüman olması arkasından gidenler arasında şiddetli gazap ve
hiddet uyandırmış ve ancak sınırlı sayıda müridleri asıl mesihin
göğe çıkıp, Müslüman kıyafetinde dolaşan zatın onun "hayali"
olduğuna inanarak, kendisine sadık
kalmışlardır...
" ... Bir insanın
Sebataist olup olmamasının ne gibi bir sakıncası olabilir? Sizce
İsmail Cem, bu ülke için nasıl bir tehlike oluşturuyordu? - Bakın
hanımefendi, bu işe başlarken 1967«yi milat aldım. 1967«den önceki
Sabetaizmi ben bağrıma basıyorum. Ama 1967«den sonra şunu görüyorum:
Sebatistlerin bir kısmı artık Türkiye«ye sadık değiller. Bir de
endogami nedeniyle, iç evlilik yani, çok aptallaştılar. Bana bugün
Aydın Menderes ve diğerleri ‘Nasıl olur da İsmail Cem«in zekasının
bu kadar düşük olduğunu bildin?’ diyorlar. Ben sezgilerimde hiç
yanılmadım... Ama bugün ortada olan şarkıcılara, sanatçı geçinenlere
bakın. Bunların bir kısmına yüz bin yıl kadınsız kalsam elimi
sürmem! İşte onların hepsi bu kabileden! Hem güzelliğimiz, hem
sanatımız, hem müziğimiz hem de ahlakımız bozuldu! Ve bütün suç
İbrani kökenlilerde öyle mi! - Hep bunlar ortadaysa, belli
yerlere başkası gelemiyorsa bunlar yüzünden diyebiliriz
tabii... İyi de siz İpekçi ailesiyle filan da sınırlı
kalmıyorsunuz. ‘Sanatımız, müziğimiz bozuldu’ derken, Gülben Ergen’i
Sertab Erener’i kastediyorsunuz. Size göre neredeyse herkes
Sabetaist! Bu biraz komik değil mi? - Değil efendim. Tabii
ki onları kastediyorum. Ayrıca bu ülkede kekeme biri - BEYAZ - talk
şovcu olabiliyorsa, o da İbrani kökenlidir diyorum. Ama esas olarak
ben kişilerle değil, yasalarla uğraşıyorum. Türkiye«de İbrani asıllı
olmayan biri Dışişleri Bakanı olmaz. Tek tük istisnalar vardır ama
bu sonucu değiştirmez. Sözünü ettiğim klanın dışında kalanlar,
Türkiye’de bir yere gelemez. Mesela, TRT Genel Müdürü olamaz, MİT
Başkanı olamaz... Bir insan kabiliyetsizse ama çok para kazanıyorsa
Türkiye’de, o büyük bir ihtimalle İbrani asıllıdır diyorum ve
araştırmaya başlıyorum. Tabii Sedat Ergin gibi İbrani asıllı olduğu
halde geldiği yeri hak edenleri araştırmıyorum.Mesela Musa Anter. Ki
benim dostumdur, Adana’da parasız yatılı okumuştur. O zamanki
deyimle, tam bir kıro. Ama bu kıro, zengin bir Kürt aliminin
kendisinden 10 yaş küçük kolejde okuyan kızıyla evlenmiştir. Sizce
nasıl oluyor? Ben böyle bir vakayı incelerim...Pes yani. Bu şimdi
komplo teorisi değil de ne! Mustafa Erdoğan da size göre Kürt
Yahudisi. Ve İbrani kökenli olan Gülben Ergen’le sevgili olması
tesadüf değil... - Değil tabii. Sabetaizmin üç kolu
var: Yakubiler, Karakaşlar ve Kapaniler. Osman Kibar, Melih Kibar,
Nazlı Ilıcak Kapanidir. Nereden çıkartıyorum? Nazlı Ilıcak«ın dayısı
Turhan Kapancı’dır. Yakubiler, aşağı yukarı asimiledir. Ama bir
Karakaşi hiçbir zaman bir Türk’le, Müslüman’la evlenmez, dahası
yatağa giremez. Bunları ben icat etmedim ki. Rıfat Bali’nin
kitaplarına bakın. Ben ne yapıyorum? Bu işi bilim haline
getiriyorum. Beğendiğim yüce tuttuğum üç kadın var. Biri Halide
Edip. Ama ben onun İbrani asıllı olduğunu biliyordum. İkinci kadın,
Behice Hanım«dır. Onu da çok severim ama o da İbrani asıllıdır.
Üçüncüsü de Sabiha«dır. Ama ben Sabiha«nın kızı Yıldız’ın zekasının
çok düşük olduğunu da yazdım. Mecburum bunu yazmaya. Bir de tabii
Fethi Okyar meselesi var. ‘Efendi’ demişler ona. "
Atatürk’ün durumu nedir?
Sizce, o da mı İbrani kökenliydi? - ‘Yalçın Küçük ve Soner lafı
buraya getiriyor’ diyenler gayri samimi. Bütün bu anlattıklarımdan
Mustafa Kemal’e bir sonuç çıkmaz. Eşi Latife Hanım’ın Sabeaist
olması da bu durumu değiştirmez. 19. yüzyılda Sabetaistler arasında
evlilik yasağı vardı. Cemaat, bu yasağı ancak şöyle bozardı:
Osmanlı’da gerçekten yükselebilecek İbrani kökenli olmayanlarla
kızlarını evlendirirdi ama doğacak çocukları İbrani olarak
yetiştirirlerdi. Ne var ki Mustafa Kemal’le Latife’nin çocuğu yok.
Zaten Mustafa Kemal’in İbrani kökenli olduğuna dair bir belge de
yok. Bulamazsınız da. O fakir aile çocuğuydu, fakirlerin
istatistikleri tutulmaz. O böyledir demiyorum. Ama Mevhibe Hanım
böyledir... İsmet İnönü, Sabetaist değildi ama eşi öyleydi.
Dolayısıyla doğan çocuklar İbrani kökenlidir ve öyle
yetiştirilmiştir. Ortada belge olmamasına rağmen dönmelik ve
Yahudilik üzerine ne kadar kitap okursanız okuyun, ‘Mustafa Kemal de
bizdendir’ iması vardır. Şişli Terakki’nin yayınlarına bakın ya da
İnternet’e girin dünya literatüründeki Sabetaistelerle ilgili
maddelere bakın, hepsinde Mustafa Kemal’in kuvvetle böyle olduğunu
ima edilir. Oysa gerçekte onun İbrani kökenli olduğuna dair bir
arşiv bulunamamıştır. Zaten o geldiği yerlere hakkıyla
gelmiştir...( Ayşe ARMAN ,YALÇIN KÜÇÜK'LE RÖPORTAJ:
HÜRRİYET :07.06.2004 )
İpekçi ailesini anlatan Selanik'ten İstanbul'a İpekçiler ve
İsmail Cem adlı kitap'tan : "
...Büyükada'nin en güzel yeri olan Nizam'da otururlardi :
Yalman'lar, Dervis'ler, Mina Urgan'in babasi Tahsin Nahit ve Rusen
Esref Ünaydin ile beraber ( S.7)Müzisyenler Lebibe Ihsan Sezen ve
Neyyire Hanimlar'dan bahsediliyor.( S.11) , Istiklal Mahkemesi
yargiclarindan Kilic Ali, Altemur Kilic'in babasi...( S.14 )
Selanik'teki cemaatten Bektasilige ve Mevlevilige meyleden ailelerin
sayisi hiç te az degildi.( S.77) , Ünlü ceza hukukçusu Od. Prof.
Sulhi Dönmezer ( S.113),.. "
ILGAZ ZORLU İLE RÖPORTAJ
" ...Sabetaycılar, Osmanlı Devleti'nin
ve Türkiye Cumhuriyeti'nin kayıtlarına göre Müslümanlar. Ben,
Müslüman olmadıklarını iddia ediyorum. Sabetaycılık, 17. yüzyılda
ortaya çıkmış, Sabetay Sevi'nin kurduğu bir Yahudi tarikatıdır.
Sabetaycılar, 17. yüzyıldan 1920'lere dek Yahudiliğe bağlı kaldılar.
1924'te Karakaş Rüştü vakası yasandı. Karakaş Rüştü, Ankara'da
Millet Meclisine başvurdu ve Sabetaycılığı resmen mahkemelere sundu.
Türkiye’de Sabetaycılık diye bir şey olduğunu söyledi ve bunun
araştırılmasını talep etti. Konu, o zamanın Vatan, Vakit, Son Saat
gibi gazetelerinde tartışıldı. Fakat hiçbir sonuca varılamadı. Ayni
tartışma 1937 yılında yeniden gündeme geldi. Ahmet Emin Yalman ve
Yunus Nadi arasında bir tartışma geçti.. - Yunus Nadi de mi
Sabetayistti sizce? - Hayır ama sanıyorum esi Berrin Nadi
Sabetaycı idi. Sabetaycılar üç-dört örgütte etkinlik gösterdi: Mason
locaları, İttihat ve Terakki, Melami ve Bektaşi tarikatı ve
ordu. - Ordu mu? - Evet. - Bugun de orduda... - Tabii.
Bugun de orduda Sabetaycilar var ve Sabetayci generaller var. Simdi
ben burada isim vermeyecegim... - Neden? - Cunku dava
acilmasini istemiyorum. Onalti tane hakaret davasi actilar. Cunku
Sabetaycilik bir hakaret gibi algilaniyor. Halbuki bugun bir ordu
komutani ve bir kuvvet komutani Sabetayci kokenlidir. Ve bundan
baska pek cok Sabetayci kokenli kurmay subay var... CHP, kendisini
Ittihat ve Terakki'nin devami olarak gorup, devrimci bir kimlik
edindigini soyluyor. Ben de bu devrimci kimligi Sabetaycilarin
ortaya cikardigini ve Turk siyasetini sekillendiren onemli bir
faktor oldugunu soyluyorum. Solcular biraz kizacak ama, isin
gercegi, Turkiye'deki sol hareketi kuranlar Sabetaycilardir. Mustafa
Suphi ve Sefik Husnu Sabetaycidir. Yalcin Kucuk'un Tekelistan adli
kitabına da bakmanizi öneririm. - Turkiye'de solculugun
temellerini Sabetaycilar atti diyorsunuz? - Elbette. Yiıdız
Sertel'in annesi Sabiha Sertel Sabetayciydi, zaten kızı anılarında
bunu anlatıyor. Dervis ailesinden gelen onemli insanlar var ve
bunlar Yıldız Sertel'le akrabalar. Ben size su anlattiklarimi
mahkemelere delil olarak sundum, o acıdan bir problem yok. - Bu
soylediginiz, Ataturk'un Sabetayci olmadigi anlamina mi
geliyor? - O konuya hic girmeyecegim cunku bu konuda elimde kesin
veriler yok, arastiriyorum. . Yalniz, Ahmet Emin Yalman'in Mustafa
Kemal'le 1927'de yaptigi roportajda, Yalman sunu soyluyordu "Sizin
hayatinizi etkileyen iki öğretmen var. Biri benim babam, oteki de
Semsi Efendi'ydi." Semsi Efendi, benim buyukbabamin buyukbabasidir.
Ataturk'un ilk ogretmeni Semsi efendi bir hahamdir ve benim ailem de
17 kusak boyunca bir haham ailesi olarak gelmektedir. Bu arada,
Ahmet Emin Yalman da Sabetaycidir. Ataturk'un Sabetayci olup
olmamasi onemli degil ama su bir gercek ki Ataturk, Sabetayci
kulturun icinde yer almis bir insandi. - Eger size Rahsan
Ecevit'in Sabetayci oldugunu soylememi istiyorsaniz, tamam Rahsan
Ecevit Sabetayci kokenlidir; ben size bunu soyleyeyim, siz de yazin
fakat.. - Hayir, benim boyle bir beklentim yok.. - Size biri
"Sirf adamin biri bunu soyledi diye nasil yazarsin?" diye
sorabilecegi icin ben size 1924 mubadelesini anlatmak zorundayim.
1924 mubadelesinde Rahsan Ecevit'in ailesi ve benzeri aileler
Selanik'te ve civarinda bulunan mal varliklarina karsilik Istanbul -
Ankara - Izmir'de mulk alamadiklarindan, Cumhuriyet devrinde bir
komisyon kurulmus [Muhtelif Mubadele Isleri Komisyonu] ve bu
komisyon tarafindan kendilerine Sebinkarahisar'dan toprak
verilmistir. Simdi bu hanimefendi "Ben Sebinkarahisarliyim" diyor.
Ve kendileri gidip Sebinkarahisar'da oturmamistir. Ciller'e
gelelim: Gecenlerde DYP'den beni aradilar, soruyorlar "Tansu Ciller
Sabetayci mi?" Tansu Ciller'in babasi, Mustafa Necati Ciller'di
galiba adı, 1924 mubadelesi sirasinda ya Son Saat ya da Vakit
gazetesinde muhabirdi ve Karakas Rustu'yu birebir izleyen biriydi.
Cemaat tarafindan gorevlendirilmisti. Demek istedigimi, bir kisini
Sabetayci olmasi, ille de bir dinî inanci surdurmesi demek degil, o
kulturun icinden gelmesi demek. Mesela, bir Sabetayci hicbir zaman
Islam'a inanamaz, bu mumkun degil. - Bu durumda Kemal
Dervis.. - Kemal Dervis'in Sabetayci oldugunu, simdi size bir
makale vereyim ve hemen.. Kemal Dervis, Ismail Cem, Rahsan Ecevit ve
can Paker dortlusu.. Can Pakerle ben akrabayim. Can Paker'in esi
olan Mihriban hanim, benim annemin teyzesinin oglu olan Yasar
Malta'yla Yeni Tekstil diye bir sirkette ortak. Size sozunu ettigim
bircok insanla da akrabayim zaten, yani size verdigim bilgilerin
cogu aile kaynaklarindan geliyor, asparagas degil. ... Halil
Bezmen 1994'te Amerika'ya gitti ve "Ben Yahudi'yim, Turkiye'de baski
goruyorum" dedi. Halil Bezmen mesela Kurt olsaydi, Amerika'da "Ben
Kurt'um, baski goruyorum" deseydi ne olurdu? Devlet Guvenlik
Mahkemeleri Halil Bezmen hakkinda dava acardi ve vatandasliktan
cikarilmasi icin ugrasirlardi. Hicbir DGM, Halil Bezmen'in "Ben
Yahudi'yim ve baskı goruyorum" lafini bir suc kabul ederek dava
acmadılar. Cunku acamazlardi. - Neden? - Cunku, Turkiye'de
uzun yillar ceza davalarinda bilirkisi olan Prof. Dr. Sahir Erman
Sabetayciydi. Size verdigim, Sisli Terakki Lisesi'nin Vakfi'nin
genel kurulunu gosteren belgeye dikkat edin. [Terakki Vakfi Genel
Kurulu'nu gosteren iki sayfalik bir brosurde vesikalı fotograflari
bulunan uyelerden soz etmeye basliyor.] Vakfin Baskan Yardimcisi
Bulent Tanla su anda CHP'de ikinci adamdir. Yan tarafta Prof. Dr.
Hasan Erman'in fotografi goruluyor; sozu gecen Sahir Erman'in
ogludur Hasan Erman ve Istanbul Universitesi'nde ogretim uyesidir.
1972'de Inonu'yu deviren raporu yazan Prof. Dr. Ahmet Yucekok'u
goruyoruz sayfanin altinda; o da su anda aktif olarak siyasetin
icinde. Arka sayfanin basinda, Kemal Dervis'in yakin dostu Asaf
Savas Akad var, Sabetaycidir kendisi. Ah, Can Paker de bu okulda, ne
tesaduf! Asagida, TESEV'in cok onemli bir uyesi ve Turkiye
Sabetaycilarinin siyasi orgutlenmesini saglayan adamlardan biri olan
Prof. Dr. Ilter Turan'la karsilasiyoruz. Bu insanlarin cok kisa
surede yukseleceklerini ve Turkiye'de cok onemli yerlere
geleceklerini, Jarusalem Report dergisine yazdim. - Madem oyle,
kac Sayetayist oldugunu soyleyin. - Ben, 1924'te 25 bin Sabetayci
geldigini biliyorum. Bugune kadar da toplam nufusun 100 bin civarina
ulastigini tahmin ediyorum. - 1970'lerden itibaren CHP icinde bir
degisim yasandi. Ismet Inonu'nun ekibine karsi Rahsan Ecevit bir
ekip kurdu. Bu ekibin onde gelen isimleri Bulent Tanla, Ilter Turan
ve Ahmet Yucekok'tu. Rahsan hanim, o tarihte, pek cok Sabetayciyi
biraraya getirdi. IMF heyetinde de Turkiye'de de Kemal
Dervis'ten cok daha iyi iktisatcilar oldugu halde Kemal Dervis
getirildi cunku Rahsan hanimin istedigi biriydi ve Sabetayciydi. 12
Eylul'de kac tane Sabetayci tutuklandi bakalim. Ismail Cem o zaman
aktif olaraksiyasetin icindeydi, tutuklanmadi. Bulent Tanla
tutuklanmadi. Haklarinda dava dahi acilmadi. - Ordu bilerek mi
tutuklamadi yani? - Askerlerin icinde de Sabetaycilar var. Mesela
gecmisteki Genelkurmay Baskanlarindan Refik Tulga Sabetayci
kokenliydi. Belki de ailesi bunu yalanlar. Burada ciddi bir problem
var: Bir Sabetayci, "Ben Sabetayci degilim" diyebilir. Mesela, Orhan
Pamuk, Aksiyon dergisinde aciklama yapiyor ve "Ben Sabetayci
degilim" diyor. Bu bey, eski Istanbul Valisi Muhittin Ustundag'in
akrabasidir. Yalcın Kücük'ün soyledigi cok ilginc bir sey var.
Diyor ki "Turkiye'de bir insanin bir yere gelebilmesi icin
Sabetayci olmasi gerekiyor." Ben de buna katılıyorum. -
Orhan Pamuk'un "buyuk romanci" olmasinin yaninda AB vb. Konularda
beyanatlar vermesi sizce, Sabetayci olusuyla mi alakali? -
Sorarim size, mesela Can Paker kimdir? Henkel adlı firmanin
genel müdürüdür. İşadamı degildir, maaslı müdürdür. Can paker
ayni zamanda TESEV'in baskanidir. Bu beyefendi her hafta NTV'ye
cıkıyor, neden sizce? Cunku NTV'nin sahibi Sahenk ailesidir. Sahenk
ailesi Niğdelidir, ama Selanik gocmeni bir ailedir. Osmanli Bankasi
ve Garanti Bankasi da bu grubunudur ve demec verebilecek bircok
adamlari oldugu halde neden Can Paker'i her hafta ağırlıyorlar?
Cünkü, Can Paker gelecegin basbakani olarak yetistirilen bir
Sabetaycidir. - Can Paker basbakan olacak oyle mi? Bu kadar basit
mi sizce? - Evet. Bakin, Turkiye bu kadar basit yonetiliyor. 200
milyar dolara yakin ic ve dis borcu olan bir ulke, eger oksurmek
icin Amerika'dan izin aliyorsa ve bugun Turkiye'de yasayanlarin cogu
bir sekilde kapagi Amerika'ya atıp colugumu cocugumu Amerika'da
okutayım diye dua ediyorsa, Turkiye'de Ingilizce egitim veren
okullardan cikan insanlar birinci sinif, geride kalanlar ikinci
sinif vatandas oluyorsa, siz bunu secseniz de secmeseniz de bu olur.
Ya secimle olur ya da 28 Subat sureci gibi, Cevik Bir gibi Sabetayci
bir subayin yaptigi bir hareketle... - Bir saniye siz Cevik Bir'e
Sabetayci mi.. - Evet, bunu kendisi acikladi zaten. Simdi bana
oyle sorular soruyorsunuz ki sasiriyorum. Yalcin Kucuk de Cevik
Bir'in Sabetayci oldugunu ima ediyor ama acikca soylemiyor. Cunku
cekiniyor. Ben bunlari soyluyorum cunku bir akademiye bağlı degilim,
bir cemaat tarihcisiyim. - Söylediklerinize gore, Turkiye'de
Sabetayci bir siyasi ekip ve onlarin bir siyasi projesi var.
Anladigim kadariyla da Turkiye'nin ekonomik bunalimindan istifade
etmeye dayali bir proje bu ve pek de hayirhah degil... Simdi neden
bu durum acığa vurulmuyor? - Çünkü Sabetayci kokenli
politikacilar cok buyuk miktarda para dağıtıyorlar. Mesela, cok
merak ediyorum TESEV adli vakıf ABD hukumetinden ya da ABD'deki
sivil toplum orgutlerinden ne kadar para alıyor ve bu paralarla
kimlere is yaptiriyor? TESEV'in destekledigi bazi gazeteciler var.
Bunlardan biri kim biliyor musunuz? Can Paker'in kızkardesi olan
Canan Barlas'in kocasi Mehmet Barlas. - Mehmet Barlas su anda
Yeni Safak'ta yaziyor ve gazete icinde muteber bir konumda. Esi
Sabetayist oldugu icin Sabetayist kulturle yakindan iliskili
oldugunu soyluyorsunuz yani Mehmet Barlas'in? - Evet, bunu
soyluyorum. - Mehmet Barlas'la Yeni Safak arasindaki.. - Bunu
bana sormayin, Mehmet Barlas'a 10 bin dolar maas veren Yeni
Safak'in idarecilerine sorun. - Sizin yorumunuzu soruyorum. Yani
Islamcilarla.. - Bakin, Türkiye'de birinci sinif
vatandaslar ve ikinci sinif vatandaslar var. Diger ayrımlar bunun
gerisindedir. Amerikalilar, her ulkede kendilerine destek olacak
adamlari bulurlar, secerler. Bu insanlarla birtakim maddi iliskiler
kurarlar, ABD'de yasama imkani ve benzeri avantajlar saglarlar.
Sadece Turkiye'de degil, her yerde boyledir. Turk halki, kendisinin
bagimsiz oldugu gibi yanlis bir inanci tasiyor. Halbuki bagimsizlik
maddiyatla olur. Libya Lideri Muammer Kaddafi
"28 Subat surecinde Sabetaycilarin parmagi var" dediginde bu adamlar
Libya'yla iliskileri kesmeye kalktilar. Aynı askerler, Cevik Bir
Amerika'da Yahudi oldugunu soyledigi zaman neden bir sey yapmadilar?
... Bosna olayi benim cok ilgimi cekmisti. Avrupa'nin ortasinda bir
soykirim yapildi. Ve buna Ingilizler karsi cikti. Teatcher, "Bu bir
soykirim" dedi ama Avrupalilar hicbir sey yapmadi. Bugun
Sirbistan'in AB'ye girmesi tartisiliyor. -Turkiye'deki
Sabetayistleri muthis bir guc odagi olarak sunuyorsunuz. Bu
insanlarin karsisinda yer alan bir baska guclu unsur yok mu? -
Var, mesela Cerkezler var. - Nasil yani? - Devlet yonetiminde
gorev alan Cerkez kokenli insanlar var. Ideolojik bir ayrim yapmak
gerekirse... Sabetaycilarin karsisinda onlar kadar kuvvetli hicbir
kesim yok...Yeni Safak'ta uc kisi var, bunlara dikkat edin.
Bunlardan biri Cengiz Candar'dir, Sabetaycidir ve bunu Salom
gazetesine verdigi beyanatta belirtmistir. Ikincisi, Mehmet Barlas.
Ucuncusu de annesi Sabetayci kokenli olan Nazli Ilicak'tir. Butun
bunlari anlatmanin durumu degistirmeyecegini de belirtmek gerek.
Kimsenin umursadigi da yok zaten. Bana oyle acayip mektuplar geliyor
ki.Size bir çırpıda dört tane Sabetayci disisleri bakani
sayabilirim: Tansu Ciller, Ismail Cem, Emre Gonensay, Coskun Kirca.
Kurtler de dahil hicbir etnik grubun dort disisleri bakani yok.
Cunku boyle bir organizasyon yok... Şükrü Sina Gürel
Sabetaycidir, istedigi kadar degilim desin.Rahsan hanim, Golda
Meir'e benzer...
Sabetaycıları
bilmeden, güçlerini ve tesirlerini hesaba katmadan, Türkiye'nin
siyasi yapısını, resmi ideolojisini anlamak, zihinlere takılan
sırların içyüzünü fehm etmek mümkün değildir. Bu konuya, ciddi ve
ilmi araştırmalar seviyesinde yaklaşmadan, yakın tarihimizi çözmek
mümkün olamaz...Kitapta ‘Yahudi' ya da ‘Sabetaycı' oldukları iddia
edilen isimler şunlar: Tanzimat Başvekillerinden Ahmet Vefik
Paşa'nın dedesi, Kıbrıslı Kamil Paşa, Halide Edip Adıvar'ın babası
Mehmed Edip Bey, Ziya Gökalp'le birlikte Türkçülük yapan Alp Er
(Asıl adı Mohiz Kohen), Maliye nazırı Cavit bey, Ahmet Emin Yalman,
Abdi İpekçi, DP dönemi bakanlarından Emin Kalafat, Halil Bezmen,
Akın Birdal'a suikast düzenleyen Tufan Güraltay... ( Mehmet Şevket
Eygi 'Yahudi Türkler Yahut Sabetaycılar' ZVİ-Geyik
Yayınları )
PROF. YALÇIN KÜÇÜK'TEN
Onomastique (
isim-bilim )
"...Ne yazık ki ülkemizde
"isim-bilim" olarak türkçeleştirdiğimiz onomastique disiplini el
değmemiş durumdadır; halbuki büyüleyici olduğunu söyleyebiliyorum.
Her halde yahudi onomastique'i en zor olanıdır; çünkü Babylon
sürgününden sonra İbrani'yi unuttular, İbrani isimleri Arami
telaffuz etmeye başladılar, daha sonra da, MÖ. 3. Yüzyıldan itibaren
elenizasyon ile birlikte isimlere Yunani ekler koydular, Ezra'nın
Esdras olması ve bize 'Esra' olarak gelmesi örnektir, çoğu zaman
isimleri bizim gecekondu evleri türünden eklemli durumdadır.
Diasporada ise birisi İbrani ve diğeri yaşadıkları yere uygun iki
isim almayı adet edindiler; bu nedenle bütün sabatayistler de iki
isimlidir. Ancak bazen diasporada, ibrani ismi, çevirerek bulma
yoluna da gittiklerini de görüyoruz; "Hayyim", İbrani'de "hayat"
anlamındadır ve İtalya'da Hayyim yerine "Vital" kullanıldığını
görüyoruz ve buradan "Vitali" ismine ulaşıyoruz, "hayatım"
anlamındadır ve Hakko'nun adıdır. "Eliezer" çok kullanılan bir
İbrani adıdır; fakat, Arap ikliminde bunun tam karşılığı "Mansur"
olmaktadır ve aynı anlama geliyor ve artık yahudi dünyasında aynı
ölçüde taşınıyor, böylece Cem Mansur'un soyadına gelmiş
oluyoruz... İbrani isimler sözlüğüne baktığımızda ise
aradığımızı bulmakta gecikmiyoruz, has İbrani "Susan" ismi var ve bu
"Suzanne" olarakta yazılıyor ki, tam söylenişi suzan'dır. "Suzan"
İbrani'de "zambak" anlamına geliyor, bu sanatçımıza pek uygun
düşüyordu...Bu sahne sanatçımız hakkında böyle bir iddiada
bulunmuyorum, sadece sabatayistlerin ve hatta yahudilerimizin isim
koyma yollarına işaret ediyorum. İsrail'de Adin/Edin adı çok modadır
ve bunu Türkiye'de Edin biçimiyle ve yaygın bir soyadı olarak
görüyoruz. İsrail'de isimler transseksüel olmakla birlikte kızlar
için "Defne" adının çok taşındığını biliyoruz; Türkiye'de de
yayılmaktadır. Bizde sabatayistler "Nilifer" adına da düşkünler,
"Nili" olarak kısalıyor ve böyle söyleniyor; bu ad da İsrail' de çok
seviliyor. "Eren" kuşkusuz, bizde Türk mistiğinde önemli bir yere
sahiptir; Eran/Eren olarak şimdi Yahudi dünyasında da çok tutuluyor.
Ve ülkemizde de ithal edildiğini saptıyoruz. Diğer yandan İttihat ve
Terakki'nin önemli bir isim olan E. Caraso, soyadını "Karasu"
yapmıştı, oğlunun adı Bilge Karasu idi, ve yahudi olarak
tanınmayacak ancak "Bilge" aynı zamanda Tevrat'ta geçen ve "sevinç"
anlamında bir isimdir. Ü
"Cem", Cem Boyner, Cem İpekçi, Cem Özer
örnekleriyle bildiğimiz bir isimdir; "Mansur" soyadı, dünya
yahudiliğinde çok saygındır ve Cem'in babası Ali
Mansur
Orhan
Pamuk'u yazdım, Tel-Aviv ve Londra'da çok beğeniliyor ve Türkiye'de
beğenen tek bir insan çıkmıyor, bunu, değerler sistemimize bir
suikast saymak zorundayız. Adını, Abdi İpekçi'nin Milliyet'inden
aldığı bir ödülle duyurdu, bunun perde arkası çok dedikoduludur;
Mehmet Eroğlu kazanmıştı, sonradan ortak yaptılar, belleğim beni
yanıltmıyorsa, jüride A. İlhan vardı, biliyordur.
Yaşar Kemal, Yüce Gök ömrünü uzun
etsin, tek romanlı yazardır; tüm yazdıklarının içinde roman
sayılabileceğimiz sadece İnce Memet var. Karısı Tilda'nın çevresi ve
Paris'te Abidin Dino'nun yahudilerin çok etkili olduğu Fransız
Komünist Partisi'yle kurduğu ilişkiler sayesinde parlamıştır; hâlâ
"Nobel Adayı" rantının üzerinde oturmaktadır. Demek, Türkiye'nin
bütün değerleri ülke dışında yaratılıyor ve yahudi eli değmedikçe,
değer değer olamıyor; buna isyan etmek durumundayız.
M. Gazi Yaşargil kimdir?
Ne yaptı da bir çırpıda fahri doktora veriyoruz? Çankaya'da "üstün
hizmet madalyası" takıyoruz, bizde hiç benlik bilinci yok mu? Belki
İsviçre'de ameliyata gidebilecek üç-dört zenginin dışında Prof.
Yaşargil, hangimize hangi hizmeti yaptı? Bu sorulardan sonra herkesi
birlikte utanma seansına çağırıyorum. "Ey Türk Halkı, kimleri
yükselterek seni alçaltıyorlar". Bunu haykırmak zorunludur. Peki
cerrah Yaşargil çok yüce de, cerrah Göksel'in ne eksikliği var;
Prof. Hüsnü Göksel; cenazesi Missuri ile getirilen Washington Sefiri
Baydur'un damadı, tanınmış lobyist Ahmet Ertegün'ün eniştesidir, New
York'ta doktorluk yapmıştır, istese kalabilirdi, eksikliği ülkesine
dönmesi mi, demek, biz, Türkiye'de değer olmaz demek
istiyoruz...Prof. Yaşargil'in "Dianne ile evlenmeyi tercih ettiğini"
magazin basınından öğrenmiş bulunuyoruz. Modele uygundur ve kızının
adı "Leyla" imiş; burada da tam isabet ediyoruz, ayrıca oğlunun adı
da da "Can" olarak magazine geçiyor; bu isim, Fransızca "Jean" ve
İngilizce "John" isimlerinin Türkçe simetriği sayılıyor ve İbrani'de
Yohanan olduğunu biliyoruz. Demek isim-bilim de bir bilimdir, bu
sonuca ulaşıyoruz. Gazi Erçel Yaşar Bank'ı batırmakla
suçlanmaktadır. Batık banka İzmirlidir ve onomastique açıdan "yaşar"
sözcüğü üzerinde yeterli ölçüde durmuş buluyorum. İzmir de
sabatayizmin vatanıdır, burada da sabatayistler, bir belediye
başkanı, Osman Kibar, milletvekili Osman Kapani, bir gazete, Yeni
Asır çıkardılar ve ben yıllardır, ilk kurşunun Hasan Tahsin
tarafından atılmadığını yazıp duruyorum. Hasan Tahsin de, asıl adı
"Osman Nevres' olan bir sabatayistti.
Özdem Sanberk ; "berk"
veya "berg", "Bergman ve Rosenberg" örneklerdir, Ibrani'de "dag"
anlamina geliyor ve çok tasiniyor. Bu arada kaydetmemde yarar
olabilir; Madam Çiller'in oglunun da adidir ve yayina
hazirlanmis.Sefir Sanberk, Avrupa Birligi genel sekreterligini
reddederek bu vakfin basina geçti...İSİM BİR İPUCU, TEK BAŞINA
SONUCA GÖTÜRMEZ : Sabatayist arastirmalarimda isim-bilim benim
için sadece bir ipucudur; tek basina hiç bir sonuca gitmeyecegini
tekrarliyorum. Sabataycilar arasindaki endogami kurali ve özellikle
müslümanlarla evlenmeme yasasi, çok daha
önemlidir...
Sabetaycı Yapılanma
ÜNIVERSITE: Ülkemizin hemen bütün önemli
üniversitelerinin rektörleri yahudi asillidir. Bu da basörtüsünün
neden siyasal islamin simgesi oldugu aldatmacasiyla çarpitildigini,
rektörlerin neden yeni hükümete böylesine sasirtici bir çikista
bulunduklarini açikliyor zannederim. YÖK baskani Kemal Gürüz,
Istanbul üniv. rektörü Kemal Alemdaroglu ve medyatik yardimcisi Nur
Serter, Koç üniv. rektörü Seha Tiniç, Galatasaray üniv. rektörü
Erdogan Teziç, Bilgi üniv rektörü Lale Duruiz ve eski rektör Ilter
Turan, Bogaziçi üniv. rektörü Sabih Tansal ve eski rektör Üstün
Ergüder, Isik üniv. rektörü B. S. Yarman, Marmara üniv. rektörü Tunç
Erem sabetayci (yahudi asilli)dır. Medyada çok görülen ve kanaat
önderi olarak sunulan Asaf Savas Akat ve esi Nilüfer Göle, Eser
Karakas, Ahmet Insel, Taner Berksoy, Kenan Mortan gibi hocalar ve
medyada ismi çok geçen hukuk profesörlerinin çogunlugu sabetaycidir.
Nasil Sisli Terakki ve Feyziye Isik Mektepleri cemaatin ortaögrenim
okullariysa Isik ve Bilgi üniversiteleri de yüksekögrenim
kurumlaridir.
ORDU:
28 Şubat'ın mimarı olan ve laiklik ve Atatürkçülük konusunu
sasirtici üsluplarda dile getiren Çevik Bir, Dogu Aktulga, Dogu
Silahçioglu (Sultanbeyli ilçesine dindar çogunluga nispet olsun diye
izinsiz Atatürk heykeli diktiren pasa) ve Yalçin Isimer (GATA'nin
açilisinda 'belleyecegiz' konusmasini yapan pasa) yahudi asillidir.
Yalçin Pasa ayni zamanda masondur.Ordu, cemaatin disisleri kadar
olmasa da oldukça güçlü oldugu bir kurumdur, çesitli dönemlerde
genelkurmay baskanina kadar her düzeyde pasalarimiz oldu. Halen de
Kara Kuvvetleri Komutanı Aytaç Yalman cemaatimiz mensubu her
seviyede bir çok general ve kurmay subaylarimiz bulunuyor.
Terfilerde ve atamalarda cemaat mensuplari gözetilir, harp
okullari ve sinif okullarina mutlaka yeterli sayida ögretmen
gönderilmesine dikkat gösterilir. ASAL'da her zaman birileri
bulundurulur; eger ayni yüksek gelir düzeyine sahip aileler
arasinda bir arastirma yapilsa sabetaycı olanlarin müslüman Türklere
göre çok daha rahat yerlerde askerlik yaptiklari görülecektir.
Bir diger nokta askeri alimlardir: ordunun alim yaptigi ekipman
ve silah tüccarlari/aracilarin önemli bir bölümü sabetayci yada
sabetayci baglasigidir. Ordu içindeki sabetaycı yapılanmanın
gücüne örnek olarak Oyak şirketi olan Renault MAİS'in son üç genel
müdürü Ateş Ünal Erzen, Onur Baytok ve İbrahim Aybar'ın ve
Aselsan'ın genel müdürü Necip Kemal Berkman'ın sabetaycı olduğu
örneğini verebilirim. Oyak grubu sabetaycıların yoğunlukta olduğu ve
terfilerin çoğunlukla cemaat içinden gerçekleştiği bir gruptur.
SIYASET: Tansu Çiller ve esi Özer Uçuran, Rahsan
Ecevit (her iktidar döneminde ve özellikle 1974'te cemaatin devlet
içinde güçlenmesini saglamis çok önemli bir isimdir), Erdal
Inönü'nün esi Sevinç Inönü (Sohtorik'lerden), DTP'nin basina
geçirilen Mehmet Ali Bayar, Ismail Cem (dedelerinden biri hahamdir),
Kemal Dervis, Sükrü Sina Gürel, Bülent Tanla, Sefa Sirmen,
Hüsamettin Özkan'in dünürü Erdogan Alkin, Cem Uzan'in
esi Alara Koçibey, Altan Öymen, eskilerden Haluk Bayülgen,
Barlas Küntay, Hayrettin Erkmen, Ahmet Isvan yahudi asillidir.
Ayrica komünizmin Türkiye'deki ilk öncüsü Mustafa Suphi, 80 öncesi
komünist liderlerden Mehmet Ali Aybar ve Behice Boran, günümüzden
Ercan Karakas da sabetaycidir.Cemaatte 'kendinden menkul bir mesih
bozuntusu' olarak görülen Ilgaz Zorlu bu çekişmede Kapancılar adına
çalışmaktadır (Zorlu'nun tüm ifşaatlarına rağmen hala öldürülmemiş
olmasının bir sebebi bu, diğeri de ölümünün kamuoyunun ilgisini
tamamen sabetaycılık konusu üzerine yoğunlaştıracak olması
tehlikesidir). Cem Boyner'in YDH'si ve Ismail Cem'in YTP'si
basarisizliga ugramis birer sabetayci insiyatiftir.
DISISLERI: Disisleri cemaatin is dünyasiyla birlikte en
güçlü oldugu alandir. Disisleri bakanlarimizin ve diplomatlarimizin
önemli bir kismi yahudi asillidir. Ismail Cem, Sükrü Sina Gürel,
Ilter Türkmen, Emre Gönensay, Coskun Kirca, Onur Öymen, Kaya Toperi,
Zeki Kuneralp, Özden Sanberk, Yalim Eralp, Filiz Dinçmen yahudi
asillidir. Bu diplomatlar emekliliklerinden sonra medya tarafından
uzman ve kanaat önderi olarak sunulmaktadır.
DIGER
BÜROKRASI: Yargitay
Cumhuriyet Bassavcisi Sabih Kanadoglu, Merkez Bankasi eski baskani
Gazi Erçel, simdiki Hazine Müstesari Faik Öztrak, Cumhurbaskanligi
sekreteri Tacan Ildem yahudi asilli bürokratlardir. MİT müsteşarı
olmanın şartı sabetaycı yada mason olmaktır. Kendisi de mason olan
Şenkal Atasagun'un (babası bir generaldi) selefleri olan Ziya
Selışık, Fuat Doğu ve Sönmez Köksal vs. masondurlar. Hiram Abas da
masondur. 12 Eylül yönetimi tarafından kendisine MDP'nin
kurdurulduğu orgeneral Turgut Sunalp 80 öncesinin kontrgerila örgütü
Ergenekon'un başıdır ve aileden masondur.
SIVIL
TOPLUM ÖRGÜTLERI: ÇYDD ve
ÇEV tamamen sabetayci insiyatifle kurulmus sivil toplum
örgütleridir. ADD (Atatürkçü Düsünce Dernegi) Atatürk'ün bir araç
olarak kullanilmasi amaciyla cemaat tarafindan kurulmustur. Üç onur
kurucusundan biri Kapancilar kolundan Münci Kapani'dir ki diger iki
onur kurucusundan da en az birinin cemaatten oldugunu saniyorum,
ayrica dernegin 1. numarali kurucusu kayitlarda Hifzi Veldet
Velidedeoglu olarak geçer ki kendisi sabetaycıdır. Gazeteciler
Cemiyetinin son iki baskani Nezih Demirkent ve Nail Güreli yahudi
asillidir. TÜSIAD da yari yahudi-insiyatifli bir kurumdur. YASED
baskani Faruk Yöneyman da sabetaycidir. Cemaatin en güçlü ve
kamuoyunu yönlendirmede en çok umut baglanan sivil toplum örgütü
TESEV'dir ki 16 yönetim kurulu üyesinden benim tanidigim su isimler
yahudi asillidir: Özden Sanberk, Yilmaz Argüden, Can Paker, Üstün
Ergüder, Ilter Turan, Ilter Türkmen, Ersin Kalaycioglu. Ayrica
yahudi olan Ishak Alaton da (Ishak bey'in digerlerinin aksine nüfus
kagidinda da musevi yazar, yani sabetayci degildir) bu vakfin
yönetim kurulu üyelerinden biridir. Bu tür sivil toplum örgütleri
kurulurken, yönetime adam seçerken ne olur ne olmaz diyerek kadronun
tamamen sabetayci olmamasina özen gösterilir. Diger üyeler mason
localarinin sabetayci olmayan üyelerinden, aparat diyebilecegimiz
baglasiklardan ve sempatik isimlerden seçilir. Ahmet Salih İlkorur
gibi Hür ve Kabul Edilmis Masonlar Büyük Locasi'nin merhum büyük
üstadi Sahir Talat Akev de sabetayciydi (yerine geçen Demir Savasçin
kendisi gibi sabetayci olan Can Atakli'nin kayinbiraderidir). Mimar
Sinan Locasi'nin eski üstadi muhteremi Resat Atabek, yine üstadi
azamlardan Cumhur Ferman da sabetaycilardandir. Masonluk bugün
cemaatin organize olmasinda çok önemli bir islev görürken sivil
toplum örgütlerimiz de medyayla birlikte kamuoyunun istenildigi
yönde olusturulmasina hizmet etmektedir.
BASIN: Cumhuriyetin kurulusundan beri Türkiye'de basin sabetayci güdümlü olmustur. Ahmet Emin Yalman, Sedat Simavi,
Haldun Simavi, Abdi Ipekçi, Zekeriya Sertel yahudi asillidir. Sabah
ve ATV'nin sahibi Dinç Bilgin yahudi asillidir. Bu grubun hemen
bütün önemli isimleri yahudi asillidir; Güngör Mengi, Ruhat Mengi,
merhum Gülçin Telci, Murat Birsel, Okay Gönensin, Levent Tüzemen,
Ilker Sarier, Sedat Sertoglu, Ercan Arikli vs. NTV'nin sahibi Ferit
Sahenk (Dogus grubu) yahudi asillidir (NTV bugün cemaatin Can Paker
ve TESEV güdümlü programlarla kamuoyunu yönlendirdigi en önemli
TV'dur). Dünya gazetesinin kurucusu Nezih Demirkent ve genel yayin
yönetmeni Osman Arolat sabetaycidir. Milliyet, Hürriyet, Radikal,
Posta, Kanal D ve CNNTürk'ün sahibi Dogan grubu ve Aksam, Show TV ve
Cumhuriyet'in % 40 hisse sahibi Çukurova gruplari da Isdünyasi
bölümünde anlattigim gibi cemaat baglasigidir. Vatan gazetesi eski
Sabah çalisanlari tarafindan çikarilmaktadir, sabetaycıdırlar.
Medyamizin önemli simalari olan Nuri Çolakoglu, Güneri Civaoglu,
Mehmet Ali Birand, Can Atakli, Ali Sirmen, Gülgün Feyman, Umur Talu,
Aziz Üstel, Nazli Ilicak, Cengiz Çandar, Ilnur Çevik yahudi
asillidir. Mehmet Barlas da esi Canan Barlas (Can Paker'in kardesi)
dolayisiyla cemaatle akraba ve kraldan fazla kralcidir. Murat Belge
sabetaycı Yakup Kadri Karaosmanoğlu'nun yeğenidir. İletişim
yayınlarını kurarken arkasındaki finansör sabetaycı Osman
Kavala'ydı. Hep basındaki sabetaycı yazarlardan bahsedilir ama
Zeynep Göğüş ve Mehmet Altan gibi eşleri sabetaycı olan yazarlar
unutuluyor. Gazeteler ve televizyonlarda toplumu yönlendirmek için
kanaat önderi olarak sunulan kimseler arasında sabetaycılar
ağırlıktadır ve is dünyasinin genelinde oldugu gibi sabetayci
birilerini çalistirmak bir medya kurumunun basarisi için olmazsa
olmaz bir parametredir.
IS
DÜNYASI: Koç Grubu ve
Çukurova Gubunun üzerinde hem büyüklükleri hem de yapilarinin
ilginçligi sebebiyle özellikle duracagim. Akkök grubunun sahibi
Dinçkök'ler, Sahenk'ler (Dogus grubunun sahibi olan bu ailenin Ayhan
Sahenk vakfi'nin logosu Davud yildizinin stilize edilmis halidir),
Eczacibasi'lar, Koçman'lar, Cem Boyner, Tekfen'in sahiplerinden
Feyyaz Berker, Feyyaz Tokar, Bezmen'ler, Edin'ler, Özgörkey'ler,
Atabek'ler, Dedeman'lar, Merzeci'ler, Kurttepeli'ler, Sahap
Kocatopçu, Ömer Çavusoglu, Ahmet Kozanoglu, Ali Üstay, Arman
Kirimli, Alp Yalman, Faruk Süren, Nur Akgerman, Mehmet Üstünkaya,
YKM'nin sahibi Tan ailesi, Feyyaz Tokar, Ibrahim Betil, Akin Öngör,
Kahraman Sadikoglu, Henkel'in yönetim kurulu baskani Can Paker,
Siemens'in yönetim kurulu baskani Zafer Incecik, STFA'nin
kurucularinin manevi oglu Eser Tümen (CNNTürk'te çalisan kizi Esra
Tümen Raif Dinçkök'le evlenmek üzere) ve torunlari Taskent'ler
yahudi asillidir. Isdünyasinin önemli aileleri içinde güçlenmek,
baglasik olusturmak ve güvenlik sübabi kabilinden çocuklarini
sabetayci ailelerin çocuklariyla evlendirmek, sabetayci ve mason
profesyoneller çalistirmak (uluslararasi sirketlerde dahi masonluk
ve sabetaycilik yükselmede etkilidir) çok önemlidir; Koç'u büyüten
isadamligindan çok yahudiler ve sabetaycılarla baglasık kurmus
olmasıdır. Cemaat mensuplari her kurumda oldugu gibi isdünyasında da
birbirlerini tutar, birbirlerine is verir, birbirlerinden alisveris
eder (otomobil bayisinden insan kaynakları danısmanina kadar),
cemaat arasindan çikan yetenekli gençlere çesitli imkanlar sunar,
mutlaka bir yerlere getirir, örnegin Can Paker'i Henkel'in basina
geçiren Alber Bilen'dir, Ugur Bayar'ın Özellestirme Idaresinin
basina geçirilmesi, Ismail Cem'in 80 öncesi TRT genel müdürlügüne
atanmasi bu türden nepotizm, kayirma ve kadrolasmalarin siyasetteki
izdüsümlerine örnektir. Talat Halman'in Erendiz Atasü'yü itelemesi
dahi bu tür bir pazarlama örnegidir. Bir ilginç not: bugün
Türkiye'nin neredeyse bütün büyük müteaahhit sirketlerinin sahipleri
yahudi asillidir yada akrabaliklari vardir. Sadece bir kaç örnek:
Alarko'nun sahiplerinin yahudi oldugunu herkes biliyor. Tekfen
(Feyyaz Berker), Enka (Sarik bey yahudi asilli degil bildigim
kadariyla ama Sisli Terakki mezunudur ve kizi Zeynep Keyman bir
sabetayciyla evlidir), STFA (Eser Tümen ve torun Taskent'ler
sabetaycidir ki bunlardan Nur Taskent yakin zamana kadar sabetayci
Dedeman'lardan Özlem Önal'la evliydi).
Gazetelerde çikan ve Hazine yada BDDK
tarafindan dogrulanan Isviçre bankalarinda Türklere ait 65 milyar
dolar oldugu haberini size biraz açayim: isin içinde oldugum için
biliyorum ki bu paralarin büyük kismi cemaatimiz mensuplarinindir.
Bu topraklarda yapilan ticaretle ele geçen paranin çesitli yollarla
bu topragin disina kaçirmanin güdüsü de güven yada ekonomik
istikrarsizliga tepkiden öte 'Türkiye'li degil Türkiye'de yasayan
bir sabetayist' hissetmekten ileri geliyor. Ekonomi istedigi kadar
iyiye gitsin, o servet buraya gelmez.
KOÇ
Grubu: Vehbi Koç müslüman Türk'tür. Peki acaba sirketlerinin üst
düzey yöneticilerinin çogunluk yahudi asilli olmasinin (örnegin
şimdiki Koç Holding'in CEO'su Bülent Özaydınlı -orgeral İrfan
Özaydınlı'nın oğludur-, Mehmet Ali Berkman, Tugrul Kutadgobilik,
Arçelik'in genel müdürü Nedim Esgin, Hasan Bengü , Mehmet Ali Neyzi,
Mehmet Barmanbek yahudi asillidir, Tofas'in eski CEO'su Jan Nahum
ise Ishak Alaton gibi 'resmen' yahudidir. Sabetayci Orhan Pamuk'un
babasi Gündüz Pamuk da Koç'ta çalismis ve Aygaz'in genel müdürlügünü
yapmistır) tek sebebi yukarida anlattigim baglasik mantigi midir?
Simdi Koç ailesinin yapisina bakalim. Bu örnegi sabetayci ailelerin
akrabalik iliskilerine güzel bir örnek olmasindan dolayi biraz genis
tutacagim. Bir baska güzel örnek için Ismail Cem'in iliskilerini
anlatan kitabi okuyabilirsiniz. Vehbi Koç'un esi Sadberk hanim,
Vehbi bey'in teyzesinin kizdir. Sadberk hanim'in baba tarafindan
kuzeni Hürriyet'i kuran Sedat Simavi'dir. Sedat Simavi, Hürriyet'i
kurarken bütün sermayeyi Koç'un ortagi Eli Burla saglamistir
(Aydin'in Dogan'in Milliyet'i Ercüment Karacan'dan almasina aracilik
eden de yine Koç olmustur). Sadberk hanim, Sadullah-Nadire Aktar
çiftinin ikinci çocugudur. Birinci çocuklari Adile Hanim, Akfil'in
kurucusu Ihsan Mermerci'yle evlenmistir. Ogul Rahmi Koç Çigdem
Meserretçioglu'yla evlenmis, bu evlilikten Mustafa, Ömer ve Ali Koç
dogmustur. Çigdem Meserretçioglu yine Izmir'in eski çok zengin
ailelerinden sanayici ve armatör Avni Meserretçioglu ile esi Suat
hanim'in kizidir. Çigdem hanim, Rahmi Koç'tan sonra Erol Simavi'nin
oglu Günaydin'in sahibi Haldun Simavi'yle evlendi. Mustafa Koç,
Izmir'in ünlü zenginlerinden Izmir Yün Mensucat'in sahibi olan
Giraud'larin kizi Caroline ile evlidir. Suat hanim ünlü armatör
Kemal Sadikoglu'nun kizkardesidir. Armatör Sadikogullari'nin
kizlarindan Varlik hanim, Alp Yalman'la, Berna hanim Bilderbergli
Feyyaz Tokar'la, Rabia hanim Çapamarka'nin sahibi Vecdi Çapa'yla,
Esin hanim ise Milliyet Gazetesi yazarlarindan Yilmaz Çetiner'le
evlenmistir. Meserretçioglu çiftinin Çigdem Hanim'in disindaki diger
iki çocugundan biri olan Güldem hanim da, Ipragaz'in sahibi Yücel
Kurttepeli'yle evlidir (Koc.net sirketi Ali Koç'un Emre
Kurttepeli'nin kurdugu Forsnet'i satinalmasiyla kurulmustur,
Kurttepeli daha sonra Mynet'i kurdu).
Dolayisiyla Koç ailesinin bugünkü üçüncü
neslinde hem anne hem baba tarafindan yahudi kani vardir. Bir yanlis
anlamaya sebep olmamak için Rahmi beyin cuma namazlarina giden bir
müslüman oldugunu söylemeliyim; bunun takiyye olmadigini
düsünüyorum. Ogullari da yahudi inancinda olmayabilirler ancak
kanbagindan ve aile geleneginden dolayi sabetayci etkisi ve
baglasikligi hayatlarinda her zaman önemli bir parametredir. Koç
tarafindan büyütülen Aydin Dogan da bu baglasik mantigini
uygulayarak büyümüstür, en önemli tepe yöneticisi Imre Barmanbek de
sabetaycidir.
ÇUKUROVA Grubu: Karamehmet ailesi müslüman Türk'tür.
Ancak eger benim bildigim Eliyesil'lerle ayni aile ise esinin
gelmekte oldugu aile yahudi asillidir. Agabey Samsa Karamehmet'in
kizi Show TV'nin genel müdürü Zeynep Karamehmet de bir sabetayci
olan Firat Gönenç'le evlidir. Çukurova Holding'in yönetim kurulunun
aile disindaki üyeleri üç kisi haricinde sürekli degisir: Osman
Berkmen, Sezer Birgili ve Sadi Gücüm. Bu üç kisi de sabetaycıdır..
Grubun çok sayidaki sabetayci profesyonelleri arasinda Nejat Yalim,
Bülent Ergin ve Melih Araz'i da saymaliyim. Çukurova'nin
Turkcell'deki ortaklari Murat Vargi ve Kavala ailesi de
sabetaycidir. Turkcell'in eski genel müdürü Cüneyt Türktan, finans
müdürü Tokay'lardan Ekrem Tokay ve Digiturk genel müdürü Ertan
Özerdem de sabetaycidir. Çukurova'nin borçlarina karsilik
(Isviçre'deki paralari borcunu ödemeye yeter de artar bile) devlete
degerinin 25 katina kakalamaya çalistigi A-tel'deki ortagi ise
(Sabah'in sahibi ve ortagi Çukurova gibi banka hortumcusu) sabetayci
Bilgin ailesidir. Çukurova grubunda da Koç grubu gibi sabetayci etki
çok güçlüdür. Bu grup 80 öncesinde altin kaçakçiligi, sonrasinda da
yedek parça kaçakçiligi, lisanssiz Caterpillar parçasi üretimi
(Mehmet Emin Karamehmet bu nedenlerle iki kez yurtdisina kaçmak
zorunda kaldi), banka hortumlamak, yurtdisina para kaçirmak,
Isviçre'deki sirketleri araciligiyla vergi vermemek (KDV'den
bahsetmiyorum) -ki isdünyamiza bu Isviçre manevralarini sevdiren o
oldu-gibi hukuksuz eylemleriyle isdünyamizin yolsuzluktaki
öncüsüdür. Karamehmet son 15 yildir devletle islerini Günes Taner
araciligiyla yürütürdü. Turkcell'in degerinin bu kadar artmasina
sebep olan GSM ihalesinin iki yil geciktirilmesinin altinda Taner'in
imzasi vardir. Bilin bakalim Günes Taner'in kimligi nedir? Bildiniz;
sabetaycıdır.
CEMIYET HAYATI: Istanbul sosyetesinin motoru ve trend
belirleyicisi sabetayci zenginlerdir: trendy yerler (Ayse
Kapanci ve Ayla Sevand'in açtigi yerlerin her zaman tutulmasi),
alisveris mekanlari (Akmerkez'in bu kadar popüler olmasi),
antikacilik (Rafi Portakal ve Tuncay Artam'in elindedir), emlak
geliştirme (Alkent, Edin'lerin Kemer Country'si) vs.. Cemaat,
tutmasini istedigi isletme için mutlaka gerekli sirkülasyonu saglar
ve çekim merkezi yapar. Cem Boyner'in banka sahibi olmamasına
rağmen Advantage Card'ı tutundurmayı başarmasının sebebi
budur.Bugün Alem dergisi'nin herhangi bir sayisini elinize
alirsaniz içindeki isimlerden belki yarisinin sabetayci oldugunu
görürsünüz. Bu dergiyi çikaran sabetay baglasigi Çukurova grubunun
Show TV'de Ipek Tenolcay ve Cemil Ipekçi gibi sabetayci ünlülere
yaptirdigi programlara yer vermesi, toplum ahlakina zarar veren
Televole'yi yayinlamasi, 900'lü hatlari reklam etmesi (toplum
ahlakini bozan 900'lü hatlari Türkiye'ye getiren sabetayci Oguz
Özerden'dir ki Sabah'in sahibi Bilgin grubunun himayesinde olup bu
isten kazandigi paralarla cemaatin Bilgi üniversitesini kurmustur),
Sanıyorum derin devlet yada derin irade denen
seyin ne oldugunu, bazi kimselerin laiklik anlayisinin neden
rasyonelin ötesine geçtigini, basörtüsü sorununun gerçek nedenini,
Çevik Bir'in 28 Subat çikisini ve sonrasinda neden Sabah gazetesince
cumhurbaskani adayi olarak lanse edildigini, genelkurmaydaki Hasan
Tahsin Harekat Odasina neden bu adin kondugunu (Hasan Tahsin -Osman
Nevres- bir sabetayciydi ve düsmana ilk kursunu onun attigi
sabetayci basin tarafindan uydurulmustur ancak bunun gerçekdisiligi
sonradan kanitlanmistir), eski disisleri bakani Coskun Kirca'nin
açik islam karsitligi ve din egitimi hakkindaki çirkin söylemininin
altinda yatanlari, Can Paker'in neden protestan bir islam talep
ettigini, Mina Urgan'in kitabinda neden Necip Fazil ve Yahya
Kemal'den asagilamayla sözettigini, özünde bir sabetayci hareket
olan Yeni Türkiye Partisi'nin kurulus asamasinda Asaf Savas Akad ve
Bülent Eczacibasi gibi insanlarin medyatik desteklerini, rektörlerin
ve bazi askerlerin kökeni Atatürk'e baglilikmis gibi görünen
anlasilmaz çikislarinin gerçek sebebini biraz olsun anladiniz; tek
bir cevap: bu kisiler yahudi asillidir ve cemaatin elitlerinin
(hayati kurumlardaki organizasyon gücünden mütesekkil) derin iradesi
uyarinca Türkiye'yi tedricen dez-islamize etmek istemektedirler.
Cemaatimizin içinde ülkesini seven insanlar
çogunluktadir, cemaatimiz Halide Edip, Haldun Dormen, Sertap Erener,
Mustafa Denizli gibi degerli insanlar yetistirmistir, isadamlarimiz
da bir çok insana istihdam sagliyorlar, vergi ödüyorlar. Bir grup
muhteris elitist yüzünden cemaatimizin adi karalanamaz; S.B.T.A.I.
olarak tepkimiz de bu grubadır.Kendimi bir müslüman Türk kadar Türk
hissederim, dostlarimin arasinda çok sevdigim müslüman kardeslerim
var, bugüne kadar da hiç birinden kimligimden ötürü en küçük bir
incitici tavir görmedim. Isyanim cemaatimizin adini kötüye çikaran,
Türkiye'yi sömüren muhteris elitistleredir. Türkiye yahudilerin
huzurla yasadigi bir ülke olmustur; müslüman halkin 500 yillik
hosgörüsüne ihanetle onu Orhan Pamuk'un sözlerinde ifadesini buldugu
bir yahudi devleti haline getirmeye kalkmak ihanettir, seytanliktir.
BBG
YARISMALARI: Bu programin
yapimcisi olan Senkron TV'nin sahiplerinden sabetayci Levent Altınay
4 yil önce Telekulak skandalina bulasmıstı. Altinay bir çok ünlünün
telefonunu dinletip para sizdirmis, ayrica Gökkafes projesine karsi
çikan Oktay Ekinci ve Perihan Magden'in telefonlarini dinleterek
Mustafa Süzer'e taseronluk yapmistir.
BBG
yarismasi 'ayarlanmıs' bir yarısmadir. Düzenlenen 5 yarismanin
galipleri Sabetaycilar ve Ermenilerdir. Bu programi sunan Öykü
Serter, Doğa ve yarışmacı iken daha sonra program kadrosuna dahil
edilen Kaan, Idil ve Cüneyt de sabetaycıdır.Buna benzeri bir
"ayarlanmis" yarismanin sabetayci Keriman Halis'i dünya güzeli
seçmek için yapildigi söylenir .
Programin ilk iki yarismasi bilindigi gibi
sabetay baglasigi Karamehmet'lerin Show TV'sinde yapilmisti; bu
grupla ilgili olarak önceki yazimda bilgi vermistim. Son üç
yarismanin yapildigi Star TV'nin sahibi Cem Uzan'in ilk esi
sabetayci Feyyaz Berker'in, ikinci esi sabetayci Renç Koçibey'in
kizidir; her ne kadar sevilmese de bir baglasiktir (sabetayci
oldugunu söyleyen de var) ve telekulakçı ve sabetaycı Senkron TV ile
isbirligi yapmistir. Sabetayci Can Atakli'nin Star'a alinmasinin
sebebi de geçen yazimda belirttigim gibi masrik-i azam Demir
Savasçin'la akrabaligidir. Ayarlanmislik derken Kral TV'nin müzik
listelerinde bir zamanlar Yesim Salkim'in (Hakan Uzan'dan bosanmadan
önce elbette) nedense haftalarca birinci oldugu zamanlari
hatirlatirim.
ECZACIBASI AILESI: Eczacibasi ailesi 1924 mübadelesi öncesi
yerlesik sabetaycilardandir. Nejat Eczacibasi'nin esi Beyhan
Eczacibasi'nin babasi Ittihat ve Terakki'nin beyni ve 33. dereceye
yükselmis bir mason olan Rahmi bey de sabetayciydi. Bülent
Eczacibasi'nin esi Oya hanım ve kardesi Faruk Eczacibasi'nin esi
Füsun hanım da sabetaycidir. Özal kardesler sabetayci degildir ama
Turgut Özal'in esi Semra (Yeginmen) hanim sabetaycidir, Muharrem
Berk'in yegenidir, kardesi Mehmet Yeginmen de sabetayci Kavala
grubunun adami olmus ve savunma ihalelerinde yolsuzluklara
bulasmistir. Mesut Yilmaz'in kendisi degil (akrabasi Mehmet
Kutman'in sabetayci oldugunu geçen yazimda belirtmistim) ama esi
Berna (Müren) hanim cemaat çevrelerinde sayilan Semra Özal'in
Anap'in muhafazakar kanadina hasmane tavir almasinin ve 1991'deki
Anap genel baskanlik yarisinda Akbulut'a karsi siddetle Mesut
Yilmaz'i destekleyip esini Yilmaz'a üstü örtülü destek vermeye
zorlamasinin sebebi iste bu sabetaycilik bagidir.
ANADOLU YERLESTIRIMLERI: 1924 mübadelesinde ülkeye gelen 1,5 milyon
dolayinda insanin 20,000'i sabetaycidir ve bu insanlar diger
mübadiller gibi Anadolu'nun çesitli yerlerine yerlestirilmistir. Bu
yerlesimleri ve mübadele öncesi yerlesim yerlerini biliyoruz
dolayisiyla Rahsan Ecevit'in "Sebinkarahisar'liyiz", Tansu Çiller'in
"Muglaliyiz" Sahenklerin "Nigdeli'yiz", 1924 öncesi yerlesik bazi
sabetaycilarin "biz 150 yildir Izmir'liyiz", "Selanik'li degil
Kavala'liyiz" vs. sözlerine sadece gülüyoruz. Çikip açikça
"sabetayci degiliz" diyebiliyorlar mi, dediler mi? Susuyorlar yada
Çevik Bir'in "bir tarafim Selanik, diger tarafim Makedon" cevabi
gibi kaypak bir cevapla bırakıyorlar.
NTV:
NTV, cemaatin derin iradesinin en önemli kamuoyu yönlendirme araci
olarak 'Türkiye'yi halka müslüman bir ülke olmaktan çok bir kültür
mozaigi olarak benimsetme' stratejisini en yogun uygulayan
televizyondur(Ferit Sahenk'in bu asirilik ve temkinsizligine
yasasaydi babasi izin vermezdi; Ixir ve Tansas fiyaskolarina simdi
bir de bunu ekleyecek). Buna bir örnek de sabetay baglasigi
Karamehmet'lerin Yapi Kredi Kültür'ünden vereyim; isin basindaki
Enis Batur ana tarafindan sabetaycidir ve yahudi Bilge Karasu'nun
(II. Abdülhamid'e tahttan indirildigini teblig eden gruptaki
Emmanuel Karasu'nun oglu) çömezidir. Bu kurumun birimlerine adini
veren Kazim Taskent, Vedat Nedim Tör ve Sermet Çifter sabetaycidir.
MUSTAFA DENIZLI: Denizli'yi Altay'dan GS'a getiren kisi
sabetayci Alp Yalman'dir. Denizli'nin her iki esi de
sabetayciydi.Çok dindar bir sabetayci olan Denizli'nin kizlari
göreceksiniz ya birer sabetayciyla, en kötüsü de baglasik ailelerden
birileriyle evlenecektir.(Vestel'in sahibi Zorlu'lar sabetayci
degildir.)
ÖZAL'IN PRENSLERI: 80'lerde "Özal'in prensleri" olarak lanse
edilip önemli görevlere tepeden inme getirilen Amerika egitimli
gençler Coskun Ulusoy , Bülent Semiler ve Engin Civan (esi Amerikali
yahudidir, rüsvet alip isini görmedigi Selim Edes de kendisi gibi
sabetaycidir) sabetaycidir.
MHP'YE DESTEK: Türkçülügü dezislamizasyonun bir araci
olarak gören cemaatimiz bir yandan Tekin Alp (Moiz Kohen), Reha Oguz
Türkkan gibi kisilerle isin teorisine etkide bulunmaya çalisirken
isadamlarimiz ve baglasiklari (Has'lar, Dinçkök, Berker, Karamehmet,
vs) araciligiyla da bir kalkan ve "böl-yönet" araci gördükleri
MHP'yi finanse etmislerdir. (Tunca Toskay hariç MHP'nin tepe
kadrosunun sabetaycilikla ilgisi yoktur, olmalari gerekmedigi gibi
kendilerine yapilan bagislarin asil sebebini bilmeleri de
gerekmiyordu).
Müslüman Türk halka buradan bir çagrım
olacak. Bu sebekemsi yapı içinde sizin hiçkimsenin elinizden
alamayacagi iki özgürlügünüz bulunuyor; kime oy vereceginiz ve
paranizi nereye harcayacagınız; bunlari dogru kullanirsaniz
ülkenizde bir seyleri degistirebilirsiniz...Superonline yerine ttnet
kullanabilirsiniz, Henkel'in temizlik ürünlerini kullanmayabilir,
Sabah almayabilir, Orhan Pamuk okumayabilir, Turkcell yerine Aycell
kullanabilir, Garanti bankasi yerine baska bir bankayla çalisabilir,
Migros, Tansaş, Akmerkez'den alisveris etmeyebilir, Henkel (Yayla,
Persil, Tursil, Vernel), Eczacıbaşı (Vitra, Artema, İpana, Selpak,
Solo) gruplarının tüketim ürünleri yerine muadillerini alarak
paranızla sabetaycı sömürücüleri beslemeyi bırakabilirsiniz. Medyada
okudugunuz ve seyrettiklerinizi yazan yada söyleyenin kim ve ne
oldugunu düsünerek değerlendirebilir, yönlendirmelere karşı
kendinizi koruyabilirsiniz. Kalite ve fiyat eşitleri arasında seçim
yaparken tercih yaparak sabetaycı ve bağlaşık grupların ürünlerini
almayınız. Mehmet Emre Güreli : Sabetaycı
Yapılanmaya Karşı Bilinç ve Tercihli Alışveriş İnsiyatifi
Başkanı
... Prof. Ilber
Ortayli, Selanik sehrinin, cemaatin baslica yerlesme yeri
oldugunu, Osmanli Imparatorlugu’nun son döneminde
özellikle egitime önem verdiklerini belirtiyor.Sabatayci gençleri
egitmeyi amaçlayan bu okullar, nihayet kurucularinin da ideoloji ve
dünya görüsü degisikligi geçirmesine sebep oldu. Artik bütün
Osmanlilari, bilhassa Müslüman Türk çocuklari egitmekten memnun
oluyorlardi. Nitekim çocuk Mustafa Kemal (Atatürk) modern egitim
veren böyle bir ilkokula giden Müslüman Türklerdendir. Kendisinin
anlattıgına göre annesi geleneksel bir Kur’an okuluna, babası Ali
Rıza Efendi ise Semsi Efendi’nin kurdugu bir okula
gitmesini istemisti. Semsi Efendi Sabatay’cidir. Kapanî
grubundan oldugu söyleniyor. Fakat Karakas grubu ile isbirligi
yapiyor ve egitimle bu rakip iki dönme grubunun birligini saglamak
istiyormus. (Ilber Ortayli, Alevi Kimligi, S.120).Sabataycilarin
özellikle Mevlevi tarikati çatisialtinda örgütlenmeleri de dikkat
çekici. Laiklik ve Ittihadçiligin öncüleri Sabatayci
Selanik’li Sabataycilarin bilinen tek yayini olan Gonca-i
Edep'dır. Özellikle Mevlevi, Melami ve Bektasi
tekkelerinde 19. yy’dan itibaren seyh, mürsid, dede, dedebaba gibi
en üst makamlara kadar ulastiklarini görüyoruz. Sabatayci seyh
ve müritler Sevi müslüman olduktan sonra baglilarina müslümanlarin
görünürdeki adet ve geleneklerine riayet etmelerini ögütlemistir. Bu
da onlarin kendilerini en rahat ifade edebilecekleri çesitli
tarikatlarin dergah, hanekah, tekke ve zaviye gibi mekanlara
ragbet etmelerine yol açmis. Merkezi Selanik olan bu cemaatin
Selanik’teki özellikle Mevlevi ve Bektasi dergahlarinda
yogunlastiklarini görüyoruz...Türk matbuatinin önemli simasi, Vatan
gazetesi sahibi Ahmed Emin (Yalman) da Sabatayci idi .Ilgaz
Zorlu, Sabatayci cemaatlerin Islam mutasavviflariyla iliskilerinin
özellikle Istanbul, Izmir ve Selanik’te yogunlastigini
belirtiyor. (Bkz. Zorlu, Evet, Ben Selanikliyim, S.40-41)
Istanbul’de Yenikapi Mevlevihanesi, Kasimpasa Mevlevihanesi, Aziz
Mahmud Hüdai’nin Üsküdar’daki dergahi Sabataycilarin etkin oldugu
dergahlar olarak dikkat çekmektedir. Şu anda Amerika’da yasayan
müflis isadami Halil Bezmen’in dedesi Esad Efendi 1920’lerde
Kasimpasa Mevlevihanesi’nin seyhidir. Ankara Bektasi Dergahi’nin su
andaki Dedebaba’si yani seyhi de Sabatayci. Yine Dedebabalardan
Bedri Noyan da Yahudi dönmesi. Kardesi Engin Noyan da bir tv’de
program yapimci ve sunucusu.Sabataycilar ve Masonlar Osmanli
döneminde etkin konumdaki masonlarin arasinda Sabataycilarin önemli
bir yekün tutmasi da dikkat çekmektedir. Osmanli topraklari
içindeki ilk mason locasinin Selanik’te kurulmasi tesadüf olmasa
gerek. Avrupa’daki gelismeleri yakindan takip etme imkanina
sahip Sabataycilar bu alandaki gelismelere de öncülük
etmisler.Günümüz mason localarinda da Sabatayci çok ünlü kisilerin
varligi devam etmektedir. Su anda Hür ve Kabul Edilmis
Masonlar Büyük Locasi’nin Büyük Üstadi Sahir Talat Akev de
Sabatayci. Mimar Sinan Locasi’nin eski üstadi muhteremi Resat
Atabek, yine üstadi azamlardan Cumhur Ferman da Sabataycilardan.
Resat Atabek’in Masonluk Üzerine adli kapsamli eseri Masonluk
hakkinda önemli bilgiler ihtiva ediyor. Sabatayci ünlü gazeteci
Ahmed Emin Yalman’in ve Cavid Bey’in ayni zamanda Mason da
olduklarini Loca’nin disa açilirken açikladigi isimlerden
ögreniyoruz.
Bilindigi
gibi Susurluk skandali ile ortaya çikan iliskilerde bu
silahlarin kayip oldugu iddia edildi. Kayip silahlar Susurluk
Çetesi olarak nitelenen ekip tarafindan kullanilmisti. Bu silahlari
teslim alan kisi ise Ertaç Tinar. Yalçin Küçük, Tinar’in Sabatayci
oldugunu belirtiyor ve Mossad’in dönmelerle is tutmasinin
tehlikesine dikkat çekiyor. (Y. Küçük, Nasil Görüyorum-3, Aydinlik, 14 Mart 1999)
C
www.angelfire.com/wy/yaw
C
|
| |